İstanbul'un kaderini değiştiren gece: Fatih Sultan Mehmet dev donanmayı karadan nasıl yürüttü?
İstanbul'un fethi sırasında Bizans'ın 'Asla geçilemez' dediği Haliç zinciri, 22 Nisan 1453 sabahı tarihin en büyük askeri dehasıyla kırıldı. Donanmanın karadan yürütülmesi, sadece bir lojistik başarı değil, aynı zamanda bir psikolojik savaştı. Peki, genç padişah bu imkansız planı nasıl hayata geçirdi? İşte tarihin akışını değiştiren o gecenin bilinmeyenleri...
Bizans'ın güvendiği zincir: Haliç neden geçilemiyordu?
Kuşatmanın ilk haftalarında Osmanlı ordusu karadan her yolu deniyor, ancak denizden Haliç'e girilemediği için Bizans arkadan sürekli lojistik destek alıyordu. Bizans imparatorunun güvendiği iki büyük koz vardı: Devasa Haliç Zinciri ve Grejuva. Haliç Zinciri, Sirkeci ile Galata arasına gerilen, gemilerin geçmesini imkansız kılan kalın demir halkalardan oluşuyordu. Grejuva ise suda bile yanabilen ve gemileri yakıp kavuran antik bir silahtı.
Fatih Sultan Mehmed, kuşatmanın uzamasının ordu üzerindeki moralleri bozacağını biliyordu. Çemberi daraltmak için Haliç'e girmek şarttı. Denizden olmuyorsa, tek bir yol kalıyordu: Karadan!
22 Nisan gecesi, Osmanlı askerleri büyük bir gizlilik içinde çalışmaya başladı. Gemiler, yağlanmış kütükler üzerinde, insan ve hayvan gücüyle tepelerden aşırıldı. Bu olağanüstü operasyon, Bizanslılar için tam bir sürpriz oldu. Sabah olduğunda, Osmanlı donanması Haliç'teydi. Bu hamle, Bizans savunmasının belkemiğini kırdı ve İstanbul'un fethinin yolunu açtı.



