Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı haziran dönemi mesleki çalışma programının başlaması dolayısıyla öğretmen ve okul yöneticilerine video mesaj gönderdi. Bakan Tekin, sınıfların ritmini, okulların nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi öğretmenlerin bildiğini vurgulayarak, "Sizlerden gelen değerlendirmeleri eğitim politikalarımızın merkezinde tutmayı sürdüreceğiz" ifadesini kullandı.
Mesleki Çalışma Programı Başladı
Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Tekin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı haziran dönemi mesleki çalışma programının başlaması nedeniyle öğretmen ve okul yöneticilerine hitap etti. Bakan Tekin, öğretmenlere çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, eğitim öğretim yılının tamamlandığını ve ortaya konulan emekleri değerlendirdiklerini belirtti.
Eğitimin etkilerinin zamana yayılan uzun soluklu bir yolculuk olduğunu aktaran Tekin, öğretmenlerin sınıflarda attıkları her adımın, çocukların yüreğine dokunan her sözlerinin yıllar boyunca onların hayatında karşılığını bulmaya devam edeceğini vurguladı. Bakan Tekin, bu doğrultuda mesleki çalışma dönemlerini, bir yılın muhasebesini yapmak, tecrübeleri değerlendirmek ve yeni eğitim öğretim yılına daha güçlü hazırlanmak bakımından son derece kıymetli gördüğünü dile getirerek, iki günlük mesleki çalışma döneminin verimli geçmesini temenni etti.
Dijital Bağımlılık ve Aile Konuları Ele Alınacak
Haziran dönemi mesleki çalışmalarının, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden çevrim içi gerçekleştirildiğini hatırlatan Tekin, şunları kaydetti: "Mesleki çalışma programımız kapsamında sizlerle 'Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile' ile 'Dijital Çağ ve Aile' başlıklarını birlikte ele alacağız. Bu iki başlığın özenle seçildiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi bugün çocuklarımız, dijital dünyanın sunduğu imkanlarla birlikte yeni risk alanlarıyla da karşı karşıya bulunuyor. Dijital bağımlılık, yalnızlaşma, akran ilişkilerinde yaşanan değişimler ve aile içi iletişimde ortaya çıkan yeni sorunlar eğitim süreçlerini doğrudan etkileyen önemli meseleler arasında yer alıyor."
Tekin, çocukların sağlıklı bir şahsiyet geliştirebilmeleri için aileyi eğitimin asli paydaşı olarak gördüklerini bildirdi. Çocuğun iç dünyasının ailede şekillendiğini vurgulayan Tekin, okulda verilen eğitimin kalıcı ve nitelikli sonuçlar üretebilmesinin büyük ölçüde aileyle kurulan sağlıklı işbirliğine bağlı olduğunun altını çizdi.
Yerli İletişim Uygulamaları Hayata Geçirildi
Yusuf Tekin, bu anlayış doğrultusunda bu eğitim öğretim yılında, öğretmen-veli arasındaki iletişimi daha güvenli, doğrudan ve etkili hale getirmek amacıyla yerli ve milli iletişim uygulaması "Öğretmen Bilgi Servisi" ile Okul Veli Asistanı'nı (OVA) hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bu uygulamalarla hem sizlerin kurumsal iletişim süreçlerini güçlendirmeyi hem de velilerimizin çocuklarının eğitim öğretim süreçlerine daha etkin ve bilinçli katılımını sağlamayı amaçlıyoruz. Tam da bu sebeple mesleki çalışma dönemimizde bağımlılık, dijitalleşme ve aile ilişkilerini birlikte değerlendirmeyi son derece kıymetli buluyoruz. Sizlerin yapacağı değerlendirmelerin yeni eğitim öğretim yılına önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Öğretmen Yetiştirme Süreçleri Yenilendi
Göreve geldikleri ilk günden itibaren attıkları adımlarla öğretmenleri merkeze almaya özel önem verdiklerini, eğitimde kalıcı başarıya giden yolun, güçlü öğretmenlerden geçtiğini aktaran Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öğretmenlik, insan yetiştirme mesuliyetini üstlenen, bir çocuğun geleceğini kendi geleceğiyle birlikte düşünebilenlerin mesleğidir. Aynı zamanda öğrencinin dünyayı anlamlandırma biçimine refakat etmeyi de içerir. Böylesine ağır ve kurucu bir vazifenin hakkıyla yerine getirilebilmesi için öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerini, çalışma huzurlarını ve mesleki itibarlarını desteklemeyi temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz."
Öğretmen yetiştirme meselesinin maarif tarihinin en köklü başlıklarından biri olduğunu belirten Tekin, medreselerden Darülmuallim'e, öğretmen okullarından günümüze uzanan güçlü bir birikime sahip olduklarını ifade etti. Günümüzün değişen şartları ve öğretmenlik mesleğinin giderek çeşitlenen sorumluluklarının bu birikimi günün ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirmeyi gerekli kıldığını söyleyen Tekin, bu anlayışla öğretmen yetiştirme süreçlerini yeniden ele aldıklarını ve Milli Eğitim Akademisini hayata geçirdiklerini açıkladı.
Milli Eğitim Akademisi ve AGS Uygulaması
Bakan Tekin, Akademi Giriş Sınavı'nı (AGS) ilk kez uygulayarak burada eğitim alacak öğretmen adaylarını belirlediklerini hatırlattı. Bugün Akademi çatısı altında eğitim gören ilk öğretmen grubunun mesleğe hazırlık süreçlerine devam ettiğini belirten Tekin, "Milli Eğitim Akademisi ile mesleğe hazırlık ve meslek içi gelişim süreçlerini birbirlerini tamamlayan bütüncül bir yapı içerisinde kurguladık. Öğretmen adaylarımızın alan bilgilerini, pedagojik yeterliklerini, meslek ahlakını ve uygulama becerilerini daha sağlam bir zeminde geliştirmelerini amaçladık" dedi.
Ayrıca eğitim kurumu yöneticilerinin liderlik, yönetim ve iletişim yetkinliklerini geliştirmek amacıyla ilk kez Eğitim Kurumları Yöneticisi Yeterliklerini hazırladıklarını belirten Tekin, bu çerçevede Milli Eğitim Akademisi bünyesinde yönetici yetiştirme programlarını hayata geçirdiklerini söyledi. Bu kapsamda 81 ilde 18 bin 874 okul yöneticisine yüz yüze eğitim verildiğini açıkladı.
Öğretmenler Odası Buluşmaları Sürüyor
Bakan Tekin, eğitim öğretim yılı boyunca sürpriz okul ziyaretlerinin ve Öğretmenler Odası Buluşmaları'nın sürdüğünü, bu ziyaretler sayesinde öğretmenlerle bir araya gelerek eğitim süreçlerine ilişkin tecrübe ve önerilerini dinleme imkanı bulduklarını bildirdi. Eğitime dair meselelerin en sahici karşılığının okul hayatının gündelik akışı içinde ortaya çıktığına inandığını belirten Tekin, "Sınıflarımızın ritmini, okullarımızın nabzını ve sahanın gerçek ihtiyaçlarını en iyi sizler biliyorsunuz. Bu nedenle sizlerle istişare etmeyi, ortak akıldan beslenmeyi ve sizlerden gelen değerlendirmeleri eğitim politikalarımızın merkezinde tutmayı önümüzdeki dönemde de inşallah sürdüreceğiz" dedi.
Tekin, yaşadıkları çağda bilgiye erişim biçimlerinin, öğrenme ortamlarının ve çocukların ihtiyaçlarının büyük hızla değiştiğine işaret ederek, "Böylesi bir dönemde mesleki gelişim, öğretmenlik yolculuğunun tabii ve ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu çerçevede mesleki gelişiminizi çağın şartlarına uygun biçimde desteklemeyi asli görevimiz olarak görüyoruz" ifadesine yer verdi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin eğitim öğretim çalışmalarının ana istikametini belirlediğini vurgulayan Tekin, şunları paylaştı: "Bu modeli, insan yetiştirme anlayışımıza dair bütüncül bir maarif tasavvuru olarak görüyoruz. Modelimizin merkezinde yer alan 'yetkin ve erdemli insan' anlayışı doğrultusunda, çocuklarımızın akademik gelişimlerini desteklemenin yanı sıra onları ahlaklı, sorumluluk sahibi, merhametli, üretken, sorgulayan ve vatanını seven şahsiyetler olarak yetiştirmeyi esas alıyoruz."
Bu doğrultuda yürütülen her çalışmada bilgiyi beceriyle, beceriyi değerle, değeri de eylemle buluşturduklarını belirten Tekin, öğrencilerin bildiğini hayata taşıyan, üreten, düşünen ve karşılaştığı meseleler karşısında inisiyatif alabilen bireyler olarak yetişmelerini hedeflediklerini söyledi. Bu eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin kademeli uygulamasını sürdürdüklerini, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde uygulama alanını genişletirken öğretmenlerden gelen değerlendirmeleri de büyük bir dikkatle takip ettiklerini aktardı.
Aynı doğrultuda ölçme ve değerlendirme anlayışını da gözden geçirdiklerini belirten Tekin, öğretmenlerin sınıflarında yürüttükleri ölçme ve değerlendirme süreçlerini desteklemek amacıyla 'Soru Yazım Kılavuzu' hazırladıklarını ve öğrencilerin muhakeme, analiz, problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerini daha etkin biçimde değerlendirecek yayınlarla besleyeceklerini ifade etti.
Maarifin Kalbinde Etkinlikleri
Bakan Tekin, bu eğitim öğretim yılında öğrencilerin milli ve manevi değerlerle buluşmasını sağlayan birçok etkinliğin gerçekleştirildiğini belirtti. "Maarifin Kalbinde" etkinliklerinin söz konusu modelin sahadaki önemli yansımalarından biri olduğunu kaydeden Tekin, bu kapsamda "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin çocukların paylaşma, yardımlaşma, dayanışma ve merhamet gibi değerleri yaşayarak öğrenmelerini desteklediğine, nisan ayındaki "Maarifin Kalbinde Çocuk" etkinlikleriyle milli egemenlik bilinci, demokrasi kültürü ve sorumluluk duygusunun güçlenmesine katkı sunmaya çalıştıklarına dikkati çekti.
Tekin, mayısta düzenlenen "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinlikleriyle gençlerin üretimle, emekle, meslek ahlakıyla ve toplumsal sorumlulukla daha güçlü bağlar kurmalarını hedeflediklerini bildirerek, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında ve zanaat atölyelerinde yürütülen çalışmaların, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine, üretim kültürüyle tanışmalarına ve Ahilik geleneğinin temsil ettiği çalışma ahlakını benimsemelerine önemli katkılar sunduğuna inandıklarını aktardı.
Öğretmenlere Teşekkür ve Başsağlığı
Bakan Tekin, İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylarda hayatını kaybeden öğretmenlere Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, öğrencilerine ve eğitim camiasına başsağlığı diledi. Öğretmenlerin huzuru, güvenliği ve mesleki itibarının her şeyden önce geldiğini, yaşanan olayların ardından devletin tüm kurumlarının süratle harekete geçtiğini vurgulayan Tekin, gerekli idari ve psikososyal destek süreçlerinin başlatıldığına ve sürecin ilk andan itibaren yakından takip edildiğine işaret etti.
"Güvenli okul iklimi" meselesini yalnızca fiziki güvenlik tedbirleriyle sınırlı değerlendirmediklerine dikkati çeken Tekin, okul-aile işbirliğini güçlendirmeye, rehberlik ve psikososyal destek kapasitesini artırmaya, dijital bağımlılık ve akran zorbalığı gibi risk alanlarına yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getirdi.
Tekin, öğretmenlere yönelik değerlendirmelerde bulunarak, konuşmasına şöyle devam etti: "Sizler, çocuklarımızın hayatında çoğu zaman ailesinden sonra en güçlü rehber konumundasınız. Çoğu zaman öğrencilerimizin sevinçlerine, kaygılarına ve hayallerine en yakından siz şahit oluyorsunuz. Öğrencilerimizin kendilerini tanımalarında, aidiyet geliştirmelerinde, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt etmelerinde üstlendiğiniz sorumluluk son derece kıymetli. Geride bıraktığımız eğitim öğretim yılı boyunca hep birlikte büyük özveriyle çalıştık. Sınıflarımızda, öğretmenler odalarımızda, okul bahçelerimizde ve ülkemizin en ücra köşelerine kadar uzanan eğitim yuvalarımızda çocuklarımızın geleceği için gayret gösterdik. Sizler, bu ülkenin geleceğini inşa eden büyük bir maarif hareketinin öncülerisiniz. Her biriniz, çocuklarımızın hayatına dokunan, onların ufkunu genişleten, hayallerini büyüten ve karakter gelişimlerine rehberlik eden çok kıymetli bir vazife icra ediyorsunuz. Bütün içtenliğimle ifade etmek istiyorum ki sizlere güveniyorum. Türkiye Yüzyılı'nın inşasında en büyük gücümüz sizlersiniz. Buna yürekten inanıyorum. Görev yaptığınız yer, şartlarınız ve imkanlarınız ne olursa olsun çocuklarımız için ortaya koyduğunuz emek, sabır ve fedakarlık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum."



