Petrol Fiyatlarındaki Artışın Türkiye'ye Maliyeti 14.5 Milyar Doları Bulabilir
Petrol Artışının Maliyeti 14.5 Milyar Dolar Olabilir

Petrol Fiyatlarındaki Artış Türkiye'nin Enerji Faturasını Kabartıyor

Devam eden savaş ortamı nedeniyle küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji maliyetlerini önemli ölçüde artırma riski taşıyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması durumunda, Türkiye'nin ekstra 14.5 milyar dolarlık bir maliyetle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor.

Eşel Mobil Sistemi Devreye Giriyor

Akaryakıt fiyatlarındaki olası artışın vatandaş üzerindeki etkisini hafifletmek için hükümet, eşel mobil sistemini yeniden uygulamaya koyuyor. Bu sistem kapsamında, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yüzde 75'lik kısmı devlet tarafından ÖTV indirimi yoluyla karşılanacak. Böylece pompa fiyatlarına yansıyacak artış oranı yüzde 25 ile sınırlandırılmış olacak.

ÖTV Gelirlerinde Büyük Kayıp Bekleniyor

Maliye Bakanlığı'nın 2026 yılı için petrol ve doğalgazdan elde etmeyi planladığı 656 milyar liralık gelir hedefi, artan fiyatlar nedeniyle sekteye uğrayabilir. İlk iki aylık gerçekleşmeler hariç tutulduğunda, kalan 10 aylık dönemdeki 557 milyar liralık hedefin akaryakıt ve LPG'den sağlanması planlanan 250 milyar liralık kısmının yüzde 75'i, yani yaklaşık 190 milyar liralık bir ÖTV kaybı yaşanabilir.

Orta Vadeli Program Tahminleri Aşıldı

Türkiye, 2026 Orta Vadeli Program'da petrol fiyatının yıl ortalamasını 65 dolar, enerji ithalatını ise 63 milyar dolar olarak öngörmüştü. Ancak savaşın tetiklediği arz endişeleri nedeniyle petrol fiyatları 85 dolar seviyelerine yükseldi. Bu durum, tahminlerin çok üzerinde bir maliyet artışı anlamına geliyor.

Doğalgaz Fiyatlarındaki Geçici Sabitleme

Enerji krizinin bir diğer ayağı olan doğalgaz fiyatlarında ise Türkiye'nin 3 aylık bir sabitleme yaptığı öğrenildi. Bu sürenin sonunda yaz mevsiminin gelmesiyle, konutlardaki doğalgaz tüketiminin düşmesi bekleniyor. Ancak savaşın uzaması ve maliyetlerin yüksek seyretmesi durumunda, hem devlet hem de vatandaş için enerji faturasının daha da kabarması riski bulunuyor.

Sonuç olarak, küresel enerji piyasalarındaki belirsizlik Türkiye ekonomisi üzerinde önemli bir baskı unsuru oluşturuyor. Eşel mobil sistemi gibi önlemlerle vatandaşın korunması hedeflenirken, bütçe gelirlerinde yaşanacak kayıpların nasıl telafi edileceği ise önümüzdeki dönemin en kritik sorularından biri olacak.