Hamas, İsrailli Son Esirin Cenazesine Ulaşıldığını Duyurdu
Hamas: İsrailli Son Esirin Cenazesine Ulaşıldı

Hamas, Gazze Şeridi'nde bulunan İsrailli son esirin cenazesine ulaşıldığını resmi olarak bildirdi. Örgütten yapılan yazılı açıklamada, ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına bağlılıkları ve ulusal yükümlülükleri doğrultusunda bu süreçte aktif çaba sarf ettikleri ifade edildi.

Ateşkes Taahhüdünün Yerine Getirildiği Vurgulandı

Hamas sözcüleri, arabuluculara detaylı bilgiler aktarmaları sayesinde İsrailli esirin cesedinin bulunmasının mümkün olduğunu belirtti. "Böylece Filistinli direnişçiler olarak ateşkes anlaşmasının ilk aşamasına bağlılığımızı yerine getirmiş olduk." şeklinde bir açıklama yapıldı. Bu ifade, örgütün anlaşma şartlarına riayet ettiğini göstermeyi amaçlıyor.

İsrail'den Talepler ve Çağrılar

Hamas, İsrail'i de ateşkes anlaşmasının tüm maddelerini eksiksiz şekilde uygulamaya davet etti. Özellikle Refah Sınır Kapısı'nın çift yönlü olarak açılması ve Gazze Şeridi'ne yeterli miktarda insani yardım girişine izin verilmesi talep edildi. Ayrıca, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarının önünü açmak amacıyla İsrail'in Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesi istendi.

Garantör Ülkelere Sorumluluk Çağrısı

Örgüt, garantör ülkelere de bu süreçte üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeleri yönünde çağrıda bulundu. "İsrailli son esirin cesediyle ilgili bahaneler de son bulduğuna göre İsrail'in uymadığı tüm maddelerin uygulanmasını talep ediyoruz." ifadesi kullanılarak, İsrail'in anlaşma şartlarına uyması konusunda baskı artırıldı.

İsrail Ordusu'nun Açıklaması

İsrail ordusu, daha önce yaptığı bir açıklamada Gazze Şeridi'nde kalan son İsrailli esir Ran Gvili'nin cesedine, Gazze kentinin doğusunda yürütülen arama çalışmaları sırasında ulaşıldığını duyurmuştu. Bu gelişme, bölgedeki gerilimin azaltılmasına yönelik adımların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, Hamas'ın bu açıklamaları, ateşkes anlaşmasının uygulanmasına dair sürecin devam ettiğini gösteriyor. Taraflar arasındaki diyalog ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi, bölgedeki barış ve istikrar açısından kritik önem taşıyor.