Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) tercih dönemindeki adaylara önemli tavsiyelerde bulundu. Özvar, "Bugün vereceğiniz karar elbette hayatınızın bütün safhalarını belirlemeyecek. Ancak doğru yapılmış bir üniversite tercihi size güçlü bir başlangıç noktası, nitelikli bir eğitim çevresi ve mesleki hayatınıza hazırlanabileceğiniz değerli fırsatlar sunar" dedi.
Üniversite tercihi sadece bölüm seçmek değil
YÖK'ten yapılan yazılı açıklamaya göre Özvar, üniversite tercihinin yalnızca bir bölüm seçmekten ibaret olmadığını belirterek, gençlerin yaklaşık 40 yıllık çalışma hayatını şekillendirecek önemli bir kararın eşiğinde olduğunu kaydetti. Uzun ve yoğun sınav sürecini geride bırakan adayları tebrik eden Özvar, tercih döneminin sınav kadar önemli olduğuna işaret etti. Gençlere ilgi ve yetenekleri doğrultusunda karar vermeleri çağrısında bulunan Özvar, "Bugün vereceğiniz karar elbette hayatınızın bütün safhalarını belirlemeyecek. Ancak doğru yapılmış bir üniversite tercihi size güçlü bir başlangıç noktası, nitelikli bir eğitim çevresi ve mesleki hayatınıza hazırlanabileceğiniz değerli fırsatlar sunar" değerlendirmesini yaptı.
Değişen meslekler ve geleceğin becerileri
Çalışma hayatının büyük dönüşümden geçtiğini belirten Özvar, yapay zeka, biyoteknoloji, kuantum teknolojileri, siber güvenlik, yeşil dönüşüm, dijital üretim ve finansal teknolojiler gibi alanların yeni meslekleri ortaya çıkardığını aktardı. Bugün üniversite tercihi yapan bir gencin yaklaşık 40 yıllık çalışma hayatına hazırlandığını kaydeden Özvar, bu süreçte teknolojilerin değişeceğini, bazı mesleklerin ortadan kalkacağını ve çok sayıda yeni çalışma alanının ortaya çıkacağını bildirdi. Bu nedenle adayların tercih yaparken yalnızca mezuniyet sonrasında hangi işi yapacaklarını değil, seçecekleri programın kendilerine değişen şartlara uyum sağlayabilecek bilgi, beceri ve yetkinlik kazandırıp kazandırmayacağını da sorgulamaları gerektiğini vurgulayan Özvar, gençlere, "Tercihinizi aceleyle, yalnızca çevrenizde duyduğunuz görüşlere veya o yıl popüler görünen programlara bakarak yapmayın. Kendinizi tanıyın, programları dikkatle inceleyin ve uzun vadeli düşünün" şeklinde tavsiye verdi.
YÖK'ün dönüşüm çalışmaları
Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda kapsamlı dönüşüm süreci yürüttüklerini belirten Özvar, yükseköğretim sistemini değişen teknoloji, üretim modeli ve iş gücü ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırdıklarını anlattı. Özvar, "Sizleri yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına hazırlayacak bir yapı kuruyoruz. Geleceğin dünyasında en değerli diploma, kendini sürekli geliştirebilen insanın sahip olduğu birikim olacaktır" açıklamasında bulundu. Türk yükseköğretiminin 208 üniversitesi ve yaklaşık 7 milyon öğrencisiyle güçlü bir akademik ekosistem oluşturduğunu dile getiren Özvar, üniversitelerin araştırma, girişimcilik ve üretim kapasitesiyle gençlere küresel ölçekte rekabet edebilecek bir eğitim ortamı sunduğunu ifade etti.
Diploma tek başına yeterli değil
Çalışma hayatında artık yalnızca diploma sahibi olmanın yeterli olmadığının altını çizen Özvar, iş dünyasının alan bilgisinin yanı sıra deneyim, takım çalışması, problem çözme, dijital yetkinlik ve iletişim becerilerine sahip mezunlar beklediğini bildirdi. Bu doğrultuda kısa süreli stajlar yerine bir veya iki dönem süren iş yeri temelli eğitim modelini yaygınlaştırdıklarını aktaran Özvar, öğrencilerin eğitimlerinin önemli bir bölümünü işletmelerde, fabrikalarda, sağlık kuruluşlarında, laboratuvarlarda ve kendi alanlarıyla ilgili kurumlarda geçirdiğini belirtti. Gaziantep, Konya, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara'da yürütülen pilot uygulamanın 185 program ve yaklaşık 120 bin öğrenciyi kapsadığını bildiren Özvar, Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokullarının mezunlarında istihdam oranının yüzde 90'ın üzerine çıktığını kaydetti.
Ön lisans programlarına dikkat
Robotik sistemlerden siber güvenliğe, dijital üretimden enerji, sağlık, savunma sanayisi, ilaç üretimi, akıllı tarım ve lojistiğe kadar birçok alanda nitelikli teknik insan kaynağı ihtiyacının hızla arttığına işaret eden Özvar, adaylardan güçlü uygulama altyapısına sahip ön lisans programlarını da dikkatle değerlendirmelerini istedi. "Önemli olan programın süresi değil, kazandırdığı bilgi, beceri, deneyim ve çalışma hayatıyla kurduğu ilişkidir" ifadesini kullanan Özvar, geleceğin üretim dünyasında nitelikli teknikerlerin kritik roller üstleneceğini vurguladı.
Yurt dışı eğitim planlayanlara uyarı
Yurt dışında eğitim görmeyi planlayan adaylara önerilerde bulunan Özvar, tercih edilecek üniversitenin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınıp tanınmadığının eğitime başlamadan önce mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirtti. Tanınmayan yükseköğretim kurumlarından alınan diplomalara denklik verilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Özvar, hiçbir üniversite veya program için önceden "denklik garantisi" verilemeyeceğini vurguladı. Ailelerin çocukların tercihlerini geçmiş dönemlerin meslek algısına göre değil, ilgi ve yeteneklerine göre şekillendirmelerine destek olması gerektiğini belirten Özvar, "Gençlerimizi dinleyelim, rehberlik edelim fakat baskı kurmayalım" ifadesini kullandı.



