Kapalıçarşı'da Bir Asırlık Casusluk Krokisi: Alman İstihbaratı İki Ajanı Nasıl Deşifre Etti?
II. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul, silahların değil bilginin savaşıyla çalkalanıyordu. Tarafsız Türkiye'nin kalbi Kapalıçarşı'da iki ajan, kuyumcu dükkanı üzerinden bilgi aktarırken Alman istihbaratı tarafından krokili raporlarla deşifre edildi. Londra, Paris, Roma ve Washington'da dünya savaşlarından önce ve sonra hatta barış dönemlerinde dahi ülkeleri zayıf duruma düşürecek istihbarat bilgisi çok kıymetliydi.
Bu bilgiler için ülkeler, silahsız cephe adını verdikleri casus birimlerini yarattı. Bu casuslar ülkelerin, şehirlerin hatta meydanların en görünen yerlerinde görünmez olmaya çalıştılar. Tabii bu savaşlarda, Asya ve Avrupa'ya köprü görevi gören ve stratejik öneme sahip İstanbul'da yer edindi. Dünyanın en eski çarşısı Kapalıçarşı da bu bilgi savaşlarından nasibini aldı.
İzlediklerinden Habersiz Casuslar
Bir asır önce tarafsız Türkiye politikası güdüldüğü yıllarda bilgi kaçırmaya çalışan casusların, Alman istihbaratınca deşifre olduğu belgeye ulaşıldı. Aramızda dolaşan casuslar erken cumhuriyet döneminde tıpkı şimdiki gibi bizimle aynı sokaklarda yürüyor, aynı esnaftan alışveriş yapıyor, hatta yan dairemize dahi taşınan komşularımız olabiliyordu. Öyle ki milyonlarca turistin uğrak noktası ve tüm dünyanın Grand Bazaar olarak bildiği Kapalıçarşı'da da bu savaşlara tanık oldu.
Savaştan yeni çıkan Türkiye'nin tarafsız kaldığı II. Dünya Savaşı sıralarında dünya gündeminde casusların deşifre edilmesi çabası sürüyordu. "Situation of Jewelry shops of two Agents in Capali Carsi (Bazaar), Istanbul" başlıklı belgede o dönemin Alman gizli servisi Abwehr, iki casusun Ortadoğu'dan edinilen bilgileri Bulgaristan Sofya üzerinden Rusya'ya kaçırdığını ortaya çıkardı.
Her Detay Krokide İşaretlenmiş
Casuslar edindiği bilgileri Kapalıçarşı'da bir kuyumcu dükkanında gizlenerek yapıyorlardı. Kullandıkları yöntem ise oldukça basitti. Casus ağı, bir işletme içindeki gizli bir bölmedeki haberleşme teknolojisiyle yapılıyordu. Onun dışında tüm çalışmalar olağan akışında devam ediyordu. Ancak kendini gizlenmiş zanneden bu casuslar ortaya çıktıklarından habersizdi.
Alman İstihbarat Ağı Abwehr, bu casusları ve kullandıkları işletmeyi deşifre etmiş. İşletmenin olduğu yer çizilen bir krokiyle işaretlenerek üst kademe yöneticilere gönderilmişti. Elde edilen çizimde, Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren iki ajanın kullandığı iki ayrı kuyumcu dükkanının konumu tarif ediliyor.
- Kapalıçarşı içinde iki dükkanın bulunduğu dar sokak ve avlu bağlantıları çizilmiş.
- "Court", "very narrow lane", "15–20 yards approx." gibi notlar dükkanlar arası mesafeyi ve mekansal ilişkileri tarif ediyor.
- Kapalıçarşı'dan çıkış yönü, Deutsche Bank ve Banca di Roma gibi dönemin önemli kurumlarının yer aldığı bir meydana yönlendiriliyor.
- Alt kısımda "Towards Bridge across Golden Horn" yazısı var. Yani krokideki sokak akışı Galata Köprüsü yönüne devam ediyor.
White Russian ve German Kod Adlı Ajanlar
Belgede Kapalıçarşı'nın dar sokaklarına yerleşmiş "White Russian" ve "German" kod adlı iki ajanın kuyumcu dükkanları, 1920'lerden 40'lara uzanan yılları işaret ediyor. "White Russian" ifadesi, Bolşevik Devrimi sonrası İstanbul'a sığınan Çarlık yanlısı Rus göçmenleri tanımlamak için kullanılıyordu. Bu topluluk içinde ticaret yapan ya da istihbarat faaliyetlerine karışan kişilere dair kayıtlar o dönem raporlarında sıklıkla geçmesiyle biliniyor.
Abwehr Nedir?
Abwehr, Nazi Almanyası'nın askeri istihbarat ve karşı casusluk örgütü olarak 1920'lerin sonunda kuruldu ve II. Dünya Savaşı boyunca hem dış istihbarat toplama hem de sabotaj ve özel operasyonlar yürütme görevini üstlendi. Amiral Wilhelm Canaris'in yönettiği yapı, yabancı ajan faaliyetlerini ortaya çıkarmak, Alman ordusuna istihbarat sağlamak ve kritik bölgelerde gizli operasyonlar düzenlemekle sorumluydu.
Hitler döneminde SS ve Sicherheitsdienst ile sert bir güç mücadelesine giren Abwehr, savaşın son yıllarında etkisini büyük ölçüde kaybetti ve 1944'te tamamen tasfiye edildi. Bu tarihi belge, İstanbul'un sadece ticaret değil aynı zamanda gizli savaşların da merkezi olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.



