Ramazan'ın İlk Teravihi Çarşamba, Oruç Fidyesi 240 TL
Ramazan Fidyesi 240 TL, İlk Teravih Çarşamba

Ramazan Ayı Başlıyor: İlk Teravih ve Fidye Detayları

On bir ayın sultanı Ramazan'ın heyecanı yaklaşıyor. 2026 yılı Ramazan ayının ilk teravih namazı, 18 Şubat Çarşamba günü kılınacak. Bu önemli geceyi takip eden 19 Şubat Perşembe gününü bağlayan gece ise ilk sahura kalkılacak ve ilk iftar yapılacak. Müslüman alemi için manevi bir yolculuğun başlangıcı olan bu süreçte, oruç ibadetini yerine getiremeyecek olanlar için fidye miktarları da gündemde.

Oruç Fidyesi Ne Kadar? Diyanet Açıkladı

Oruç tutmaya güç yetiremeyenlerin ödemesi gereken fidye miktarı merak konusu. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, bu yıl için fitre miktarını 240 lira olarak belirledi. Bu miktar aynı zamanda oruç fidyesi olarak da geçerli. Buna göre, bir günlük oruç tutmamanın kefareti 240 TL olarak açıklandı. 30 gün boyunca oruç tutamayacak olanların toplamda 7.200 TL fidye ödemesi gerekiyor.

Fidye Nedir ve Kimler Öder?

Kur’ân-ı Kerîm’de, "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye öder." (el-Bakara, 2/184) buyrulmaktadır. Bu hükme göre, ihtiyarlık veya şifa ümidi olmayan bir hastalık nedeniyle oruç tutamayan ve ileride kaza etme imkânı bulamayacak kişiler, her gün için bir fidye öder. Fidye, bir kişiyi bir gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun bedelidir ve fitre ile aynı tutarı ifade eder. İmkânı olanların daha fazla vermesi ise tavsiye edilir.

Fidye Nasıl ve Ne Zaman Ödenir?

Oruç fidyesinin ödenmesi oldukça esnektir. Fidyeler, Ramazan'ın başlangıcında, içinde veya sonunda verilebilir. Ayrıca, geçmiş Ramazan'dan borcu olanlar, diledikleri bir vakitte ödeyebilir; bir sonraki Ramazan'ı beklemeleri gerekmez. Fidyeler, tamamı bir fakire topluca verilebileceği gibi, ayrı ayrı fakirlere de dağıtılabilir. Fidye vermeye gücü yetmeyenler ise Allah'tan bağışlanma dilemelidir.

Önemli Bir Detay: Durum Değişirse Ne Olur?

Oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar veya iyileşme ümidi olmayan hastalar, eğer ileride tutabilecek duruma gelirlerse, Hanefî mezhebine göre tutamadıkları oruçları kaza etmeleri gerekir. Bu durumda, önceden verdikleri fidyeler nâfile bağış veya sadaka sayılır ve hükmü kalmaz. Bu, dinî hükümlerdeki esneklik ve merhamet ilkesini yansıtan önemli bir noktadır.

Ramazan ayı, sadece oruç tutanlar için değil, fidye ödeyenler için de manevi bir sorumluluk ve yardımlaşma dönemi olarak öne çıkıyor. Diyanet'in belirlediği fidye miktarı, bu yıl da ihtiyaç sahiplerine destek olmak için bir fırsat sunuyor.