Sultan 2. Abdülhamid: Emperyal Kuşatmaya 33 Yıllık Vizyoner Direniş
Sultan 2. Abdülhamid: 33 Yıllık Emperyal Direniş

Sultan 2. Abdülhamid: Emperyal Kuşatmaya 33 Yıllık Vizyoner Direniş

Osmanlı Devleti'nin 34. padişahı olan Sultan 2. Abdülhamid Han, 1876 ile 1909 yılları arasında hüküm sürdüğü zorlu dönemde yalnızca bir hükümdar değil; aynı zamanda bir stratejist, reformcu ve vizyoner devlet adamı olarak öne çıktı. Emperyalist güçler ve onların uzantıları tarafından 'Kızıl Sultan' şeklinde kara propagandaya maruz kalsa da, Türk-İslam dünyası tarafından 'Ulu Hakan' ve 'Gök Sultan' unvanlarıyla anıldı.

Bir Ateş Çemberinde 33 Yıllık Yönetim

Osmanlı'nın en çalkantılı dönemlerinden birinde tahtta kalan Sultan 2. Abdülhamid, diplomasi zekâsı, devlet aklı ve reformlarıyla imparatorluğu ayakta tutan son büyük hükümdar olarak tarihe geçti. Bir ateş çemberinin içinde devleti tam 33 yıl büyük bir ustalıkla yönetti. Ebediyete irtihalinin 108. yıldönümünde, rahmetle anılıyor.

Eğitim ve Modernleşme Atılımları

Padişahlığı süresince eğitime özel önem veren Sultan Abdülhamid, modern Osmanlı eğitim sisteminin temellerini attı. Onun döneminde:

  • İdadiler ve sultaniler açıldı.
  • Öğretmen okulları ve meslek mektepleri kuruldu.
  • Tarım, maliye, hukuk, baytar, ticaret, ziraat gibi alanlarda çok sayıda meslek yüksek okulları faaliyete geçti.

Prof. Dr. Necmettin Alkan'ın SABAH'a yaptığı açıklamada belirttiği gibi, "33 yıllık Sultan Hamid dönemi devlet için bir atılım dönemi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu atılımın oluşturduğu zemin, modern Türkiye'nin de kurulması sürecine ciddi katkılar sağlamıştır." Ayrıca, 'Batı tarzında' ilk ve orta eğitim, devletin gözetiminde ülke geneline yayıldı.

Stratejik Projeler ve Anayasal Miras

Hicaz Demiryolu Projesi, yalnızca bir ulaşım hattı değil; İslam dünyasını birbirine bağlayan stratejik bir adım olarak tarihe geçti. Sultan 2. Abdülhamid, Türkiye'nin anayasal yönetimle tanışmasına vesile olmuş, bu alandaki katkılarıyla da önemli bir miras bıraktı. 10 Şubat 1918'de ebediyete irtihal eden padişah, günümüzde de tartışılan ve saygıyla anılan bir figür olmaya devam ediyor.