Avrupa'nın farklı ülkelerinde son zamanlarda yapay zekâ şirketlerinin sahaflardan kitapları toplu şekilde satın aldığı iddiaları gündeme geldi. Almanya genelindeki sahaflar, Kanada merkezli Zoom Books adlı şirketten olağan dışı miktarda sipariş aldıklarını forumlarda dile getirerek tartışmayı başlattı. Tercih edilen eserlerin ağırlıklı olarak kurgu dışı ve akademik kitaplardan oluştuğu, özellikle 1970'lerden sonra yayımlanan, ISBN numarasına sahip ve hâlen telif hakkı koruması altında bulunan kitapların hedef alındığı belirtildi.
Bu satın alımların, yapay zekâ modellerinin eğitimi için gerçekleştirildiği düşünülüyor. İnternetteki verilerin yetersiz kalması ve izinsiz kopyalamanın önüne geçilmesi nedeniyle fiziksel kitaplara yönelindiği ifade ediliyor. Ancak kitapların taranıp fiziksel nüshalarının yok edildiği iddiaları da tartışma yarattı. Avrupa'da sahaflar, bu durumun ikinci el kitap piyasası ve nadir eserlerin geleceği için yeni bir tehdit oluşturduğunu savunuyor.
Türkiye'de durum farklı
Türkiye'deki sahaflar ise bu tür toplu satın alımların yaşanmadığını söylüyor. Uzmanlar, olayın özünde bilgiyi dijital havuza aktarma çabası olduğunu, ancak kullanılan yöntemin ikinci el kitap piyasası için yeni bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Bazıları ise kitapların kasten yok edilmediğini savunuyor. Turkuaz Sahaf'ın sahibi, yazar ve yayıncı Nedret İşli, Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda yapay zekâ verileri için sahafların boşaltılması iddialarını gerçekçi bulmadığını dile getirdi. İşli, Türkiye'de yapay zekâyı henüz tam anlamıyla anlayan ve kullanan insanların çok yaygın olmadığını söyleyerek, "Bundan önce, internetin yaygınlaşması, PDF'lerin vs. çıkması da bizi olumsuz etkilemişti. Yapay zekâda verilen bazı bilgilerin yanıltıcı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla belki de yapay zekâ insanları sonradan bizim gibi sahaflara yönlendirecek. Ama şu anda yapay zekânın bizim alana kötü ya da iyi etkisi vardır demek için henüz daha çok erken" ifadelerini kullandı.
Dijitalleşme ve bilgi birikimi
Koleksiyoner Bekir Cantemir, yapay zekâ şirketlerinin sahaflardan temin edilen kitapları dijital ortama aktardığını, bu süreçte tek nüsha eserlerin değil, piyasada bulunan kitapların kullanıldığını belirterek, bunun bilgi eksikliğini gidermeye değil, insanlığın ürettiği bilgi birikimini dijitalleştirmeye yönelik bir çalışma olduğunu söyledi. Üsküdar Sahaflar Derneği Başkanı Bahtiyar İstekli ise, olayın temelinde kitapların kasten yok edilmesi düşüncesinin bulunmadığını vurgulayarak, meselenin dijitalde mevcut olmayan ve dolaşıma girmemiş birtakım bilgilerin ve kitapların toplanarak taranıp dijital kaynağa aktarılması olduğunu belirtti. Her iki uzman da, bu tür çalışmaların Türkiye'de henüz başlamadığını ancak küresel ölçekte devam eden bir dönüşümü işaret ettiğini ifade etti.



