
Gerginliğin tavan yaptığı bir dönemde, İsrail Ordusu'ndan gelen açıklama herkesi derinden sarstı. Resmi kanallardan yapılan duyuru, aylardır süren operasyonların artık yeni ve çok daha karanlık bir evreye girdiğini gözler önüne seriyor. İşgalin 'ilk aşaması' tamamlandı, sırada ne var?
Askeri yetkililer, ses tonlarındaki o soğuk güvenle, Gazze'nin kuzey bölgesindeki askeri varlıklarını güçlendirdiklerini ve Hamas'a ait sayısız alt yapı tesisini yerle bir ettiklerini iddia etti. Peki ya sonrası? Şehir merkezine doğru planlı ve acımasız bir ilerleyişin sinyallerini vermekten de geri durmadılar. Bu, bildiğimiz anlamda bir çatışmadan çok daha farklı.
Yerle Bir Edilen Geçiş Noktaları ve Tüneller
İsrailli bir askeri sözcü, konuşmasında özellikle vurgu yaptı: Geçiş noktaları artık yok. Hamas'ın şehir altına ördüğü o meşhur tünel ağlarının büyük kısmı, bir daha kullanılamayacak şekilde imha edildi. Askerlerin şu anki asıl hedefi, bu karmaşık yapıyı tümüyle çökertmek. Zorlu bir mücadele bu; yerin altında ve üstünde aynı anda devam ediyor.
Operasyonların odağında, Hamas'ın hem askeri kanadını hem de siyasi idaresini tamamen devre dışı bırakmak yatıyor. İsrail, bunun için kapsamlı bir hava ve kara harekâtını eş güdümlü yürütüyor. Sivil kayıplar ise uluslararası toplumun tepkisine rağmen katlanarak artıyor – trajik bir tablo.
Uluslararası Tepkiler ve Sessizlik
Birleşmiş Milletler ve birçok insan hakları örgütü, yaşananları 'orantısız güç' kullanımı olarak nitelendirip duruyor. Fakat bu açıklamalar, sahada yaşanan vahşeti durdurmaya yetmiyor. Bölge adeta bir insanlık kriziyle karşı karşıya ve dünya bu dramı seyretmekle yetiniyor.
İsrail tarafı ise tüm bu eleştirilere, kendilerini savunma hakkını kullandıkları yanıtını veriyor. Hamas'ın sivil alanları ve altyapıyı birer savaş alanına dönüştürdüğünü iddia ediyorlar. Peki, bu durum sivillerin yaşadığı acıyı hafifletir mi? Kesinlikle hayır.
Önümüzdeki günler, bölge için çok daha kritik gelişmelere sahne olacak gibi duruyor. İsrail'in şehir merkezine ilerleme planı, çatışmaların şiddetini ve can kayıplarını katlayabilir. İnsani yardım kuruluşları, acilen bir ateşkes çağrısında bulunsa da, tarafların buna sıcak baktığını söylemek şimdilik mümkün değil.
Sonuç olarak, Ortadoğu'nun kanayan yarası yine kanamaya devam ediyor. İnsanlık, bir kez daha savaşın soğuk yüzüyle burun buruna. Umudumuz, bu karanlık tünelden en az kayıpla çıkabilmek.