Selimiye Camisi Restorasyonunda Tarihi İz Korundu
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Edirne'deki Selimiye Camisi'nde yaklaşık 4,5 yıldır süren kapsamlı restorasyon çalışmaları tamamlandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Kasım 2021'de başlatılan ve bilim kurulu nezaretinde yürütülen çalışmalarda, yapının hemen her noktası elden geçirilirken, tarihin bıraktığı önemli bir iz ise özellikle korunarak geleceğe taşındı.
Restorasyonun Detayları ve Yapılan Çalışmalar
Restorasyon kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlandı, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi. Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da değiştirildi, yapıdaki zaman içinde yapılan çimentolu müdahaleler titizlikle kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılardaki çürüme ile malzeme kayıpları giderildi.
İç mekandaki 264 alçı içlikten, 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemiyle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi.
Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemiyle yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede de güçlendirme ve bakım çalışmaları tamamlandı. Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları bitirilirken, cami için orijinaline uygun halılar da dokunarak serildi.
Balkan Savaşı'nın Gülle İzi Geleceğe Taşındı
Titizlikle yürütülen restorasyon çalışmalarında caminin doğu cephesindeki bir bölüme ise özellikle dokunulmadı. Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bu bölüm, geçmişin sessiz tanığı olarak korundu.
Rivayete göre Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1930 yılında Selimiye Camisi'ni ziyaretinde bu izi görerek, düşmanın bir ibadethane ve anıt esere saldırısının göstergesi olarak korunmasını istedi. Bu nedenle Selimiye'deki 1938, 1956, 1960 ve 1982 yıllarındaki kısmi restorasyonlarda da söz konusu bölüme müdahale edilmedi.
Tarihi iz, son restorasyonda da korunarak Selimiye'nin hafızasının bir parçası olarak geleceğe bir 'vesika' gibi taşındı. Restorasyon çalışmaları sonrası ramazanın ilk günü cami tam kapasiteyle ibadete açıldı.
Restorasyonun Önemi ve Etkileri
Selimiye Camisi'ni gelecek yıllara taşıyacak bu kapsamlı restorasyon, sadece yapısal güçlendirme ve estetik iyileştirmeleri değil, aynı zamanda tarihi belge niteliğindeki izlerin korunmasını da sağladı. Bu yaklaşım, kültürel mirasın korunmasında tarihi olayların fiziksel kanıtlarının muhafaza edilmesinin önemini vurguluyor.
Restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte Selimiye Camisi, hem orijinal mimari özelliklerine kavuştu hem de Balkan Savaşı'nın izlerini taşıyan tarihi dokusunu koruyarak gelecek nesillere aktaracak bir duruma geldi.



