Rami Kütüphanesi'nde Sinema ve Aile Buluşması: 'Sine-Aile' Programı Gerçekleştirildi
Türk sinemasında aile kavramının mercek altına alındığı önemli bir etkinlik olan 'Sine-Aile' programı, Rami Kütüphanesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programın açılışında, araştırmacı yazar Vadullah Taş'ın hazırladığı 'Afişlerle Türk Sineması'nda Aile Sergisi' sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Ailenin Özüne Vurgu ve Sinemanın Temel Taşı
Açılış konuşmasını yapan TYT TÜRK Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Erdem, 'Kadının ve ailenin güçlendirilmesi en önemli amacımızdır' ifadelerini kullanarak, önemli olanın sözde değil özde aile olduğunu vurguladı. Rami Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Ramazan Aktemur ise, aile kavramının sinemanın temel yapı taşı olduğunu belirterek, 'Projemiz sadece geçmişi anlamaya değil, geleceğin sinema dilini yakalamaya çalışan bir anlama sahiptir' dedi.
Yeşilçam'da Aile Temasının Üç Eğilimi
Yapımcı, sunucu ve yönetmen Elif Türe Atam'ın yönettiği 'Yeşilçam Sinemasında Aile' oturumunda konuşan Doç. Dr. Mesut Aytekin, Yeşilçam döneminde üç ana eğilimin öne çıktığını aktardı. Aytekin, 'Bu dönemde bir yandan dünya sinemasına paralel işler üretilirken, diğer yandan 'aile' ve 'köyden kente göç' gibi temalar işlendi. Metin Erksan, Halit Refiğ gibi yönetmenlerin sosyolojik çözümlemeler yaptığı filmler de bu dönemin önemli üretimleri arasındaydı' şeklinde bilgi verdi.
Değer Kaybı ve Dizilerdeki Vahim Durum
Oyuncu Tayfun Sav, Türk sinemasının son yıllarda bir 'değer kaybı' yaşadığına dikkat çekti. Sav, 'Yeşilçam döneminde popüler furyaların etkisiyle değerlerimize uymayan işler yapılsa da, genel olarak toplumsal ve ahlaki pratiklere uygun filmler çekildi. Ancak son dönemde dizilerde olup bitenler gerçekten çok vahim bir hal aldı' diyerek endişelerini dile getirdi. Usta oyuncu Erol Taş'ın torunu Elif Özgal Kopartan'ın da katıldığı bu oturum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
'Benim Ailem Öyle Değil' Diyen Bir Eleştiri
Programın 'Ulusal Sinemada Aile' ve 'Milli Sinemada Aile' başlıklı oturumlarında, yönetmen Prof. Dr. Cengis Asiltürk, yönetmen ve oyuncu Ali Pınar, Prof. Dr. Gülper Refiğ, yönetmen ve yapımcı Nazif Tunç, oyuncu Ulvi Alacakaptan ile gazeteci ve sinema eleştirmeni Burçak Evren konuşmacı olarak yer aldı. Burçak Evren, 'Anadolu'daki aileyi filmlerde genellikle ırgat-ağa ilişkisi üzerinden anlattık. Şimdi televizyon dizilerindeki aileler hiçbirimizin ailesine benzemiyor. Benzemediği için izliyoruz. Bana da yoz geliyor. Benim ailem öyle değil. Öyle yaşamıyoruz' ifadelerini kullandı.
Milli Sinemada Aileyi Anlatan Önemli Filmler
Türk örfünün çekirdeğinin aile olduğunu vurgulayan Nazif Tunç, milli sinemada aileyi konu alan filmlerden örnekler verdi. Tunç, İsmail Güneş'in 'Sözün Bittiği Yer' filmini ve 'Bizim Aile' dizisini, Salih Diriklik'in 'Danimarkalı Gelin' filmini, ayrıca 'Diriliş, Oğlum Osman, Kızım Ayşe, Zehra, Çile, Garip Kuş' gibi yapımları anarak, bu filmlerin aile kurumuna eğildiğini ve Türk toplumunun çekirdeğini oluşturan ailenin her türlü saldırıya karşı korunması gerektiğini vurguladığını belirtti.
Program, 'Aç Acına' filminin gösteriminin ardından düzenlenen 'Genç Yönetmenlerin Kadrajından Aile' söyleşisi ile devam etti. Yönetmenler Mert Kartal ve Ahmet Toğaç'ın katıldığı bu söyleşide, genç sinemacıların aile temasına bakış açıları dinleyicilerle paylaşıldı.



