ABD'nin İran'a Yönelik Askeri Yığınakları ve Bölgedeki Gerilim Tırmanıyor
ABD'nin İran'a Askeri Yığınakları ve Gerilim Tırmanıyor

ABD'nin İran'a Yönelik Dev Askeri Sevkiyatı: 2003'ten Bu Yana En Büyük Harekat

Amerika Birleşik Devletleri, Şubat 2026'nın başından itibaren ve özellikle 16-18 Şubat tarihleri arasında Avrupa ve Orta Doğu bölgesindeki askeri üslerine onlarca askeri araç ve ekipman sevkiyatı gerçekleştirdi. Bu kapsamlı sevkiyat, kayıtlara "2003 yılındaki Irak İşgali'nden bu yana en büyük askeri harekat" olarak geçti.

Hava ve Deniz Kuvvetlerinde Büyük Artış

Hava sevkiyatları kapsamında ABD'nin Avrupa ve Orta Doğu'daki üslerine 48 birim F-16, 14 birim F-22, 18 birim F-35A, 6 birim E-3G (AWACS) radar uçağı, 1 birim E-11A (BACN) iletişim uçağı ve 40 birim KC-46A/KC-135 tanker uçağı gönderildiği bildirildi.

Deniz kuvvetlerinde ise Hürmüz Boğazı'na USS Lincoln uçak gemisi ve beraberindeki deniz/hava filosu, Arleigh Burke sınıfı 2-3 adet savaş gemisi, 1-2 adet güdümlü füze kruvazörü ve Los Angeles Virginia sınıfı bir saldırı denizaltısı sevk edildi.

İsrail Teyakkuza Geçti

İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ordusunu üst düzey teyakkuza geçirdi. Söz konusu kararın arkasında, ABD'nin İran'a saldırması durumunda İran'ın misillemeyi İsrail'e yapacağı yönündeki endişeler öne çıktı.

İsrail basını, son toplantılara kadar ABD-İran savaşına İsrail'in sadece füze ateşleyerek destek olacağını ancak son gelişmelerin ardından topyekun savaşa hazırlanıldığını aktardı. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere ve İsrail ordusundaki hareketliliğe bakıldığında bu durumun doğru olduğu değerlendiriliyor.

ABD-İran Müzakerelerinde Gerginlik

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile müzakerelerde yol kat edildiğini ve birçok temel unsurda anlaşmaya varıldığını belirtmişti. Ancak geçtiğimiz günlerde El-Cezire'ye konuşan bir ABD'li diplomatik yetkili, "Gecikmelerine olan sabrımız, İran'ın tahmin ettiğinden daha hızlı tükenebilir" ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın yanındaki yetkililerin İran'ın adımlarını bir "oyalama taktiği" olarak gördüklerini ortaya koyuyor. İki ülke arasındaki müzakereler devam ederken, ABD'nin Avrupa ve Orta Doğu'daki üslerine yığdığı askeri araç ve teçhizat da gün geçtikçe artıyor.

Türkiye'nin Net Duruşu ve Arabuluculuk Çabaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin İran'a yönelik bir saldırıya kesinlikle karşı olduğunu açıkça ifade etti. Erdoğan, "Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da İran'a yönelik bir saldırının bölgede doğuracağı risklere dikkat çekerek müzakerelerin önemini vurguladı. Fidan, "İsrail’in ABD’yi İran’a askeri saldırı yapmaya ikna etmeye çalıştığını da görmekteyiz. Hava saldırısıyla İran’da rejim yıkılmaz" açıklamasını yaptı.

Türkiye, gerek İran ile gerekse ABD ile görüşmelerini sürdürerek arabuluculuk görevini yerine getirmeye devam ediyor. Yalnızlığa terk edilen İran'ın ABD ile görüşmelerindeki "güvenilir dayanağı" olmayı sürdürüyor.

ABD'nin askeri yığınaklarının İran'a yönelik bir blöf mü yoksa ciddi bir tehdit malzemesi mi olduğu sorusu ise bölgedeki tüm aktörler tarafından yakından takip ediliyor.