Boğaziçi'nde Davaların Detayları Ortaya Çıktı: 700 Davadan 67'si Kazanıldı
Boğaziçi'nde Davaların Detayları: 700 Davadan 67'si Kazanıldı

Boğaziçi Üniversitesi'nde Akademisyen Davalarının Detayları Açığa Çıktı

Türkiye'nin en yüksek puanlı öğrencileri tarafından tercih edilen Boğaziçi Üniversitesi'nde, beş yılı aşkın süredir 'ayakta durma' eylemi yapan akademisyenlerin üniversite yönetimine açtığı davaların detayları netleşti. Yeni Şafak gazetesinin ulaştığı bilgilere göre, üniversitenin çeşitli kadrolara yaptığı atamalara yönelik açılan ve sonuçlanan 69 davanın 67'si akademisyenler lehine sonuçlandı. Bu durum, üniversite yönetiminin atama süreçlerinde ciddi hukuki zorluklarla karşılaştığını gözler önüne serdi.

Senato ve Yönetim Kurulu Kararlarına Açılan Davalar

Senato kararlarına karşı açılan 11 davanın 10'u üniversite lehine sonuçlanırken, üniversite yönetim kurulu kararlarına karşı açılan 11 davanın tamamı üniversitenin lehine sonuçlandı. Bu veriler, akademik ve idari kararların hukuki dayanaklarının daha güçlü olduğunu işaret ediyor. Ancak, atama davalarındaki yüksek kayıp oranı, üniversite yönetiminin personel seçim süreçlerinde revizyona gitmesi gerektiğini düşündürüyor.

700 Davalık Süreç ve Mali Boyut

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Prof. Dr. Melih Bulu'yu rektör olarak atamasının ardından başlayan protesto eylemlerinde yer alan akademisyenler, Prof. Dr. Mehmet Naci İnci döneminde de üniversitedeki işleyişi engellemek amacıyla bugüne kadar toplam 700 dava açtı. Bu davalar, bölümlere yapılan atamalardan tez danışmanlıklarının iptaline, unvanların iptalinden senato kararlarının iptaline kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Akademisyenlerin bu davalar için yaklaşık 42 milyon Türk Lirası harcadığı tahmin ediliyor, ancak bu kaynağın nereden sağlandığı belirsizliğini koruyor.

Akademisyenlerin Açıklamaları ve Algı Çalışması

Dava bombardımanının gündeme gelmesinin ardından bir açıklama yapan akademisyenler, açılan davaların önemli bir kısmının kazanıldığını iddia etti. Yapılan açıklamada, "Kazanılan davaların masraflarının, davanın muhatabı olan üniversite yönetimi tarafından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vergileri üzerinden ödendiği" belirtilerek, mevcut rektörlük makamının sorgulanması gerektiği vurgulandı. Bu ifadeler, yeni bir algı çalışması olarak değerlendirildi.

Bireysel Davalar ve Avukatlar

Davaların içeriğine ilişkin detaylar, oluşturulmaya çalışılan algıyı sarsacak nitelikte. Örneğin, Cem Say'ın sabbatical izni verilmemesi ve anabilim dalı başkanlığından alınması gibi gerekçelerle 19 dava açtığı biliniyor. Ünal Zenginobuz'un yaklaşık 20 davası bulunurken, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Mine Eder'in 7 dava açtığı kaydedildi. Boğaziçili akademisyenlerin her dava için ortalama 60 bin Türk Lirası harcadığı varsayıldığında, 42 milyon Türk Lirasılık maliyetin kaynağı hâlâ gizemini koruyor.

Üniversiteye açılan davalarda avukatlar Fırat Kuyurtar ve Bürgehan Emrağ öne çıkıyor. Bürgehan Emrağ'ın, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında tutuklanan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi'ne usulsüz yatay geçişiyle ilgili diploma davasında avukatlık yaptığı biliniyor. Bu bağlantı, davaların arka planına dair soru işaretlerini artırıyor.

Sonuç olarak, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki hukuki mücadelenin boyutları ve maliyeti, yükseköğretimdeki gerilimlerin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Üniversite yönetiminin atama süreçlerinde yaşadığı hukuki mağlubiyetler, sistemde reform ihtiyacını işaret ederken, akademisyenlerin davalar için harcadığı kaynağın belirsizliği de tartışmaları alevlendiriyor.