Sahurun Ramazan'daki Kritik Rolü ve Diyanet'in Açıklamaları
Ramazan ayında oruç tutacak müslümanlar için sahur, günün ilk ışıklarında tüketilen ve oruca hazırlık amacı taşıyan son derece önemli bir öğün olarak öne çıkıyor. Sahur yapmanın temel amacı, gün boyunca enerji seviyesini dengelemek, susuzluğu önlemek ve vücudu oruç ibadetine hazır hale getirmektir.
Sahura Kalkmadan Oruç Tutulabilir mi?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yaptığı açıklamalar dikkate alındığında, müslümanların sahura kalkmadan da oruç tutabilecekleri belirtiliyor. Ancak, Diyanet yetkilileri, bu tür maddi ve manevi bereketlere sahip olan sahur öğününün kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Sahura kalkmadan oruç tutmayı planlayan kişilerin, önceden niyet etmeleri şartı aranıyor.
Diyanet'in paylaştığı bilgilere göre, sahur yemeği, oruç tutacak bireylerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemek olarak tanımlanıyor. Hz. Peygamber (s.a.s) bizzat sahura kalkmış ve bu uygulamayı ümmetine tavsiye etmiştir. Bu konudaki hadis kaynakları, sahurun önemine işaret ediyor.
Hz. Peygamber'in Sahurla İlgili Tavsiyeleri
Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde "bereket" bulunduğunu ifade etmiş ve sahurun, müslümanların orucu ile ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli farklardan biri olduğunu açıkça belirtmiştir. Onun sahurla ilgili söz ve uygulamalarından hareketle İslam alimleri ve fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru mümkün olduğunca geciktirmenin sünnet olduğunu ortaya koymuşlardır.
Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddi ve manevi bereketlere vesile olacağını bildirmişlerdir. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirmiş olur ve bu kutsal vakitte hem dua hem de istiğfar ederek cennet ehlinin özelliklerine sahip olma fırsatı yakalar. Bu şekilde manevi lezzetlerle başlanan oruç, daha canlı ve daha şevkli bir şekilde tutulabilir. Bu nedenle, bu tür maddi-manevi bereketleri barındıran sahur öğününün asla ihmal edilmemesi gerekiyor.
Sahur Yapmamak Sağlıklı mıdır?
Ramazan ayında ana öğün sayısı, sahur ve iftar olmak üzere iki ana öğüne düşüyor. Dolayısıyla sahuru atlamak, aynı zamanda günlük ana öğünlerden birini de atlamak anlamına geliyor. Uzmanlar, sahurda ve iftarda tüketilecek besin ve içecekler ile günlük enerji ve besin öğesi ihtiyaçlarının karşılanabilmesi gerektiğini belirtiyor.
Ayrıca, iftar sonrası sahur vaktine kadar geçen sürede ara öğün yaparak besin çeşitliliğini sağlamak da büyük önem taşıyor. Sahurun atlanması, gün içinde enerji düşüklüğü, halsizlik ve konsantrasyon kaybı gibi olumsuz sağlık etkilerine yol açabiliyor. Bu nedenle, hem dini hem de sağlık açısından sahur öğününün düzenli olarak yapılması tavsiye ediliyor.