Türkiye, Uluslararası Eğitimde Güvenli Liman Olarak Öne Çıkıyor
Dünya genelinde art arda yaşanan savaşlar, siyasi gerilimler ve ekonomik dalgalanmalar, uluslararası eğitim sektörünü derinden etkiledi. Üniversite tercihlerinde artık sadece akademik başarı değil, aynı zamanda güvenlik, istikrar ve erişilebilirlik gibi kriterler de belirleyici rol oynuyor. Bu yeni küresel denklemde Türkiye, krizleri doğru analiz ederek uluslararası eğitim alanında öne çıkan ülkelerden biri haline geldi.
Öğrenci Sayısında Çarpıcı Büyüme: 15 Kat Artış
Türkiye, son on yılda uluslararası öğrenci sayısında yaklaşık 15 katlık bir büyüme kaydederek bu alanda dikkat çekici bir ivme yakaladı. Resmi hedef, 2030 yılına kadar 1 milyon uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapmak olarak belirlendi. Bu gelişme, ülkenin eğitim diplomasisindeki başarısını gözler önüne seriyor.
Güvenli Ülkeler Ön Plana Çıkıyor
ABD ve Kanada'nın vize politikalarını sertleştirmesi, Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu'daki çatışmalar ve İran'daki toplumsal-siyasi krizler, küresel öğrenci hareketliliğinde ciddi kırılmalara yol açtı. Geleneksel eğitim destinasyonları cazibesini yitirirken, güvenli ve öngörülebilir ülkeler ön plana çıkmaya başladı. Türkiye, bu süreçte hem insani sorumluluk üstlenen hem de stratejik adımlar atan ülkelerden biri oldu. Özellikle bölge ülkelerinden gelen öğrenciler için Türkiye, eğitimde "istikrarlı bir liman" olarak görülüyor.
İranlı Öğrencilerin Gözdesi: Türkiye
Yurtdışı eğitimde Türkiye'yi en çok tercih eden ülkelerin başında İran geliyor. OECD verilerine göre, 110 binden fazla İranlı öğrenci ülke dışında eğitim alırken, Türkiye bu öğrencilerin ilk tercihlerinden biri konumunda. YÖK verilerine göre ise halihazırda 35 bini aşkın İranlı öğrenci Türkiye'de üniversite eğitimi alıyor. Studyin Türkiye Genel Koordinatörü Caner Otrakçı, İran'daki son gelişmelerin bu tabloyu daha da güçlendireceğini belirterek, şunları söyledi:
"İranlı öğrenciler Türkiye'deki akademik kalite, kültürel yakınlık ve vize erişilebilirliği nedeniyle doğal olarak burayı tercih ediyor. İran'daki son toplumsal ve siyasi gelişmelerle bu talebin artmasını bekliyoruz."
İran'da üniversite yurtlarının kapatılması, güvenlik önlemlerinin artırılması, ekonomik kriz ve gelecek kaygısı, gençleri ülke dışında eğitim arayışına itiyor. ABD ve Avrupa ülkelerinde yaşanan uzun ve belirsiz vize süreçleri de Türkiye'yi daha rasyonel bir seçenek haline getiriyor.
Gazze ve İnsani Diplomasi
Gazze'de yaşanan insani kriz de Türkiye'nin eğitim diplomasisini bir kez daha görünür kıldı. Devlet destekli burslar ve üniversitelerin açtığı özel kontenjanlar sayesinde Türkiye, Filistinli gençler için güvenli bir eğitim yuvası haline geldi. Uzmanlara göre, doğru politikalarla Türkiye bölgesel bir aktör olmanın ötesine geçebilir. Otrakçı, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:
"Uluslararası öğrencileri yalnızca bir sayı olarak değil, geleceğin liderleri ve kültür elçileri olarak görürsek, Türkiye'yi 10-15 yıl içinde dünyanın başlıca eğitim merkezlerinden biri olarak konuşuruz."
ABD Cazibesini Kaybediyor
ABD'nin son yıllarda izlediği sert dış politika dili ve vize uygulamaları, özellikle Müslüman coğrafyalardaki ailelerin eğitim tercihlerinde önemli değişimlere yol açtı. Güvenlik riski ve siyasi belirsizlik algısı, prestijin önüne geçti. Otrakçı bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:
"Bugün birçok ülkede aileler çocuklarını ABD'ye göndermeden önce iki kez düşünüyor. Güvenlik ve erişilebilirlik artık en önemli kriter. Türkiye bu noktada güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor."
Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte Orta Asya gençlerinin eğitim rotası da değişti. Güvenlik kaygıları ve yaptırımlar nedeniyle Rusya'ya ilgi azalırken, Türkiye coğrafi yakınlık, kültürel uyum ve vize kolaylığıyla öne çıktı.