2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarının açıklanmasının ardından tercih dönemi başladı. Uzmanlar, öğrencilerin tercih yaparken yalnızca yüzdelik dilimlerine odaklanmamaları gerektiğini belirtiyor. Bu yıl tercih sürecini üç ana unsur şekillendirecek: ilk yüzde 1'lik dilimdeki sınırlı artış, kontenjanlardaki daralma ve matematiğin puan üzerindeki etkisinin yükselmesi.
İlk Yüzde 1'lik Dilimde Sınırlı Artış
Bu yıl LGS'de ilk yüzde 1'lik başarı dilimine 9 bin 944 öğrenci girdi. Geçen yıl bu sayı 9 bin 631 olarak gerçekleşmişti. Yaklaşık 300 kişilik artışın, tercih sıralamalarını köklü biçimde değiştirecek düzeyde olmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu artışın üst dilimlerdeki rekabeti önemli ölçüde etkilemeyeceğini ifade ediyor.
Anadolu Liselerinde Kontenjan Düştü
Merkezi sınavla öğrenci alan liselerin toplam kontenjanı geçen yıla göre 2 bin 416 azalarak 198 bin 899'a geriledi. En büyük düşüş Anadolu liselerinde yaşanırken, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve Anadolu imam hatip liselerinde de kontenjanlar azaldı. Buna karşılık Anadolu Teknik Programları ile Anadolu Meslek Programlarında kontenjan artışı gerçekleşti. Böylece mesleki ve teknik eğitime yönelik kapasite artırımı politikası bu yıl da sürdürüldü.
Matematik Belirleyici Olmaya Devam Ediyor
Sınavın en ayırt edici dersi bu yıl da matematik oldu. Diğer derslerin geçen yıla göre daha kolay olması nedeniyle bu testlerde bir doğru cevabın puana katkısı azalırken, matematikte bir sorunun puan değeri 4,65'ten 4,98'e yükseldi. Bu durum, özellikle üst başarı dilimlerinde birkaç matematik sorusunun doğru ya da yanlış yapılmasının sıralamayı önemli ölçüde değiştirebileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, matematik netlerinin tercih sıralamasında kritik rol oynadığını vurguluyor.
Sadece Puana Bakılmamalı
Uzmanlar, tercih döneminde öğrencilerin yalnızca yüzdelik dilimlerine odaklanmamaları gerektiğini vurguluyor. Okulların kontenjan değişiklikleri ve matematiğin sıralamaya etkisi birlikte değerlendirildiğinde, özellikle üst dilimlerde küçük sıralama farklarının tercih edilebilecek okul seçeneklerini doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor. Öğrencilerin, okulların geçmiş yıl taban puanları ve kontenjan doluluk oranlarını da inceleyerek dengeli bir tercih listesi oluşturması öneriliyor.



