Manisa İmsakiye 2026: Ramazan'ın İlk Günü Saatler Belli Oldu
Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Manisa'da imsakiye takvimi yoğun bir şekilde araştırılıyor. Tüm dünyada olduğu gibi Manisa'daki Müslümanlar da bu geceki imsak vaktiyle sahura kalkacak ve akşam ezanı ile yılın ilk orucunu açacak. Bu yıl 29 gün sürecek olan oruç ibadeti kapsamında, 2026 Manisa İmsakiye takvimi netleşti.
Manisa'da İlk Sahur ve İftar Saatleri
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı Manisa İmsakiyesine göre, 19 Şubat 2026 Perşembe günü sahur vakti saat 06.28'de sona erecek. İlk iftar saati ise aynı gün akşam saat 18.59'da açılacak. Teravih namazı, yatsı ezanının 20.15'te okunmasının ardından kılınacak. 20 Şubat tarihinde sahur için imsak vakti ise 06.27 olarak belirlendi.
2026 Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı Tarihleri
Diyanet Dini Günler takviminde yer alan bilgilere göre, 2026 yılında Kadir Gecesi 16 Mart 2026 tarihinde idrak edilecek. Ramazan Bayramı ise şu tarihlerde kutlanacak:
- Arefe Günü: 19 Mart 2026 Perşembe
- Ramazan Bayramı 1. Gün: 20 Mart 2026 Cuma
- Ramazan Bayramı 2. Gün: 21 Mart 2026 Cumartesi
- Ramazan Bayramı 3. Gün: 22 Mart 2026 Pazar
Manisa İlçelerine Özel İmsakiye Bilgileri
Manisa'nın farklı ilçelerinde iftar ve sahur vakitleri birbirinden farklılık gösterebiliyor. Akhisar, Alaşehir, Demirci, Gördes, Kırkağaç, Köprübaşı, Salihli, Sarıgöl, Saruhanlı, Selendi, Soma, Şehzadeler, Turgutlu, Yunusemre, Ahmetli, Gölmarmara ve Kavaklıdere gibi tüm ilçelerin güncel namaz vakitlerine ulaşmak için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi kaynaklarına başvurulması gerekiyor. İlçenize özel en doğru bilgileri bu şekilde edinebilirsiniz.
Sahurun Önemi ve Dini Dayanakları
Diyanet İşleri Başkanlığı, sahur yapmanın oruç ibadetindeki yerini vurguluyor. Sahur, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemek olarak tanımlanıyor. Hz. Peygamber (s.a.s.) sahura kalkmış ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde "bereket" olduğunu ifade etmiş ve bunun Müslümanların orucu ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli farklardan biri olduğunu belirtmiştir.
Fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru geciktirmenin sünnet olduğunu belirtirken, âlimler sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddî ve manevî bereketlere vesile olacağını bildirmişlerdir. Kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirerek dua ve istiğfar etme fırsatı bulur, bu da orucun daha canlı ve şevkli tutulmasını sağlar. Bu nedenle, sahurun ihmal edilmemesi gereken bir ibadet olduğu vurgulanıyor.



