Ateşkese Rağmen İsrail Saldırılarında Bir Filistinli Hayatını Kaybetti
İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nde yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen sürdürdüğü askeri operasyonlar sonucunda bir Filistinli yaşamını yitirdi, iki kişi ise yaralandı. Olaylar, bölgedeki gerilimin devam ettiğini gözler önüne seriyor.
Şucaiyye Mahallesi'nde Ölümlü Saldırı
Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarının aktardığı bilgilere göre, Gazze kentinin doğusunda yer alan Şucaiyye Mahallesi'nde İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 30 yaşındaki Ferac İbrahim Salim hayatını kaybetti. Saldırı, bölgedeki sivil halk üzerindeki tehdidin boyutlarını bir kez daha ortaya koydu.
Deyr Belah ve Beyt Lahiya'da Yaralanmalar
Aynı gün içerisinde İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr Belah ile kuzeyindeki Beyt Lahiya kentlerinde gerçekleştirdiği ateş açma eylemleri sonucunda iki Filistinli yaralandı. Bu olaylar, İsrail'in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği iddialarını güçlendiriyor.
Han Yunus ve Refah'ta Şiddetli Saldırılar
İsrail ordusunun gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda gerçekleştirdiği operasyonlarda bina ve evler patlayıcılarla havaya uçuruldu. Meydana gelen şiddetli patlamaların sesinin Gazze Şeridi'nin birçok bölgesinden duyulduğu bildirildi. Ayrıca, İsrail donanmasına ait savaş gemilerinin Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açtığı, Refah üzerinde ise İsrail'e ait bir helikopterden ateş edildiği kaydedildi.
Ateşkesten Bu Yana Can Kaybı 576'ya Ulaştı
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı verilere göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi ise yaralandı. Bu rakamlar, bölgede yaşanan insani krizin boyutlarını net bir şekilde gözler önüne seriyor.
İsrail yetkilileri tarafından saldırılara ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapılmazken, uluslararası toplumun bölgedeki gerilimin tırmanmasına yönelik endişeleri artmaya devam ediyor. Filistinli yetkililer ise İsrail'in ateşkes ihlallerini kınayarak, uluslararası hukukun gerektirdiği sorumlulukların yerine getirilmesi çağrısında bulunuyor.