12. yüzyılda İngiltere'nin Suffolk bölgesindeki Woolpit köyünde ortaya çıkan yeşil tenli iki çocuk, tarihin en büyük gizemlerinden biri olmaya devam ediyor. Kardeşlerin, güneş ışığının hiç girmediği bir yeraltı dünyasından geldiklerini söylemeleri ve yeşil tenlerinin yıllar içinde normale dönmesi, olayı açıklamayı daha da güçleştiriyor. Bugün Woolpit'in giriş tabelasında hâlâ bu iki çocuğun figürü yer alıyor ve olay, 800 yılı aşkın süredir hem tarihçileri hem de bilim insanlarını meşgul ediyor.
Hasat Zamanı Ortaya Çıkan İnanılmaz Manzara
Olay, İngiltere'nin doğusundaki küçük Woolpit köyünde hasat mevsiminde yaşandı. Tarlada çalışan işçiler, derin kurt çukurlarının yakınında iki yalnız çocuk buldu. Biri kız, diğeri erkek olan bu kardeşlerin üzerindeki tuhaf kıyafetler ve kendi aralarında konuştukları anlaşılmaz dil, köylüleri şaşkına çevirdi.
Ancak asıl şaşırtıcı olan, çocukların saçlarından ayak parmaklarına kadar tüm tenlerinin yeşil olmasıydı. Ağlayan ve korku içinde etrafa bakan çocuklar, köy halkı tarafından büyük bir merak ve endişeyle karşılandı.
Sadece Çiğ Bakla Yiyerek Hayatta Kaldılar
Köylüler, çocukları yerel toprak sahibi Richard de Calne'in evine götürdü. Ancak çocuklar, kendilerine sunulan ekmek, et ve meyve gibi hiçbir yemeği kabul etmedi. Günlerce aç kalan ve giderek zayıflayan kardeşler, bahçede tesadüfen buldukları çiğ baklaları büyük bir iştahla yemeye başladı.
İki kardeş aylarca yalnızca bu besinle hayatta kalmayı başardı. Zamanla diğer yemeklere de alışsalar da, erkek çocuk bulunduktan kısa bir süre sonra hastalanarak hayatını kaybetti.
Yeşil Ten Rengi Yıllar İçinde Normale Döndü
Erkek kardeşinin aksine hayatta kalmayı başaran kız çocuğu, yıllar içinde yavaş yavaş yeşil ten rengini kaybetti ve bölgedeki diğer insanlara benzemeye başladı. Kısa sürede çevresine uyum sağlayan ve İngilizce öğrenen genç kız, geçmişine dair şaşırtıcı detaylar anlattı. Anlattıkları, Orta Çağ İngiltere'sinde kulaktan kulağa yayılarak büyük bir efsaneye dönüştü.
Güneş Işığının Girmediği Gizemli Bir Yeraltı Dünyası
Genç kızın ifadelerine göre, kardeşiyle birlikte geldikleri yer 'Aziz Martin'in Toprakları' adında farklı bir boyuttu. Bu tuhaf diyarda güneş asla doğmuyor, her yer sürekli loş bir alacakaranlık içindeydi ve orada yaşayan herkesin ten rengi yeşildi.
Kızın anlattığına göre, babalarının sürüsünü otlatırken devasa bir mağaraya girmişlerdi. Mağaranın içinde uzaklardan gelen çan seslerini takip ederek günlerce yürümüş ve sonunda kendilerini İngiltere güneşinin altında, Woolpit köyünün çukurlarında bulmuşlardı.
Tarihçiler ve Bilim İnsanları Bu Olayı Nasıl Açıklıyor?
Günümüzde pek çok araştırmacı, bu olayın sadece bir masal olmadığını düşünüyor ve bilimsel açıklamalar getirmeye çalışıyor. Bazı tıp uzmanları, çocukların 'kloroz' adı verilen ve aşırı yetersiz beslenmeden kaynaklanan ciddi bir anemi hastası olabileceğini, bu hastalığın deriye yeşilimsi bir renk verdiğini belirtiyor.
Dil ve kültür farklılığı ise, o dönemde bölgede zulüm gören ve yer altı madenlerine saklanmak zorunda kalan Flaman göçmenlerinden olabilecekleri teorisiyle açıklanıyor.
Yüzyıllar Sonra Bile Çözülemeyen Bir Sır
Bugün Woolpit kasabasının giriş tabelasında hâlâ bu iki gizemli kardeşin figürü yer alıyor. Üzerinden 800 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, bu tuhaf olay ne tam olarak kanıtlanabildi ne de tamamen çürütülebildi. Geçmişin karanlık dönemlerinden günümüze ulaşan bu olay, insanlık tarihinin en ilgi çekici soru işaretlerinden biri olarak kalmaya devam ediyor.



