Pansiyonlu Liselere Girişte 4 Formül Masada: MEB Yeni Sistemle Geliyor
Pansiyonlu Liselere Girişte 4 Formül Masada

Pansiyonlu Liselere Girişte Yeni Dönem: MEB 4 Formülü Masaya Yatırdı

Milli Eğitim Bakanlığı, uzun süredir tartışılan pansiyon yoğunluğu sorununa köklü bir çözüm getirmeye hazırlanıyor. Pansiyonu bulunan köklü ve yüksek puanlı liselerde kontenjan yapısını değiştirerek, pansiyonlu ve pansiyonsuz öğrenci alımını birbirinden ayıracak yeni bir sistem üzerinde çalışılıyor. Bu uygulama, Liselere Geçiş Sınavı (LGS) tercih sürecini doğrudan etkileyecek önemli bir dönüşümü beraberinde getiriyor.

Bakan Tekin'den Kritik Açıklama: "Şimdiden Onu Bilemeyiz"

Sistemin en kritik başlığı olan pansiyonlu ve pansiyonsuz kontenjanlar için LGS puanlarının farklı olup olmayacağı sorusu henüz netlik kazanmış değil. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum'daki programında gazetecilerin bu yöndeki sorusuna "Şimdiden onu bilemeyiz" yanıtını verdi. Bu açıklama, yeni modelin etkilerinin uygulama sürecinde şekilleneceğini ortaya koyarken, eğitim camiasında olası senaryoları da tartışmaya açtı.

Bakanlık henüz "pansiyonlu kontenjanın taban puanı şu olacak, pansiyonsuz bu olacak" şeklinde bağlayıcı bir açıklama yapmış değil. Ancak masada konuşulan senaryolar, puanların tamamen aynı kalmasından, mesafeye dayalı önceliklendirmeye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Masada Konuşulan 4 Olası Formül

Peki bu kontenjan ayrımı nasıl yapılabilir? Veli ve öğrenciler bu ayrımdan nasıl etkilenebilir? İşte uzmanlar tarafından dile getirilen 4 olası model:

  1. Tek Puan, Ayrı Kontenjan Modeli: Bu modelde pansiyonlu ve pansiyonsuz öğrenciler aynı LGS puan havuzundan yerleştiriliyor. Okulun tek bir taban puanı bulunuyor. Adaylar, puanları yettiği ölçüde pansiyonlu ya da pansiyonsuz kontenjanlardan birine yerleşiyor. Ancak bu formülde pansiyonlu kontenjanın dolması halinde, yüksek puanlı ama pansiyon istemeyen öğrencilerin yerleşememe riski bulunuyor.
  2. Daha Düşük Puanlı Kontenjan Modeli: Bu modele göre pansiyonlu kontenjanın taban puanı, pansiyonsuz kontenjana kıyasla bir miktar daha aşağıda oluşabilir. Böylece pansiyonlar dolarken, şehir içi öğrenciler pansiyonsuz kontenjanı zorlamaya devam eder. Eğitim uzmanları bu durumda pansiyon kapasitelerinin etkin kullanılacağına dikkat çekiyor. Ancak bu formüldeki risk, aynı okul içinde puan farkına dayalı iki farklı öğrenci profilinin oluşması ve bu durumun okul içi dengeyi etkileme ihtimali.
  3. Mesafe Önceliği Modeli: Konuşulan en güçlü formüllerden biri olan bu modelde, pansiyonlu kontenjanlar okula günlük ulaşımı zor olan öğrenciler için öncelikli hale geliyor. İl merkezi ile okul arasındaki mesafe, ulaşım süresi ve ilçeler arası konum, yerleştirmede belirleyici kriterlerden biri olabilir. Bu formüle göre lisenin bulunduğu ilçe ve merkeze yakın adreslerde yaşayan öğrenciler ağırlıklı olarak pansiyonsuz kontenjanlara yönlendirilirken, uzak ilçelerden, kırsal bölgelerden veya il dışından gelen öğrenciler için pansiyonlu kontenjanlar devreye giriyor.
  4. İki Aşamalı Yerleştirme Modeli: Bir diğer ihtimal ise yerleştirmenin iki aşamada yapılması. İlk aşamada pansiyonsuz kontenjanlar doldurulur, ikinci aşamada pansiyonlu kontenjanlar için ayrı bir yerleştirme gerçekleştirilir. Eğitim uzmanları bu formülde pansiyonların gerçekten ihtiyaç sahiplerine ayrılabileceğini söylüyor ancak yerleştirme takviminin daha uzun sürebileceği uyarısında bulunuyor.

Her 3 Öğrenciden Yalnızca Biri Pansiyon İmkanına Erişebiliyor

2024-2025 istatistiklerine göre Türkiye genelinde pansiyonu bulunan 3 binden fazla lise bulunuyor. Bu pansiyonların büyük bölümü fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje Anadolu liseleri ve mesleki-teknik liselerde yer alıyor. Toplam pansiyon yatak kapasitesi 400 binin üzerinde. Ancak LGS ile öğrenci alan ve yüksek puanlı liselerde tablo daha dar.

Geçen yıl LGS kapsamındaki 201 bin 315 kontenjan için, pansiyon kapasitesi 62 bin 736 olarak ilan edildi. Bu da her 3 öğrenciden yalnızca birinin pansiyon imkânına erişebildiğini gösteriyor. En yüksek talep, akademik başarısı ve üniversite yerleştirme oranlarıyla öne çıkan köklü fen liseleri ve sosyal bilimler liselerinin pansiyonlarında yoğunlaşıyor.

Ankara Fen Lisesi, İstanbul Atatürk Fen Lisesi, İzmir Fen Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi ve sosyal bilimler liseleri, il dışından gelen adayların ilk tercihleri arasında yer alıyor.

Veli ve Adayların Dikkat Etmesi Gerekenler

Pansiyonlu liselere girişte ezberler bozuluyor. Artık yalnızca yüksek puan almak değil, doğru kontenjanı doğru gerekçeyle seçmek de belirleyici olacak. Yeni sistem, yalnızca puanı değil, tercih stratejisini de kökten değiştiriyor. Uzmanlar, "eski alışkanlıklarla tercih yapmanın" bu yıl ciddi riskler taşıdığı uyarısında bulunuyor ve dikkat edilmesi gereken başlıkları şöyle sıralıyor:

  • Okulun pansiyon kapasitesi ile pansiyonlu kontenjan sayısı mutlaka karşılaştırılmalı.
  • "Pansiyonlu yazarım ama dışarıda kalırım" varsayımı artık geçerli olmayabilir.
  • İl içi-il dışı ve ilçe bazlı yerleştirme ihtimalleri dikkatle okunmalı.
  • Geçmiş yılların taban puanları yeni sistemde bire bir referans alınmamalı.

Pansiyonlu Kontenjan Yazmak Zorunlu Mu?

Hayır. Yeni modelde adaylar pansiyonlu ya da pansiyonsuz kontenjanı bilinçli olarak seçecek. Ancak pansiyonlu kontenjana yerleşen öğrencinin pansiyonda kalması bekleniyor. "Sadece puan için pansiyonlu yazma" döneminin kapanması hedefleniyor. Bu sayede pansiyon imkanlarının gerçekten ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaşması amaçlanıyor.