Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Yolun Sonuna Geldi: Aşiretler Ayrıldı, ABD Desteği Sona Erdi
SDG Yolun Sonuna Geldi: Aşiretler Ayrıldı, ABD Desteği Bitti

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Tarihe Karışıyor: Aşiretlerin Ayrılması ve Askeri Operasyonlar Son Noktayı Koydu

Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Suriye Özel Temsilcisi Brett McGurk'ün yoğun çabalarıyla, terör örgütü DEAŞ'a karşı mücadele gerekçesiyle 2015 yılında kurulan Suriye Demokratik Güçleri (SDG), artık yolun sonuna gelmiş durumda. Suriye ordusunun Halep'in kuzeyindeki Şeyh Maksud ve Eşrefiyye bölgelerinden başlayarak, örgütün 2015'ten beri ABD desteğiyle kontrol ettiği geniş alanlardan çıkarılması, SDG'nin askeri gücünü fiilen sonlandırdı.

Aşiretlerin Toplu Ayrılışı ve SDG'nin Dağılma Süreci

Suriye ordusunun operasyonlara başlamasıyla birlikte, ana omurgasını terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG'nin oluşturduğu SDG içinde yer alan en büyük Arap aşiretleri kitlesel olarak örgütten ayrıldı. Baggara, Şammar, Akidat, Cubbur, Hamidi, Tay, Buşaban ve Şueytat gibi önemli aşiretlerin bu hamlesi, YPG dışındaki diğer tüm grupların sahada etkinlik gösteremeden dağılmasına yol açtı. ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin artık "DEAŞ ile mücadelede ana partner olmadığını" açıklaması da örgütün sonunun geldiğini resmen ortaya koydu.

Haseke, Rakka ve Deyr-i Zor'daki Aşiret Unsurlarının Tarihsel Süreci

Suriye'de devrimin başladığı Mart 2011'den sonra Esed rejiminin ülkenin kuzeydoğu bölgesindeki kuvvetlerini çekerek burada PKK'nın Suriye kolu PYD'yi vekil güç olarak bırakması, Arap aşiretlerini harekete geçirdi. Nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturdukları Rakka, Deyr-i Zor ve Haseke kırsallarında güvenliği sağlamak için silahlı güçler oluşturmaya başlayan aşiretler, ilk adımı 2011 yılı sonunda attı. Haseke'nin doğu kırsalında yaşayan Şammar Aşireti lideri Deham el-Hadi el-Cerbe'nin kurduğu "Ceyşu'l Kerame" gücü, bu sürecin başlangıcı oldu. Deyr-i Zor'un batı kırsalında yaşayan Şueytat Aşireti ve Haseke'deki Akidat Aşireti de benzer şekilde silahlanarak bu harekete katıldı.

DEAŞ ve PYD Arasında Paylaşım Mücadelesi

Terör örgütü DEAŞ'ın 2013 yılında bölgeyi kontrol altına alması, Arap aşiretlerini zorlu bir seçimle karşı karşıya bıraktı: DEAŞ'a ya da PYD'ye katılma. Bu noktada Akidat, Baggara ve Şammar aşiretleri PYD ile ittifak kurarken, 70 bini aşkın nüfusa sahip olan Şueytat Aşireti tarafsız kalarak DEAŞ ile çatışmaya girişti. DEAŞ'ın 2014 yılında Şueytat aşiretinden 700 kişiyi topluca infaz etmesi, aşireti PYD ile ittifak kurmaya zorladı. DEAŞ'ın baskıları altında Ceyşu'l Kerame, önce "Sanadid Güçleri" ardından "Hummat El-Cezire" adını alarak örgüte katıldı.

SDG'nin Kuruluşu ve Aşiretlerin Rolü

2015 yılında ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon'un kurulmasıyla birlikte, bölgedeki Şammar, Baggara, Hamidi, Şueytat ve Akidat aşiretlerinin yanı sıra Türkmen aşiretlerin de katılımıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) çatısı altında Kuzeydoğu Suriye Aşiret ve Kabile Meclisi oluşturuldu. SDG liderleri bölgedeki milis güçlerinin sayısının 100 bini bulduğunu iddia etse de, uzmanlar ve saha kaynakları bu sayının gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.

33 Bin Savaşçı ve Demografik Dağılım

2025 yılı başında yapılan Aşiret ve Kabile Meclisi Kongresi sonrası Meclis Başkanı Mudır Hammad el-Es'ad, SDG'deki toplam milis sayısının 55 bini biraz geçtiğini ve Arap aşiret savaşçılarının bunların yüzde 60'ını oluşturduğunu açıkladı. El-Es'ad'ın verdiği bilgiye göre, SDG içindeki aşiret savaşçılarının sayısı 33 bine ulaşıyor. Buna ek olarak Türkmen, Asuri, Çerkes savaşçıların da bulunduğu düşünüldüğünde, toplam sayının 40 bine yaklaştığı tahmin ediliyor.

SDG'nin Hegemonyası ve Aşiretlerin Uzaklaşması

DEAŞ'ın 2017 yılında bölgeden çıkarılmasının ardından "Öz Yönetim Meclisi"ni ilan eden PYD, Rakka, Haseke ve Deyr-i Zor'da çoğunluğu oluşturan aşiretlerin meclis içinde ana rolü üstleneceğini vaat etti. Ancak Şammar Aşireti lideri Şeyh Miskal el-Cerbe, aşiretlerin bölgedeki yaşantılarını sürdürmek ve geçimlerini korumak için DEAŞ'a karşı mücadele ettiklerini hatırlatarak, PYD'nin ideolojik eğitim ve zorla silah altına alma gibi uygulamalarını eleştirdi. Aşiret ve Kabile Meclisi arasında yaşanan tartışmalar 2023 yılı sonbaharında sıcak çatışmalara dönüştü ve yaklaşık 3 hafta sürdü. ABD ve Uluslararası Koalisyon'un arabulucu olmasıyla sonlanan bu süreçte, Akidat ve Tay aşiretleri çatışmalara katılmayarak SDG'nin yanında durdu.

10 Mart Anlaşması ve Durumun Tersine Dönmesi

Esed rejiminin devrilmesinin ardından Şam'da kurulan yeni hükümet, 10 Mart 2025'te SDG ile bir entegrasyon anlaşması imzaladı. Bu kapsamda yapılan takasla SDG, aralarında aşiret liderlerinin de olduğu 140 kişiyi serbest bırakırken, hükümet ise 100 kadar tutuklu SDG militanını geri gönderdi. Ancak Buşaban Aşireti Temsilcisi Nasır Hammud el-Farac, örgütün 2023 yılında ulaşılan ittifakın hiçbir maddesini uygulamadığını belirterek, hükümetin bölgeye operasyon yapması halinde Arap aşiretlerinin harekete geçeceğini ilan etti. Benzer bir açıklamayı Şammar Aşireti lideri Miskal el-Cerbe de yaparak, 10 Mart Anlaşması'nın başarısız olması durumunda örgüte karşı savaşacaklarını duyurdu.

Terör Koalisyonunun Ani Dağılışı

SDG bünyesinde, aşiret güçlerinin yanı sıra Asuri Askeri Meclisi ve Ermeni örgütleri gibi Hristiyan gruplar, Suriye dışından gelen DHKP-C, TİKKO, Enternasyonel gibi yabancı radikal solcu teröristler de yer alıyordu. Ancak ABD'nin desteğini sonlandırması ve Suriye hükümetinin askeri operasyonunu sivillere karşı bir şiddet dalgasına dönüştürmemesi, solcu gruplar ve PYD'nin silahlı kanatları dışında tüm yapıların kurşun sıkmadan sahadan çekilmesine yol açtı. SDG'nin 10 Mart Anlaşması'nı uygulamamakta diretmesi üzerine Suriye'nin kuzeydoğusunda operasyon başlatan Suriye ordusuna destek veren Buşaban, Şueytat, Baggara ve Şammar aşiretleri kuvvetleri, 17-18 Ocak günleri Rakka'nın kuzey ve doğu kırsalları ile Deyr-i Zor'un batı kırsalı ve Haseke'nin doğu kırsalında 35 saat içinde terör örgütü unsurlarını temizledi. Örgüt, geriye kalan radikal solcu gruplarla birlikte Kamışlı, Haseke kent merkezi ve Ayn el-Arab'a sıkışarak ateşkes istemek zorunda kaldı.