Hürmüz Boğazı'nda Mayın Temizliği Başlıyor: Trump Uzlaşıyı Duyurdu
Hürmüz Boğazı'nda Mayın Temizliği: Trump Uzlaşıyı Duyurdu

Hürmüz Boğazı'nda Mayın Temizliği Başlıyor: Trump Uzlaşıyı Duyurdu

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile süren savaşı bitiren bir uzlaşıya varıldığını ilan etti. Bunun ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için ilk adımlar atılmaya başlandı. Trump, boğazın herhangi bir vergi uygulanmaksızın herkese açık olacağını belirtti. Ancak boğazın tamamen açılmasının aylar alabileceği ifade ediliyor.

İran tarafı ise bu uzlaşı karşılığında savaşın Lübnan dahil tüm cephelerde sona ermesini ve kendisine yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılmasını bekliyor. İran devlet televizyonu, ABD ordusunun İran limanlarına yönelik deniz kuşatmasını kaldırmaya başladığını duyurdu. ABD-İsrail ittifakının İran'a savaş açmasının ana nedeni olarak gösterilen nükleer program konusu ise 60 günlük ateşkesin ardından başlayacak müzakerelere bırakıldı.

Önce Mayınlar Temizlenmeli

Uzlaşının ilan edilmesinin ardından Hürmüz Boğazı'ndaki en büyük engel, savaş sırasında İran tarafından bölgeye yerleştirilen mayınların temizlenmesi olarak belirtiliyor. Trump, önceki gece yaptığı açıklamada ticari gemilerin boğazın güney rotasını kullanarak geçmeye başladığını bildirdi. Ancak boğazın tamamen savaş öncesi durumuna dönmesi için aylar gerektiği ifade ediliyor. İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, savaş öncesi boğazdan her gün yaklaşık 140 gemi geçiyordu. Savaş koşulları nedeniyle bu sayı aylık 140 gemiye kadar geriledi. Normale dönüş için mayınların temizlenmesinin yanı sıra Körfez'deki enerji şirketlerinin yeniden üretim planlaması yapması gerekecek.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İran Gemileri Geçti

İran'da yayın yapan yarı resmi haber ajansı Tesnim'in verdiği bilgiye göre, savaşın sona ermesinin ardından Hürmüz'ün güney rotasından ilk geçiş, İran'a ait petrol tankerleri tarafından gerçekleştirildi. Haberde, dün sabah saatlerinde bazı petrol tankerleri ve iki kargo gemisinin boğazı geçerek Umman Denizi'ne ulaştığı belirtildi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi de ABD'nin İran gemilerine uyguladığı deniz ablukasının, 14 Haziran'da varılan mutabakatın imzalanmasından önce kısmen kaldırıldığını aktardı.

Nükleer İçin İki Yol Var

ABD ile İran arasında varılan uzlaşının Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve savaşın sona ermesi dışındaki maddeleri medyaya yansımadı. Belirsizlik içinde iki taraf da taleplerini dile getiriyor. En büyük belirsizlik İran'ın nükleer programı konusunda yaşanıyor. Trump, konuya ilişkin açıklamasında, anlaşmanın İran'ın asla nükleer silah sahibi olmamasını garanti ettiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumun İran'dan alınmasını istediklerini ifade etti. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise uzlaşının nihai anlaşma için çerçeve belirleyen genel bir mutabakat olduğunu vurguladı. Vance, İran'ın nükleer programı için iki yol olduğunu söyledi: birincisi olağanüstü ekonomik yaptırımlar altında kalmak, ikincisi ise denetim altında nükleer programlarını yeniden inşa etmeyeceklerini doğrulanabilir şekilde göstermek.

Arakçi Lübnan Vurgusu Yaptı, İsrail Tanımıyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, mutabakatın bir tarafının ABD ve İsrail, diğer tarafının İran ve Hizbullah olduğunu belirterek, anlaşmanın Lübnan'daki savaşın sona ermesini de kapsadığını vurguladı. Nükleer program konusunun ateşkesin 60 günlük sürecinde ele alınacağını söyledi. İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kisch ise ABD-İran mutabakatına bağlı olmadıklarını ve İsrail'in çıkarlarını koruyacaklarını ifade etti. İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter de Lübnan'ın güneyindeki işgali sürdüreceklerini savundu. Mutabakatın resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında düzenlenmesi planlanıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

İran'a 300 Milyar Dolarlık Yatırım İddiası

Mutabakatta belirsizliğini koruyan konulardan biri de İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş paraların iadesi. ABD'nin savaşın İran'da yol açtığı tahribatı gidermek için 300 milyar dolarlık bir yatırım fonu oluşturacağı iddia edilmişti. Trump bu iddiayı reddetti. Haaretz gazetesi ise ABD'nin İran'a ait 24 milyar dolarlık dondurulmuş paraları kademeli olarak serbest bırakacağını öne sürdü. Anlaşma karşıtlarının tasfiye edilebileceği iddiaları da gündeme geldi. Axios'un haberine göre, Savunma Bakanı Pete Hegseth, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, nükleer program konusunun belirsiz kalması nedeniyle mutabakata karşı çıkıyor. Buna karşılık Başkan Yardımcısı JD Vance, Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner mutabakatı destekliyor. Üst düzey ABD'li yetkililer, Trump'ın uzlaşıya karşı çıkanları tasfiye edebileceğini belirterek, buna karşı çıkanların bedel ödeyebileceğini ifade etti.