Binlerce Yıllık Türk Kültürü, Keçe Sanatıyla Yeniden Hayat Buluyor
Keçe Sanatıyla Türk Tarihinin Yolculuğu

Binlerce Yıllık Türk Kültürü, Keçe Sanatıyla Yeniden Hayat Buluyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı keçe sanatçısı Nur Sağlamer, Türk medeniyetinin köklü tarihini keçe sanatı aracılığıyla gelecek nesillere aktarıyor. Sanatçı, İstanbul'daki kariyerini geride bırakarak 1999 yılında Antalya'nın Kumluca ilçesindeki bir dağ köyüne yerleşti ve burada ressam, yazar ve tasarımcı kimliğiyle çalışmalarına devam ediyor.

Doğa ve Mitolojiden İlham Alan Eserler

Nur Sağlamer, eserlerinde doğadan ve mitolojiden derin bir şekilde ilham alıyor. Tuval, taş ve ahşap gibi çeşitli malzemeler üzerine ürettiği çalışmalar, hem geleneksel hem de çağdaş sanat anlayışını yansıtıyor. Sanatçının bu yaklaşımı, keçe sanatını modern bir ifade aracına dönüştürerek kültürel mirasın sürekliliğini sağlıyor.

UNESCO Tarafından Tanınan Bir Miras Taşıyıcısı

Sağlamer, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına sahip olarak, Orta Asya'dan bu yana göçebe kültürün önemli bir parçası olan keçe sanatını koruma ve yaşatma misyonunu üstleniyor. Bu sanat dalı, zaman içinde unutulmaya yüz tutmuş olsa da, Sağlamer'in çabaları sayesinde yeniden canlanıyor ve geniş kitlelere ulaşıyor.

Tarihsel Yolculuğu Anlatan Koleksiyon

Sanatçı, yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun bir çalışmanın ardından, Türk medeniyetinin tarihsel yolculuğunu keçe tablolarla anlatan özel bir koleksiyon hazırladı. Bu koleksiyon, aşağıdaki temaları içeriyor:

  • Göçebe kültürünün izlerini taşıyan desenler ve motifler
  • Mitoloji ve efsanelerden esinlenen hikayeler
  • Doğal malzemelerin kullanımıyla oluşturulan tekstil eserleri
  • Tarihsel dönemleri yansıtan renk paletleri ve kompozisyonlar

Nur Sağlamer'in bu çalışmaları, sadece bir sanat projesi olmanın ötesinde, kültürel kimliğin korunması ve tanıtılması açısından büyük önem taşıyor. Sanatçı, keçe sanatını günümüzde yeniden değerli kılarak, Türk kültürünün zenginliğini dünyaya duyurmayı hedefliyor.