Ons altın, Orta Doğu'da devam eden savaş ve yükselen enerji fiyatlarının etkisiyle üst üste üç ay değer kaybetti. Piyasa uzmanları, jeopolitik gerilimin altın fiyatlarını aşağı yönlü baskılamaya devam edebileceğini belirtiyor.
Altın fiyatlarındaki düşüşün nedenleri
ABD ile İran arasında şubat ayı sonunda başlayan ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açan savaş, emtia piyasalarında büyük dalgalanmalara neden oldu. Boğazın kapanmasıyla enerji fiyatları hızla yükseldi ve bu durum, merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik beklentileri değiştirdi. Savaş öncesinde faiz indirimi beklenen ABD Merkez Bankası'nın (Fed) artık faiz artırımına gidebileceği tahmin ediliyor. Bu durum, altın başta olmak üzere kıymetli madenlerin fiyatlarını olumsuz etkiliyor.
Ons altının aylık performansı
Altının onsu, yılın ilk iki ayında güçlü bir yükseliş kaydetmişti. Ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor kıran ons altın, şubat ayını yüzde 8,5 artışla 5 bin 263 dolardan tamamladı. Ancak Orta Doğu'da savaşın başlamasıyla birlikte değer kaybetmeye başladı. Mart ayında yüzde 11,3 düşüşle 4 bin 667 dolara gerileyen ons altın, nisanda yüzde 1, mayısta ise yüzde 1,8 değer kaybetti ve mayıs ayını 4 bin 540 dolardan kapattı. Mart ayındaki düşüş, 2008 küresel krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti.
Gümüş fiyatlarındaki gelişmeler
Gümüş fiyatları da benzer bir seyir izledi. Yıl başında 71 dolardan işlem gören gümüşün onsu, ocak ayında 121,7 dolarla rekor kırdıktan sonra mart ayında sert düşüş yaşadı. Mart ayını yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan tamamlayan gümüş, nisanda yüzde 1,8 daha gerileyerek 73,7 dolara indi. Mayıs ayında ise yüzde 2,1 artışla 75,3 dolara yükselerek iki aylık düşüş serisini sonlandırdı.
Uzman değerlendirmesi
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamanın petrol ve doğal gaz fiyatlarını yüksek tutarak altın için daha az destekleyici bir piyasa ortamı yarattığını söyledi. Hansen, jeopolitik gelişmelerin klasik bir güvenli liman arayışı yerine enerji fiyatları üzerinden enflasyon endişelerini körüklediğini, bunun da tahvil getirilerini yükselttiğini ve doları güçlendirdiğini belirtti. Faiz beklentilerinin altın fiyatları üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Hansen, jeopolitik durumun istikrara kavuşmasıyla yatırımcıların merkez bankalarının altın talebi gibi yapısal temalara odaklanacağını öngördü.



