Boğaziçi Üniversitesi'nde Dava Fırtınası: 700 Davayla Karşı Karşıya
Türkiye'nin en yüksek puanlı öğrencilerinin tercih ettiği köklü eğitim kurumu Boğaziçi Üniversitesi, son dönemde belirli bir akademisyen grubunun başlattığı yoğun dava süreçleriyle karşı karşıya. Üniversite yönetiminin attığı hemen her adım, yargıya taşınarak kurumun işleyişini zorlaştırıyor.
Uluslararası Akademik Kadroya Yönelik Yargı Saldırısı
Boğaziçi Üniversitesi, son yıllarda Harvard, Oxford, MIT ve Queen Mary gibi dünyanın saygın üniversitelerinde eğitim almış uluslararası akademik geçmişe sahip isimleri bünyesine kattı. Ancak bu atamalar ve üniversite yönetiminin aldığı kararlar, belirli bir akademisyen grubu tarafından sürekli olarak mahkemelere taşınıyor.
"Boğaziçi Klanı" Olarak Adlandırılan Grup Pusuda
Daha önce Yeni Şafak gazetesinin "Boğaziçi Klanı" manşetiyle gündeme getirdiği bu grup, geçmiş yıllarda üniversitede rektör yardımcısı, dekan ve bölüm başkanı olarak görev yapan, yönetim değiştikten sonra ise koltuğunu kaybeden isimlerden oluşuyor. Bu klan, mevcut idarenin aldığı kararları yakından takip ederek adeta pusuda bekliyor.
Üniversitenin yayımladığı ilanlar ve senato kararları başta olmak üzere iç işleyişi etkileyen birçok adım İdare Mahkemesi'ne taşınıyor. Özellikle yeni akademisyen atamaları, göreve başlar başlamaz dava konusu oluyor.
Yeni Atamalara Anında Dava Açılıyor
Yaklaşık 10 kişilik bir grup, hangi bölüme yeni bir akademisyen atansa hemen dava açıyor. Bu durumun somut örnekleri şu şekilde:
- Siyaset Bilimi bölümüne yapılan atamada Prof. Dr. Mine Eder'e dava açıldı.
- Ekonomi bölümündeki atamada Prof. Dr. Ünal Zenginobuz hedef alındı.
- Bilgisayar Mühendisliği bölümündeki atamada ise daha önce intihal iddialarıyla gündeme gelen Cem Ersoy-Lale Akarun çifti dava açtı.
700 Davayla Rekor Seviyeye Ulaşıldı
Boğaziçi Üniversitesi kadrosuna katılan 150 akademisyen için ortalama ikişer dava açılırken, buna ek olarak yönetim kurulu ve senato kararları da yargıya taşınıyor. Bu davalarla birlikte toplam dava sayısı 700'e ulaştı.
Bu yoğun dava sürecinin mali boyutu ise dikkat çekici seviyelerde. Bir davanın ortalama maliyeti avukatlık ücreti, harç ve yargılama giderleriyle birlikte yaklaşık 60 bin TL'yi buluyor. 700 dava için bu meblağ 42 milyon TL'ye ulaşıyor.
Dışarıdan Talimat ve Finansman Şüpheleri
Davaların masraflarının karşılanması ve kaybedilen davalarda üniversitenin yargılama giderlerinin ödenmesi, hayatın olağan akışına aykırı olarak değerlendiriliyor. Bu durum, davaların bireysel değil, dışarıdan bir talimat ve finansman desteğiyle yürütüldüğü iddialarını güçlendiriyor.
Maliye Bakanlığı'nın davaların giderleriyle ilgili bir araştırma yapması da bekleniyor. Bu araştırmanın, davaların finansman kaynağını ortaya çıkarabileceği düşünülüyor.
İmamoğlu'nun Avukatı Davalarda Öne Çıkıyor
Boğaziçi Üniversitesi'ndeki işleyişi engellemek için açılan davalarda avukatlar Fırat Kuyurtar ve Bürgehan Emrağ öne çıkıyor. Bürgehan Emrağ, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında tutuklanan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı olarak biliniyor.
Emrağ, daha önce İmamoğlu'nun Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi'ne usulsüz yatay geçişiyle ilgili yürütülen diploma davasında avukatlığını üstlenmişti. Bu bağlantı, davaların arkasındaki motivasyonlar hakkında yeni soru işaretleri doğuruyor.
Boğaziçi Üniversitesi yönetimi, bu dava fırtınasına rağmen akademik kadrosunu güçlendirmeye ve uluslararası standartlarda eğitim vermeye devam ediyor. Ancak yargı süreçlerinin üniversitenin normal işleyişini ne kadar etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.