Futbol tarihinin unutulmaz anları genellikle yeşil sahada, yıldız oyuncuların imzasıyla yazılır. Ancak Dünya Kupası tarihinin en sıra dışı hikayelerinden birinin başrolünde bir futbolcu değil, siyah-beyaz tüylü Border Collie cinsi bir köpek vardı. Pickles, Dünya Kupası tarihine nasıl geçti? İşte bu inanılmaz hikaye.
20 Mart 1966: Tarihi Hırsızlık
Takvimler 20 Mart 1966 Pazar gününü gösteriyordu. İngiltere'nin ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası'na sadece birkaç ay kalmıştı. Turnuvanın simgesi olan Jules Rimet Kupası, Londra'daki Westminster Central Hall'da düzenlenen nadir pul sergisinde halkın ziyaretine açılmıştı. Sergi salonu, Parlamento Binası'na sadece birkaç yüz metre uzaklıkta, son derece sıkı korunan bir yerdi. Dönemin FIFA Başkanı Stanley Rous'un belirlediği şartlar doğrultusunda kupa, 30 bin sterlin karşılığında sigortalanmış, kilitli bir cam vitrinde sergileniyor ve 24 saat koruma altında tutuluyordu. Salonda milyonlarca sterlin değerinde koleksiyon parçaları bulunsa da Jules Rimet Kupası'nın manevi değeri çok daha büyüktü. Ancak alınan tüm önlemler, futbol tarihinin en şaşırtıcı hırsızlıklarından birini engellemeye yetmedi.
Londra'nın Göbeğinde Skandal: Dünya Kupası Çalındı!
Sergi devam ederken ve binanın alt katında pazar ayini düzenlenirken, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler güvenlik zincirini aşarak içeri sızdı ve dünyanın en prestijli futbol ödüllerinden biri olan kupayı çaldı. Olayın duyulmasıyla birlikte İngiltere'de büyük bir şaşkınlık yaşandı. Dünya basını gelişmeleri dakika dakika takip ederken, İngiltere Futbol Federasyonu ile polis teşkilatı büyük baskı altına girdi. Günler geçmesine rağmen hırsızların izine rastlanamadı; üstelik olay bununla da sınırlı kalmayacaktı.
15 Bin Sterlinlik Fidye Notu: "Benim İçin Sadece Hurda Altın"
Kısa süre sonra, İngiltere Futbol Federasyonu Başkanı Joe Mears'a bir fidye notu ulaştı. Kendisini "Jackson" olarak tanıtan kişi, günlerdir tüm dünyanın peşinde olduğu kupanın kendisi için yalnızca "bir parça hurda altın" olduğunu söylüyor ve iadesi karşılığında 15 bin sterlin talep ediyordu. Bunun üzerine polis gizli bir operasyon başlattı ve Battersea Park'ta bir buluşma ayarlandı. Ancak operasyon sonucunda yalnızca aracı olduğunu söyleyen Edward Betchley yakalandı. Betchley hapis cezasına çarptırılsa da kupanın nerede olduğunu ya da asıl hırsızın kimliğini açıklamadı. Kupa hâlâ ortada yoktu ve soruşturma çıkmaza girmiş görünüyordu. Tam bu noktada, futbol tarihinin en beklenmedik kahramanı sahneye çıktı.
Tüm Dünyanın Aradığı Kupayı Pickles Buldu
Hırsızlığın üzerinden yaklaşık bir hafta geçmişti. Güney Londra'da yaşayan David Corbett, evinin yakınında yürürken köpeği Pickles'ın bir anda yol kenarındaki bir araba tekerleğinin yanında duran gazeteye sarılı pakete yoğunlaştığını fark etti. İlk bakışta sıradan görünen bu paket, aslında günlerdir tüm dünyanın köşe bucak aradığı şeydi. Corbett o anı yıllar sonra şöyle anlatacaktı: Paket ağırdı ama beklediği kadar büyük değildi. O dönem yaşanan güvenlik endişeleri nedeniyle önce bunun tehlikeli bir şey, hatta bir bomba olabileceğini düşündü. Ancak merakı ağır basınca paketi açtı. Gazete katmanlarının altından altın renkli bir yüzey göründü. Üzerindeki ülke isimlerini okuyunca gerçeği anladı. Günlerdir aranan Jules Rimet Kupası bulunmuştu. Ancak hikâye burada da beklenmedik bir yön aldı.
Kahramanlıktan 1 Numaralı Şüpheliliğe
Corbett kupayı karakola götürdüğünde polis önce ona şüpheyle yaklaştı. Hatta kısa süreliğine bir numaralı şüpheli haline geldi. Saatler süren sorguların ardından olayla ilgisi olmadığı anlaşıldı ve kısa sürede ülke gündeminde yer buldu. Ancak hikâyenin asıl yıldızı Pickles oldu.
Bir Anda Ülkenin Kahramanı Oldu
Bir anda ulusal kahramana dönüşen Pickles, televizyon programlarına çıktı, ödüller aldı, madalya kazandı ve bir yıllık köpek mamasıyla ödüllendirildi. Popülaritesi kısa sürede sinema dünyasına da taşındı ve 1966 yapımı "The Spy with a Cold Nose" adlı filmde rol aldı. 1966 Dünya Kupası finalinde İngiltere, Batı Almanya'yı mağlup ederek tarihindeki ilk dünya şampiyonluğunu kazandı. Pickles için en büyük onurlardan biri de turnuvanın ardından yaşandı. İngiliz milli takımı için düzenlenen resmi kutlamalarda yer alan Pickles, Kensington'daki Royal Garden Hotel'de gerçekleştirilen şampiyonluk yemeğine de davet edildi. Ancak Jules Rimet Kupası'nın hikâyesi burada bitmedi.
Eritildi mi? Jules Rimet'nin Gizemli Sonu
1966'da yaşanan bu krizin ardından yetkililer, kupanın yeniden çalınması ihtimaline karşı gizlice bir replika da hazırlattı. Orijinal kupa ise 1970 Dünya Kupası için Meksika'ya gönderildi. Turnuvayı üçüncü kez kazanan Brezilya, kurallar gereği kupayı kalıcı olarak müzesine götürdü. Ancak Jules Rimet Kupası 1983 yılında Brezilya'da yeniden çalındı ve bir daha bulunamadı. Yaygın kabul gören görüş, kupanın daha sonra eritildiği yönünde olsa da bu hiçbir zaman kesin olarak doğrulanamadı.
Futbol Tarihinin Unutulmaz Kahramanı: Pickles
Bugün ise 1966'da yaşanan o olay, futbol tarihinin en sıra dışı hikâyelerinden biri olarak hatırlanıyor. Pickles'ın tasması ve kazandığı madalya günümüzde Manchester'daki Ulusal Futbol Müzesi'nde sergileniyor. Kupayı bulan futbolcu değildi, polis değildi, güvenlik görevlisi değildi. Bir köpekti. Ve Pickles'ın adı, Dünya Kupası tarihine yalnızca bir evcil hayvan olarak değil; futbolun en unutulmaz kahramanlarından biri olarak geçti.



