Rusya'dan ABD ve İran'a çağrı: Müzakere masasına dönün
Rusya'dan ABD ve İran'a müzakere çağrısı

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getirerek taraflara çatışmaları durdurma ve müzakere masasına dönme çağrısı yaptı. Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin öngörülemez bir hal aldığına dikkat çeken Zaharova, krizin büyümesi halinde bunun yalnızca Orta Doğu'yu değil küresel güvenliği de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Zaharova'dan taraflara çağrı

Zaharova, başkent Moskova'da düzenlediği haftalık basın toplantısında, ABD ile İran arasındaki saldırılara değinerek, "Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı bölgesinde çatışmaların yeniden başlamasından son derece endişeliyiz. Olayların öngörülemeyen seyri, meselenin barış yoluyla çözülmesi ihtimaline tehdit oluşturuyor" ifadesini kullandı.

İran ile ABD arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da mutabakat zaptı imzalandığını anımsatan Zaharova, bu mutabakatın meselenin diplomatik çözümüne yol açtığına işaret etti. Zaharova, "Müzakere süreci, Pakistanlı ve Arap arabulucuların çalışmaları sonucunda başlamıştı. Bu girişimlerin boşa çıkmasına izin verilmemesi gerekiyor. Basra Körfezi'ndeki durumun olumsuz senaryo ile gelişmesi, Orta Doğu'da Filistin ile İsrail arasındaki meselenin çözümle ilgili öncelikli hedefi baltalıyor. Bölgesel krizin genişlemesi tehdidi var. Bu küresel çapta son derece olumsuz sonuçlar doğurabilir" dedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Diplomatik çözüm vurgusu

ABD ile İran'ın meseleyi müzakere yoluyla çözmesi gerektiğinin altını çizen Zaharova, "Tüm tarafları, çatışmacı yaklaşımdan vazgeçmeye ve müzakere masasına dönmeye çağırıyoruz. Karşılıklı saldırıları durdurmaya, bölgede sağlam barış yollarının bulunması amacıyla diyaloğu başlatmaya çağırıyoruz" dedi.

Zaharova, meselenin çözümünde tüm Orta Doğu ülkelerinin rol üstlenmesi gerektiğini belirterek, "bölgede sağlam ve kapsamlı güvenlik sisteminin oluşturulması konusundaki son sözün bu ülkelere ait olduğunu" kaydetti. Bölge dışı güçlerin, bölgedeki ülkeler arasında anlaşmazlıkları kışkırtmaktan vazgeçmeleri, barışı teşvik etmeleri gerektiğini vurgulayan Zaharova, durumun iyileştirilmesine yönelik girişimlerde bulunmaya hazır olduklarını dile getirdi.

Ukrayna'da yabancı askeri birlikler hedef olacak

Sözcü Zaharova, Avrupa'nın Ukrayna konusundaki eylemlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. "Avrupa'daki NATO ülkeleri, Ukrayna'yı hava savunma projelerine dahil etmeye çalışıyor. Bunu Kiev'in, NATO'nun askeri paradigmasına çekilmesine yönelik adım olarak değerlendiriyoruz" dedi. NATO'nun Ukrayna'yı jeostratejik olarak kullanma girişimlerinin, devam eden krizin ve Rusya'nın özel askeri operasyonunun temel nedenlerinden biri olduğunu belirten Zaharova, "Bu nedenle Kiev yönetiminin, Rusya için düşman olan askeri örgüte çekilmesine yönelik girişimler kesinlikle kabul edilemez ve sert şekilde karşılık görecek" ifadelerini kullandı.

Batı'nın Ukrayna'ya silah sağladığına dikkati çeken Zaharova, bunun Ukrayna krizinin çözümünü engelleyen hususlardan biri olduğunu söyledi. Avrupa'nın Ukrayna'ya askeri birlik konuşlandırması ihtimaline ilişkin ise Zaharova, "Ukrayna'da yabancı askeri birliklerinin konuşlandırılması kabul edilemez. Bu, yabancı müdahale, Rusya'nın güvenliği için tehdidin artması anlamına gelecek. Bu birlikler, meşru hedef olarak değerlendirilecek" dedi.

NATO'nun Arktika'daki eylemleri risk artırıyor

Sözcü Zaharova, NATO'nun Arktika bölgesindeki eylemlerinin bölgesel olayların yaşanması riskini artırdığını söyledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

ABD'nin nükleer denemelere yönelik tutumu eleştirildi

ABD'nin nükleer denemeleri başlatma ihtimalini değerlendiren Zaharova, Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması'nın 179 ülke tarafından onaylandığına dikkati çekti. Zaharova, ABD'nin bu antlaşmayı onaylamadığını ve yürürlüğe girmesini yıllar boyunca engellediğini belirterek, "ABD, antlaşma dahil uluslararası anlaşmalara yönelik kibirli ve küçümseyici tavır sergiliyor. Bu, Washington'un silah kontrolü ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi dahil uluslararası hukuka küçümseyici yaklaşımının ve egonun göstergesi" diye konuştu.