Orta Koridor'da Kapsamlı Dönüşüm: 10 Öncelikli Adım ile Ticaret Hızlanacak
Türkiye'nin jeostratejik konumunu ekonomik bir avantaja dönüştürmeyi amaçlayan Orta Koridor projesinde, kapsamlı bir dönüşüm süreci resmen başlatılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Körfez ülkeleri, Orta Asya ve Avrupa arasında giderek artan yük trafiğinin çok daha hızlı, kesintisiz ve rekabetçi bir biçimde taşınabilmesi için hem fiziki altyapı hem de operasyonel süreçler kökten yeniden yapılandırılıyor.
Bu çerçevede, koridor boyunca eş güdümlü yatırımları ve sınır ötesi iş birliklerini aktif hale getirecek toplam 10 öncelikli adım dikkat çekiyor. Bu adımların tamamının hayata geçirilmesi durumunda, Orta Koridor'un küresel ticarette çok daha güçlü ve vazgeçilmez bir arter haline gelmesi bekleniyor.
Taşımacılıkta Hız ve Kapasite Artışı Ön Plana Çıkıyor
Projeler arasında en dikkat çeken adımlardan biri, Kazakistan'ın Almatı kentinde demir yolu trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak yeni bir hat kurulması. Bu sayede yük trenleri, şehir içi trafiğe girmeden doğrudan yollarına devam edebilecek ve taşımacılık süresi kayda değer şekilde kısalacak.
Ayrıca, Kazakistan ile Özbekistan arasında inşa edilecek yeni demir yolu hattının, Orta Asya'daki yük taşımacılık kapasitesini artırarak bölgedeki ticari hareketliliği canlandırması planlanıyor. Hazar Denizi'ndeki Aktau Limanı'nda ise kapasite artırımı çalışmaları başlatılacak. Limanın büyütülmesiyle gemilerin yükleme ve boşaltma işlemleri çok daha hızlı ve verimli bir şekilde yapılabilecek.
Gürcistan ve Türkiye'de Altyapı Yatırımları Yoğunlaşıyor
Gürcistan'da ise tren sayısını ve kapasitesini artırmak amacıyla lokomotif ve vagon filosu önemli ölçüde güçlendirilecek. Türkiye ile Gürcistan sınırındaki kritik Ahılkelek hattında da önemli değişiklikler yapılacak.
Hattın genişletilmesi ve istasyonların modernizasyonu ile sınır geçişlerinin daha hızlı ve sorunsuz olması hedefleniyor. Böylece bu noktada yaşanan yoğunluk ve gecikmeler büyük oranda azaltılacak. Gürcistan'daki Poti Limanı'nın büyütülmesi ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesiyle, Karadeniz üzerinden yapılan taşımacılık da önemli bir hız kazanacak.
Türkiye Tarafında Demir Yolu Ağı Güçleniyor
Türkiye tarafında ise, Sivas'tan Kars'a ve Gürcistan sınırına uzanan mevcut demir yolu hattının yenilenmesi ve modernizasyonu gündemde. Bu yenileme sayesinde, daha ağır yüklerin ve daha uzun trenlerin güvenle taşınabilmesi mümkün olacak.
İstanbul'da ise üçüncü köprüden geçen tren trafiğinin artırılması planlar arasında yer alıyor. Bu adımın, hem şehir içi karayolu trafiğini rahatlatacağı hem de Asya ile Avrupa kıtaları arasındaki yük taşımacılığını önemli ölçüde hızlandıracağı öngörülüyor.
Avrupa Bağlantıları da Güçlendiriliyor
Orta Koridor'un Avrupa ayağında da paralel çalışmalar yürütülecek. Romanya ve Bulgaristan'daki limanlar ile demir yolu bağlantı noktalarının kapasiteleri güçlendirilerek, yüklerin Avrupa pazarına çok daha hızlı ve verimli bir şekilde ulaştırılması sağlanacak.
Kaynaklar, tüm bu adımların entegre bir şekilde hayata geçirilmesi halinde, Orta Koridor'un küresel tedarik zincirlerinde çok daha güvenilir ve rekabetçi bir ticaret yolu haline geleceğini vurguluyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki Belirsizlik Alternatif Arayışları Sürdürüyor
Diğer yandan, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkese rağmen, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik devam ediyor. Tarafların süreci zedeleyen adımları nedeniyle, lojistik sektöründeki alternatif güzergah arayışları da yoğunluğunu koruyor.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Ateşkesin geçici niteliği, lojistik şirketleri ve tedarik zinciri aktörlerinin bu süreci bir normalleşme değil, daha çok bir fırsat penceresi olarak değerlendirmesine yol açmaktadır" ifadelerini kullandı.
Engin, "Son haftalarda yaşanan gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nın jeopolitik olarak kontrollü ve riskli bir koridor haline geldiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu nedenle, Orta Koridor gibi alternatif güzergah arayışları, sektör için geçici değil, kalıcı ve stratejik bir plana dönüşmektedir" dedi.



