Marmara Üniversitesi'nin Göztepe yerleşkesinde bulunan Güzel Sanatlar Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı binası, mimari detayları ve işlevsel çözümleriyle dikkat çekiyor. 1968 yılında açılan ve dönemin vizyoner mimarlarının katıldığı bir yarışma sonucunda inşa edilen bu yapı, Türkiye'de bir eğitim kurumunda tamamen uygulamalı sanat atölyesi amacıyla sıfırdan çizilen ilk bina olma özelliğini taşıyor.
Işığın Sırrı: Kuzeye Bakan Şet Çatı
Binayı benzerlerinden ayıran en önemli özellik, 'testere çatı' olarak da bilinen şet çatıdır. Mimar Umut İnan'ın imzasını taşıyan bu çatı, Türkiye'de bir eğitim kurumunda kullanılan ilk büyük şet çatı olarak öne çıkıyor. Tamamen kuzeye bakacak şekilde inşa edilen sistem, sanat atölyelerinin gün ışığından maksimum düzeyde faydalanması amacıyla özel eğimlerle tasarlandı.
Kuzey ışığı, renk, açı ve gölge boyu değişmeyen bir ışık türü olduğu için öğrencilerin renk algısını en doğru şekilde korumasını sağlıyor. Bu tasarım, iç mekânda gözü yormayan homojen bir ışık dağılımı oluşturuyor. Böylece resim, grafik gibi hassas renk çalışmaları yapan öğrenciler, gün boyu değişmeyen bir ışık altında çalışma imkânı buluyor.
Kimyasal Gazlar İçin Doğal Havalandırma
Şet çatının faydaları bununla sınırlı değil. Eğilimli yapısı sayesinde içeride biriken boya ve kimyasal gazların kolayca tahliye edilmesine imkân tanıyor. Ayrıca Mimar Umut İnan'ın bizzat çizdiği çift taraflı kapılar, koridor ile bahçe arasında bir hava akımı oluşturarak kimyasal gazların dışarıya süzülmesini sağlıyor. Bu sistem, standart havalandırma sistemlerine ihtiyaç duymadan doğal bir hava sirkülasyonu yaratıyor.
Atık Yönetiminde Endüstriyel Altyapı
Resim-İş binasının bir diğer önemli özelliği, atık yönetimi konusunda gösterdiği başarı. Bina, standart konut veya ofis binalarında bulunmayan gelişmiş endüstriyel su ve atık tahliye sistemine sahip. Bunun sebebi, seramik, çini, çömlek, heykel gibi derslerde yoğun miktarda çamur, alçı ve kimyasal atık açığa çıkması. Standart binalarda bu tür atıklar su tahliye sistemlerini ilk günden tıkayıp büyük teknik krizlere yol açabilirken, Göztepe'deki bu özel bina laboratuvar hassasiyetindeki teknik altyapısıyla yarım asırdır sürdürülebilir bir üretim ortamı sunuyor.
Yarım Asırlık Kurumsal Hafıza ve Bauhaus Ekolü
Göztepe Yerleşkesi'ndeki bu özgün yapıda, yarım asırdır resimden grafiğe kadar uygulamalı sanat dersleri veriliyor. Sanat alanında pek çok önemli ismin yetiştiği bu bina, Türkiye'nin sanat tarihinde önemli bir yere sahip. Üstelik hâlâ eğitimin devam ettiği bir bina olarak işlevselliğini koruyor. Bu da öğrencilere sadece eğitim değil, aynı zamanda yarım asırlık bir hafızanın aktarılması anlamına geliyor. Mimarlık alanında çığır açan Bauhaus ekolünün Türkiye'deki en erken uygulamalarından biri olan bu bina, sanat eğitimi tarihindeki en başarılı mimari örneklerden biri olarak hizmet vermeye devam ediyor.
Sanat eğitmenleri, hem kurumsal hafıza hem teknik şartlar hem de öğrencilerin sağlığı için eğitimlerin bu binada devam etmesi gerektiğini savunuyor. Yapının eşsiz mimarisi, sanat eğitiminin kalitesini doğrudan etkileyen unsurlar olarak öne çıkıyor.



