Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Haliç Yerleşkesi'nde düzenlenen 'Fetih Ruhu Yarışmaları Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, toplumsal olayların bazı konuların daha iyi analiz edilmesine imkan sağladığını söyledi.
Toplumsal Cepheleşme ve 1453 Tartışması
Türkiye'de yıllarca farklı isimlerle tanımlanan bir cepheleşme oluştuğunu dile getiren Tekin, 'Buna kimisi sağ-sol dedi, kimisi merkez-çevre dedi. Bir sürü tanımlamalar yaptı, analizler yaptı. Ben de madem buradayız, bir anekdottan hareketle bu kamplaşmayı analiz etmek istiyorum. O da bir siyasetçinin sözü: Zulüm 1453'te başladı.' diye konuştu.
Tekin, bunun Türkiye'nin içinde bulunduğu toplumsal yapıyı analiz edecek çok güzel bir imkan olduğunu belirterek, Türkiye'de bir grubun 1453'e 'zulmün başladığı tarih' olarak baktığını, kendilerinin ise bunu 'fetih' olarak değerlendirdiğini kaydetti.
Farklı Bakış Açıları
İstanbul'un fethine ilişkin farklı bakış açıları bulunduğuna dikkati çeken Tekin, 'Bu olayı, yani 1453'ü zulüm olarak görenler, biraz önce okunan Elif Olmak Zor şarkısındaki, Mevlana İdris'in şiirindeki Türkiye'yi bize yaşatanlar. Onlar Zulüm 1453 olarak bakıyorlar. Bizse Türkiye'de insanların dini, inanç, ibadet hürriyetlerinin garanti altına alınması gerekli olan bir perspektiften bakarak İstanbul'u bu anlamda inançların özgürleştiği bir fetih olarak görüyoruz. Biz, çocuklarımız milli ve manevi değerlerimize bağlı olarak yetişsinler istiyoruz. Mevzuyu, 1453'ü fetih olarak gören bizler tarihimizle, atalarımızla, onların icraatlarıyla gurur duyuyoruz ve Fetih 1453 diyoruz. Ama çocuklarımıza müfredatımızda milli ve manevi değerleri öğretmemize karşı çıkanlar, Neden öğretiyorsunuz? diyenler ise olaya Zulüm 1453 olarak bakıyorlar.' ifadelerini kullandı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'yle geçmişin ve tarihin doğru kavramsallaştırmalarla anlatılmasını hedeflediklerinin altını çizen Tekin, müfredatta yapılan değişikliklere yönelik eleştiriler aldıklarını anlattı.
Müfredata 'Mavi Vatan' kavramını koyduklarına işaret ederek, şöyle devam etti: 'Biz, Lozan'daki adıyla müfredata Ege Denizi yerine Adalar Denizi ifadesini koyduk. Maalesef Türkiye'de Zulüm 1453 diyenlerin eleştirileriyle karşı karşıya kaldık. Tıpkı Yunanistan'da eleştirildiği gibi Türkiye'de de Zulüm 1453 diyenler müfredattaki bu değişikliklerimizi eleştirdiler. Biz, müfredatta Coğrafi keşifler kavramının yerine Sömürgeciliğin başlangıcı ifadesini kullandığımız için Zulüm 1453 diyenler bizi eleştirdiler. Biz müfredatta Haçlı seferleri yerine Haçlı saldırıları ifadesini kullandığımız için bu Zulüm 1453 diyenler bizi eleştiriyorlar. Biz, Okullarımızda çocuklarımız Paskalya, Noel, Cadılar Bayramı'nı kutlamasınlar dedik, Zulüm 1453 diyenler bizi yerden yere vurdular. Biz, Çocuklarımız okullarda ramazan etkinlikleri yapsınlar dedik, Zulüm 1453 diyenler bizi mahkemeye taşıdılar. Hakkımızda bildiriler yayınladılar. Protestolar, eylemler yaptılar.'
Sanat Etkinlikleri ve İşbirlikleri
Sanatçı Yücel Arzen'le düzenledikleri 'Kim Var?' sanat etkinliği ile Mehmet Akif Ersoy ile Necip Fazıl Kısakürek'i çocuklarla buluşturmak istediklerini belirten Tekin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ve Genel Kurul'da ağır eleştirilere maruz kaldıklarını kaydetti.
Eğitim süreçlerinde farklı kurumlarla işbirliği yapmaya devam edeceklerini anlatan Tekin, 'Biz, Türkiye'de eğitim öğretim süreçlerine katkı vermek isteyen her kim varsa onlarla işbirliği, protokol yapacağız ve bu yükü milletçe, toplumca paylaşacağız dedik. Vakıflarla, sivil toplum örgütleriyle, üniversitelerle, meslek örgütleriyle işbirliği yapacağız dediğim için Zulüm 1453 diyenler beni eleştiriyorlar. Ben de diyorum ki siz istediğiniz kadar eleştirin. Biz Fetih 1453 diyenlerle beraber yolumuza devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.



