Pakistan-Afganistan Çatışması İslam Dünyasında Derin Üzüntü Yaratıyor
Pakistan-Afganistan Çatışması İslam Dünyasında Üzüntü Yaratıyor

Pakistan-Afganistan Çatışması İslam Dünyasında Derin Üzüntü Yaratıyor

İslam dünyası, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini yaşıyor. Haydut devlet İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri baskısı ve bölgesel gerilimler Müslüman coğrafyada derin yaralar açarken, şimdi de iki komşu Müslüman ülke olan Pakistan ve Afganistan'ın karşı karşıya gelmesi büyük üzüntü ve tedirginliğe neden oldu. İşgalci Hindistan ile İsrail yönetimlerinin son dönemde geliştirdiği yakın iş birliği, İslam dünyasında "kuşatma" algısını güçlendirirken, bölge ülkeleri arasındaki kırılgan dengeleri daha hassas hale getirdi. Böyle bir atmosferde, mübarek Ramazan ayında Pakistan ile Afganistan arasında başlayan çatışmaların savaşa dönüşmesi beklenmedik bir darbe olarak kayıtlara geçti.

Ortak Güvenlik En Büyük Beklenti

Siyonist ittifakın, İslam coğrafyasını parçalamak için harekete geçtiği biliniyor. Bu çerçevede Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İsrail'de Gazze Kasabı Binyamin Netanyahu'ya sarılarak tüm İslam coğrafyasına mesaj verdi. Pakistan'ın geçen yıl Hindistan saldırganlığıyla karşı karşıya kaldığı ve ardından gerçekleşen terör saldırıları karşısında Afganistan'dan gerekli adımları atması beklentisi, Müslüman kardeşliği açısından son derece doğal bir istek olarak değerlendiriliyor. İslamabad'ın komşusu olan bir Müslüman ülkeden kendisine terörle mücadelede yardımcı olmasını beklemesi ve toprak bütünlüğünü tehdit eden ülkelere karşı ortak duruş istemesi, kardeşlik hukuku açısından değerli görülüyor. İslamabad, son dönemde Pakistan Talibanı tarafından gerçekleştirilen ve ağır can kaybına sebep olan terör saldırıları karşısında güvenlik tedbirlerini artırmış durumda.

Karşılıklı Huzur Sağlanmalı

Pakistan'ın uzun yıllardır Afgan mültecilere ev sahipliği yapması, iki ülke arasındaki dini, tarihi ve kültürel bağlar, iş birliği için güçlü bir zemin sunuyor. İslamabad yönetiminin, sınır güvenliği ve terörle mücadele konusunda Kabil'den somut adımlar beklemesi, kendi ulusal güvenliği açısından anlaşılır bir talep olarak görülüyor. Aynı şekilde, 20 yıllık savaşın ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan Afganistan'ın da komşularıyla istikrarlı ilişkiler kurması, bölgesel barış için hayati önem taşıyor. İki taraf için de en büyük kazanç, karşılıklı huzuru sağlamak olacaktır.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Arzı Mevud Tehdidi Kapımızda

Gerilimin düşmesi, diyalog kanallarının açık tutulması ve ortak tehditlere karşı dayanışmanın güçlendirilmesi tüm Müslümanların beklentisi. Siyonist saldırganlığın Arzı Mevud'un sınırlarını Hindistan'dan Afrika'ya genişlettiği bir dönemde birlik olmak en büyük gücümüz olacak. Yaklaşık 150 yıl önce emperyalist projenin çizdiği sınır oyununa gelip, Müslümanların tek millet olduğunu unutturacak projelere piyon olmamak için komşularımızın güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak, kurulan planları bozmak da en büyük adım olacağı açıktır.

Diyalog Çağrılarına Kulak Verilmeli

Geçen yıl Ekim ayında, Türkiye ve Katar'ın arabuluculuk çabalarıyla tansiyonun düşürülmesi yönünde atılan adımlar umut vermişti. Benzer çağrılar, başta Türkiye olmak üzere İslam ülkelerinden şimdi bir kez daha yapılıyor. Bu çabaların yeniden canlandırılması, Kabil ve İslamabad'ın masaya dönmesi için önemli bir fırsat olabilir. Ramazan ayının maneviyatı, taraflara itidal ve sağduyu çağrısı için uygun zemine sahip. Bu çerçevede yoğun çatışmanın ardından hem Pakistan hem de Afganistan'dan gelen açıklamalar umut veriyor.

Kirli Hesaplara Karşı Ortak Akıl

Emperyal projelerin ve bölgesel hesapların konuşulduğu bir dönemde, Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki sorunları sulh yoluyla çözmesi her zamankinden daha kritik. Emperyalistler tarafından yaklaşık 150 yıl önce çizilen sınırların oluşturduğu kırılganlıkların yeniden kanlı çatışmalara dönüşmemesi için ortak aklın devreye girmesi en büyük beklenti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Her İki Tarafta Ağır Kayıp

Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilim dün açık savaşa dönüştü. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Taliban yönetimine seslenerek "Artık sizinle açık bir savaş halindeyiz" ifadelerini kullandı. Asif, Taliban'ı Hindistan'ın vekili olmakla suçladı ve Afganistan'ın "terör grupları için üs haline geldiğini" öne sürdü. Pakistan Başbakanı Sahbaz Şerif ise ülkesinin egemenliğini korumakta kararlı olduğunu belirterek, Genelkurmay Başkanı Asim Munir komutasındaki silahlı kuvvetlerin "her türlü saldırganlığa uygun karşılık verecek kapasitede" olduğunu vurguladı. Şerif, Pakistan'ın barıştan yana olduğunu ancak ulusal birliğe yönelik tehditlere taviz verilmeyeceğini söyledi.

Pakistan Ordusu Sözcüsü Ahmed Şerif Chaudhry, Afganistan-Pakistan arasında dün akşam saatlerinde başlayan çatışmaların ardından basın toplantısı düzenleyerek son bilgileri paylaştı. Chaudhry, Afganistan ile yaşanan çatışmada 12 Pakistan askerinin hayatını kaybettiğini, 27 askerin de yaralandığını ifade ederek, Pakistan ordusunun Afganistan genelinde 22 noktayı vurduğunu bildirdi. Saldırılarda 83 mevzinin yerle bir edildiğini ve 17'sinin de ele geçirildiğini kaydeden Chaudhry, 274 Taliban askerinin öldürüldüğünü, 400'den fazlasının ise yaralandığını sözlerine ekledi. Ayrıca 115 tank, zırhlı personel taşıyıcı ve topçu sisteminin de imha edildiğini aktaran Pakistan Ordusu Sözcüsü Chaudhry, Afganistan'daki Başbakan Şahbaz Şerif'in talimatları doğrultusunda devam ettiğini kaydetti.

Taliban Sözcüsü Zabihullah Mujahid ise Pakistan'ın Kabil, Kandahar ve Paktia'yı bombaladığını, 55 Pakistan askerinin öldürüldüğünü ve 19 karakolun ele geçirildiğini iddia etti. Mücahid, 13 Afgan askerinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Afganistan Savunma Bakanlığı ayrıca Pakistan'ın Faisalabad, Nowshera, Jamrud ve Abbottabad bölgelerine misilleme hava saldırıları düzenlediğini duyurdu.