Milli Eğitim Bakanı Tekin'den Eğitim Sisteminde Köklü Dönüşüm Açıklamaları
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Yeni Şafak Gazetesi'ne yaptığı ziyarette eğitim gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Taşımalı eğitim modelinden denetim mekanizmalarına, dijital takip sisteminden sınav sürecine kadar pek çok konuda önemli mesajlar veren Tekin, yeni döneme ilişkin detaylı yol haritasını kamuoyuyla paylaştı.
Taşımalı Eğitimde Devrim: Öğrenci Yerine Öğretmen Taşınacak
Taşımalı eğitim modelinde köklü değişiklik üzerinde çalıştıklarını açıklayan Bakan Tekin, mevcut durumu şu sözlerle özetledi: "Şu an 250-300 köyden öğrenciyi bir merkez okula taşıyoruz. Ben diyorum ki model tersine dönebilir. Öğrenciyi değil, öğretmeni taşıyalım. Bugün yaklaşık 2 milyon öğrenci taşıyoruz. Bunun yerine 15 bin öğretmeni taşısak daha rasyonel olabilir."
Bu yeni modelle öğrenci sayısı 30'un altına düştüğü için kapanma riski bulunan okulların açık tutulabileceğini vurgulayan Tekin, norm sorununa da çözüm getirileceğini ifade etti. "Mesela bir ortaokulda 30 öğretmen var ama haftalık ders yükü maaş karşılığını doldurmuyor. O okulu 'A kategori merkez okul' yapalım. Bu okula gelmek isteyen öğretmen şunu bilsin: Bu okulun hinterlandında 8 okul var. Branşıyla ilgili derslere o okullarda da girecek" diye konuşan Tekin, sistemin detaylarını paylaştı.
Adrese Dayalı Kayıtta Sıkı Denetim Dönemi
Adrese dayalı kayıt sisteminin detaylı veri analiziyle yürütüldüğünü belirten Tekin, İçişleri Bakanlığı'ndan alınan verilerle mahalle ve sokak bazlı planlama yapıldığını açıkladı. "Bir mahallede derslik başına 45 öğrenci düşüyorsa 'Buraya okul lazım' diyoruz ve yatırım planlıyoruz. Yeni yaptığımız okulda sınıf mevcudunu 25'e düşürmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bir ilkokul yatırımının ortalama 400 milyon liraya mal olduğunu vurgulayan Tekin, "Bu kadar yatırım yapıyoruz ama veli 'Ben çocuğumu oraya göndermem' deyip başka okula yöneliyor" diye konuştu. Adres taşıma yoluyla sistemin aşılmaya çalışıldığını belirten Bakan, "Vatandaş çocuğun adresini başka mahalleye taşıyor. Herkes bunu yaparsa sistemi nasıl yöneteceğiz?" sorusunu yöneltti.
Bu nedenle İçişleri Bakanlığı ile kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini açıklayan Tekin, "Eylül itibarıyla ciddi tedbirler devreye girecek" dedi. Yerleştirme önceliğinin öğrencinin evine en yakın okul olduğunu belirten Bakan, "Çok talep varsa önce o sokakta oturanlar yerleşecek. 30 kişilik kapasite dolduysa dışarıdan alım yapılmayacak" ifadelerini kullandı.
Sınav Sisteminde Değişiklik Yok
Sınav sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik planlanmadığını vurgulayan Tekin, "Sınav süreçleriyle ilgili çocuklarımızın kafasını lütfen karıştırmayın. Hiçbir değişiklik yok" açıklamasını yaptı.
Ara Tatiller Masada
Tekin, ara tatillere ilişkin iki yıldır öğrenci, öğretmen ve velilere anket yaptıklarını belirtti. Resmi tatillerin yoğunluğu, 180 iş günü zorunluluğu ve öğretmenlerin iki aylık yasal tatil süresi nedeniyle 36 haftalık takvimi planlamanın zorlaştığını söyledi. Özellikle 2027'de bayramlar ve ara tatilin aynı döneme denk gelmesinin planlamayı güçleştireceğini ifade eden Tekin, bu yılki araştırma sonrası önümüzdeki dönem için karar verileceğini açıkladı.
Eğitim Sürecine Dijital Takip
Dijital izleme sisteminin otomatik uyarı mekanizmasına dikkat çeken Tekin, bir okulda devamsızlık oranı arttığında sistemin "kırmızı bayrak" verdiğini ve ilçe yöneticilerinden bunun gerekçesini sorduklarını söyledi. Nakil hareketliliği, öğrenci sayısındaki artış-azalış, akademik başarı ve öğretmen norm açığının da anlık takip edildiğini belirtti.
Okul bazlı mali ve idari süreçlerin de sistem üzerinden izlendiğini vurgulayan Tekin, müdürlerin taleplerinin ve gönderilen ödeneklerin geriye dönük olarak kalem kalem görülebildiğini, böylece şeffaflık ve denetimin güçlendiğini ifade etti.
'Çocuk Etkinlik Merkezi' Kılıfına Sıkı Denetim
"Çocuk etkinlik merkezi" adı altında faaliyet gösteren yapılarla ilgili konuşan Tekin, denetim yetkisine ilişkin mevcut tabloyu anlattı. Bu tür yapıların isimlendirme yoluyla mevzuat dışında kalmaya çalıştığını belirten Tekin, "Biz bu tür yerleri denetleyemiyoruz. 'Çocuk etkinlik merkezi' gibi isimler kullanmalarının sebebi de bu; denetim alanının dışında kalmak" dedi.
Bu tür yerlerin mevcut mevzuatta karşılığı olmadığı için ruhsat almadığını ifade eden Tekin, 2014'teki dershane düzenlemesi ve 2016 genelgesi kapsamında valilikler bünyesinde il izleme ve değerlendirme komisyonları kurulduğunu hatırlattı. Ancak bu komisyonların zamanla etkinliğini yitirdiğini, yeniden genelge gönderilerek sürecin aktif hale getirildiğini kaydetti.
İstanbul'daki örneğe özellikle dikkat çeken Tekin, faaliyet alanına göre izin alınmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, "Eğer bir yer kreşse Aile Bakanlığı'ndan, anaokuluysa bizden izin alması gerekir. Bizden izin alan yerleri zaten denetliyoruz. İzin almayan yerleri de valilikler aracılığıyla denetleyeceğiz" dedi.
Milli ve Manevi Değerler Vurgusu
Milli Eğitim Bakanlığı'nın milli ve manevi değerlerin aktarılması amacıyla hayata geçirdiği "Maarifin Kalbinde Ramazan" projesine yönelik eleştirileri değerlendiren Tekin, "Muhalefeti önce okuma yazma öğrenmeye davet ediyorum. Bizim derdimiz bu kadar çatışmanın, bu kadar farklı dayatmaların olduğu bir ortamda çocuklarımızın milli şuurlarını geliştirecek, dayanışma ve birliktelik arzusunu perçinleyecek işler yapmak" ifadelerini kullandı.
168 Kişiye Suç Duyurusu
Tekin, "Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı. İmzalandı ve bakanlığımızı bu anlamda zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. Bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler, benim durduğum yerden suç teşkil eder. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız" açıklamasını yaptı.
Okula Başlama Yaşı Tartışılabilir
Okula başlama yaşına ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, aynı sınıfta 66 aylık ve 84 aylık öğrencilerin birlikte eğitim görebildiğine dikkat çekti. Bu yaş aralığında bir yılın gelişim açısından belirgin fark oluşturduğunu vurgulayan Tekin, "Bu yaş grubunda bir yıl ciddi fark oluşturuyor. İnce motor becerileri, kas gelişimi ve öz bakım yeterlilikleri değişebiliyor. Bu durum akran zorbalığına da zemin hazırlayabiliyor" dedi.
Başöğretmenlikte Kriter Vurgusu
Uzman ve başöğretmenlik kriterlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, kariyer basamaklarının ayırt edici bir niteliğe sahip olması gerektiğini vurguladı. "Süreyi 5 yıla düşürürseniz neredeyse herkes uzman, ardından başöğretmen olur. O zaman bunun bir karşılığı kalmaz" ifadelerini kullandı.
Denetim Yoksa Deneme de Yok
Ücretli deneme sınavı uygulamasına ilişkin konuşan Tekin, "okulların üzerinde başka bir vesayet mekanizması oluşmaması" gerektiğini belirterek, "Dershanelere karşı çıkmamızın temel sebebi de buydu. 12 yıl devletin okulunda okuyan çocuğa, '3 ayda bu işi çözerim' denmesi vesayettir" dedi.
Özel öğretim kurslarının artık Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu program sunmak zorunda olduğunu belirten Tekin, deneme sınavlarına ilişkin net konuştu: "İçeriğini denetleyemediğimiz bir sınavı okullarımızda serbest bırakamayız. Özel kurs kendi öğrencisine yapabilir ama benim öğrencime bunu parayla satamaz."
Tekin ayrıca, deneme sınavı ihtiyacının Bakanlık tarafından karşılanacağını ifade ederek, "EBA'da bu denemeler zaten vardı. 'Her çocuk EBA'ya erişemiyor' dendi. Ortaöğretim zaten yapmıştı geçen yıl. Bu sene Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz de ihtiyaç duyulan okullara basılı olarak EBA'daki soruları gönderecek" diye konuştu.