Küresel petrol piyasalarında dün hareketli bir seans yaşandı. Brent petrolünün varil fiyatı, gün içinde 63,86 dolara kadar yükseldikten sonra 63,57 dolar seviyesinden işlemleri tamamladı. Fiyatlardaki bu kısmi yükselişin arkasında iki ana etken öne çıktı: Çin ekonomisinin beklenenden güçlü performansına ilişkin iyimserlik ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa ülkelerine yönelik açıkladığı yeni ticaret tedbirleri.
Çin Ekonomisinden Petrol Talebine Destek
Dün açıklanan resmi veriler, Çin ekonomisinin geçen yıl yüzde 5 büyüdüğünü ve hükümetin hedefini karşıladığını ortaya koydu. Bu beklenenden daha güçlü büyüme rakamı, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısından gelecek talep beklentilerini güçlendirdi. Analistler, ülkenin zayıf iç talebi dengelemek için küresel mal talebindeki payını artırmaya çalışmasının, petrol piyasalarındaki iyimser havayı beslediğini değerlendiriyor.
Çin'in enerji sektörü verileri de bu görüşü destekler nitelikte. Ülkenin rafineri ham petrol işleme hacminin 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 4,1 arttığı bildirilirken, ham petrol üretimi de yüzde 1,5'lik artışla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
Trump'tan Avrupa'ya Gümrük Vergisi Tehdidi
Petrol fiyatlarına yön veren bir diğer önemli gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump'tan geldi. Trump, Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, Hollanda, Finlandiya ve İngiltere'den ithal edilen ürünlere 1 Şubat'tan itibaren ek yüzde 10 gümrük vergisi uygulayacağını duyurdu. Başkan, Grönland konusunda bir anlaşma sağlanamazsa bu oranın 1 Haziran'da yüzde 25'e çıkarılacağı tehdidinde bulundu.
Trump'ın, ABD'nin Grönland'ı satın alma girişimlerine karşı çıktıkları gerekçesiyle bu 8 Avrupa ülkesine yaptırım uygulama kararı, ticari ve jeopolitik gerilimleri yeniden alevlendirdi. Artan belirsizlik ortamı, küresel piyasalarda risk algısını yükselterek emtia fiyatlarını etkileyen bir faktör oldu.
Doların Zayıflığı ve Teknik Görünüm
Petrol fiyatlarındaki yükselişi destekleyen bir başka unsur da Amerikan dolarındaki değer kaybı oldu. Dolar endeksindeki zayıflama, dolar cinsinden fiyatlanan Brent petrolünü, euro veya diğer para birimlerini kullanan alıcılar için nispeten daha uygun hale getiriyor. Bu durum da talebe ve fiyatlara destek sağlıyor.
Piyasa teknik analistleri, Brent petrolü için 65,02 dolar seviyesini önemli bir direnç, 58,89 dolar seviyesini ise kritik destek noktası olarak takip ediyor. Önümüzdeki dönemde, Çin'den gelen ekonomik veriler ile ABD ve Avrupa arasındaki ticaret politikalarındaki gelişmeler, petrol fiyatlarının yönünü belirlemeye devam edecek gibi görünüyor.