
İstanbul'da düzenlenen bir operasyon, adeta bir gerilim filmini andırıyordu. Sabahın erken saatlerinde, terörle mücadele ekipleri hareket halindeydi. Hedeflerinde, DEAŞ'a yönelik finansal kaynak sağlamakla suçlanan 8 şüpheli vardı.
Operasyon öncesinde aylar süren teknik ve fiziki takip yapıldığı belirtiliyor. Emniyet yetkilileri, adeta bir satranç oyunu oynar gibi, her hamleyi önceden hesaplamıştı. Şüphelilerin, örgüte düzenli olarak maddi kaynak aktardıkları iddia ediliyor. Peki, bu kaynaklar nereden geliyordu? İşte bu sorunun cevabı, operasyonun en can alıcı noktası.
Operasyonun Perde Arkası
İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, inanılmaz bir titizlikle çalıştı. Şüphelilerin, örgüt adına para topladıkları ve bu paraları yurt dışına aktardıkları yönünde güçlü bulgular elde edildi. Dosya kalınlaştıkça, harekât zamanı geldiğine karar verildi.
Ve o an geldiğinde... Eş zamanlı operasyonlar ile 8 şüpheli adresinden gözaltına alındı. Evlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, dijital materyaller ve belgeler ele geçirildi. Aslında olay, sadece bir yakalama hikayesinden çok daha fazlası.
– Şüphelilerin, örgüt propagandası yaptıkları da iddialar arasında.
– Ele geçirilen belgelerin, örgütün finans ağını ortaya çıkarabilecek nitelikte olduğu belirtiliyor.
Adliyeye Sevk ve Savcılık İşlemleri
Gözaltına alınan 8 şüpheli, emniyet tarafından ifadelerinin alınmasının ardından adliyeye sevk edildi. Çağlayan Adliyesi'nde savcılık tarafından sorgulanan şüphelilerin, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'terör örgütüne finansal destek sağlamak' suçlarından işlem gördükleri öğrenildi.
Bu noktada, yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu. Delillerin gücü, şüphelilerin akıbetini belirleyecek. İstanbul, bir kez daha terörle mücadelede kritik bir sınav verdi. Ve sonuç? Etkileyici bir operasyon başarısı.
Son dönemde artan bu tür operasyonlar, Türkiye'nin terörle mücadelede kararlı duruşunu gösteriyor. İstanbul Emniyeti, bu operasyonla bir kez daha teşkilatın becerisini gözler önüne serdi. Peki, sizce terörün finans kaynaklarını kurutmak, bu mücadelenin en önemli ayağı olabilir mi?