Fransız mutfağının vazgeçilmezi, sabah kahvaltılarının puf puf eşlikçisi kruvasan hakkında bildiğiniz her şeyi unutun! Adı her ne kadar Fransızca 'ay' anlamına gelse de, bu kat kat lezzetin kökenleri Paris sokaklarından çok daha uzaklara, hatta tarihin en kritik kuşatmalarından birine uzanıyor. İşte duyanların şok olduğu, kruvasanın Osmanlı'ya dayanan o hikayesi...
Kruvasanın Kökeni
Fransızca'da ay anlamına gelen croissant, tereyağı ve kat kat milföy hamurundan oluşan mükemmel bir lezzettir. Avrupa'nın birçok şehrinde, özellikle Fransa'da kahvaltılarda mutlaka kruvasan çeşitlerini görürsünüz. Türlü türlü tarzları ve tatları vardır kruvasanın. En güzeli de kahve yanında yenendir.
Memleketi Neresi?
Rivayete göre kruvasanın 13. yüzyılda Avusturya'da çeşitli şekillerde yapıldığına dair tarihi deliller var. Avusturyalılar resmen kruvasan aşkını dağlara, taşlara kazımış. Peki kruvasan Avusturya'dan Fransa'ya nasıl gelmiş? Avusturyalı bir subay olan August Zang isimli bir kişi, herhalde Fransızlarda hamur işine dair bir yatkınlık görmüş olacak ki Paris'te fırın açmaya karar verir. O fırından çıkan hilal şekilli Viennoiserie (Viyana Usulü) olarak bilinen kruvasan ile bu lezzet dünya çapında tanınmaya başlar.
Osmanlı ile İlişkisi
Efsaneye göre, 1863'te Osmanlı Devleti Avusturya'ya saldırmak için Viyana'ya geliyor. O zamanlar Viyana surlarla çevrili... Osmanlı Devleti'nin surlardan geçip Viyana'yı kuşatabilmesi için strateji yapması gerekiyor ve sonunda surların altını kazıp tünel oluşturup, bu tünellere barut yerleştirerek patlatmaya karar veriyorlar. Gün içerisinde bunu yakalanmadan yapmak imkansız tabii, bu yüzden sabahın erken saatlerinde kimse henüz uykusundan uyanmadan yapılmalıydı. Ancak gece çalışan fırıncılar, Osmanlı askerlerinin tünel kazdığını fark eder ve durumu yetkililere bildirir. Kuşatma başarısız olur ve zaferi kutlamak için fırıncılar, Osmanlı bayrağındaki hilali simgeleyen hilal şeklinde ekmekler pişirir. İşte bu ekmek, zamanla kruvasana dönüşür.



