Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Eyüboğlu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. Eyüboğlu, öğrencilerin sınav kaygısını kontrol edebilmeleri için ailelerin çocuklarına sınav sonucundan bağımsız olarak yanlarında olduklarını hissettirmeleri gerektiğini vurguladı.
Sınav hayatın tek çıkış noktası değil
Prof. Dr. Murat Eyüboğlu, sınavın öğrenciler için önemli olduğunu ancak hayatlarındaki tek çıkış yolu olmadığını belirtti. Sınav süreçlerinde çocukların belirli bir düzeyde kaygı yaşamalarının olağan olduğunu ifade eden Eyüboğlu, hafif düzeyde kaygının motivasyonu, dikkati ve odaklanmayı artırarak daha iyi çalışmayı sağlayabileceğini söyledi.
Yüksek düzeyde kaygının ise öğrencileri rahatsız ederek başarıyı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Eyüboğlu, şu ifadeleri kullandı: "Sınava atfettiğimiz anlam eğer yüksekse çocuklar ailelerin de kaygılarını alıp sınav sürecinde performanslarının olumsuz etkilenebileceği bir kaygı yaşayabilirler. O nedenle çocukları mümkün olduğu kadar desteklemek ama desteklerken de sınavı hayatlarındaki tek nokta veya tek çıkış noktası olarak göstermemek gerekiyor."
Aileler kaygılarını çocuklara yansıtıyor
Ailelerin çocuklarının başarılı olmasını istediğini belirten Eyüboğlu, bu başarı yolunda çocukları desteklemenin yolunun onları sadece sınava hazırlamak veya yüksek puan almalarını sağlamak olmadığını anlattı. Ailelerin sınav nedeniyle farkında olmadan yaşadıkları kaygıları çocuklara aktarabildiğini dile getiren Eyüboğlu, şöyle devam etti:
"Zaten kendisi belli düzeyde kaygı yaşayan bir çocuk, ailenin de yaşadığı bu kaygıyı aldığı zaman sınav sürecinde performansı etkilenebiliyor. Çocukları mümkün olduğu kadar desteklemek, sınavdan çok bahsetmemek, geri sayım yapmamak gerekir. Sınavın sonucundan bağımsız olarak çocukların yanında olduğumuzu onlara hissettirmek, yapmamız gereken en önemli şey."
Rutin yaşamda değişiklik yapılmamalı
Eyüboğlu, çocukların değerini veya sevgisini koşullu hale getirmenin riskli olduğunu belirterek, "Hele de bunu sınav gibi bir duruma bağlamak bizim istemediğimiz bir tablo. Bunun yanında sürekli sınavla ilgili konuşmak, başkalarıyla kıyaslama yapmak veya olası sınav sonuçlarıyla ilgili olumsuz senaryolar oluşturup bunu çocuğa yansıtmak, sınav sürecinde çocukların yaşamak istemediği tablolar. Bu hem ebeveynleriyle olan ilişkilerini olumsuz etkiler hem de çocukların sınav sürecinde yaşayacakları kaygıları artırır" dedi.
Sınav öncesi öğrencilerin ve ailelerin yapması gereken en önemli hususun rutin yaşamda önemli bir değişiklik yapmamak olduğunu vurgulayan Eyüboğlu, özellikle son birkaç günde beslenme ve uyku alışkanlıklarının değişmemesi, daha önce yapılmayan aktivitelerin denenmemesi gerektiğini söyledi. "Çünkü bunlar hem tıbbi hem de stresle ilişkili bazı sorunlar getirebilir. Çocuklara aslında sınavın onlar için önemli olduğunu ama tek çıkış yolu olmadığını hissettirmemiz gerekiyor" diye konuştu.
Eyüboğlu, sınav sonrasında ailelere sonuç ne olursa olsun çocukların yanında olmayı ve onlarla keyifli zaman geçirmeyi tavsiye etti.



