Cuma günü küresel piyasalarda Brent petrolünün varil fiyatı, 65,47 dolara kadar yükseliş kaydettikten sonra günü 65,40 dolar seviyesinden tamamladı. Petrol piyasalarında gözlemlenen bu kısmi yükselişin arkasında, başta ABD'nin İran'a karşı olası bir askeri müdahale ihtimaline yönelik artan beklentiler olmak üzere çeşitli jeopolitik faktörler etkili oldu.
ABD-İran Gerilimi ve İsrail'in Hazırlıkları
ABD'nin İran'a saldırı düzenleyip düzenlemeyeceğine ilişkin tartışmalar sürerken, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper arasında gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasındaki yakın stratejik ilişki ele alındı. Bu diplomatik temaslar, bölgedeki gerginliğin devam ettiğine işaret ediyor.
Öte yandan, İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, yaptığı açıklamada ABD'nin İran'a yönelik olası bir saldırısının Tahran yönetiminden misilleme gelmesine yol açabileceği ihtimaline karşı İsrail ordusunun tüm cephelerde hazırlık içinde olduğunu belirtti. Bu tür askeri hazırlıklar ve açıklamalar, piyasalardaki jeopolitik risk algısını artırarak petrol fiyatları üzerinde destekleyici bir etki yaratıyor.
Grönland Belirsizliği ve Risk Algısı
Diğer yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland konusundaki tutumu da yakından izlenmeye devam ediyor. Trump'ın tarife uygulama kararından geri adım atmış olmasına rağmen, bölgeyle ilgili olası müzakerelere dair belirsizliklerin sürmesi, küresel risk algısı üzerinde etkili oluyor. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü emtialara yönelmesine ve petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden olabiliyor.
Arz Fazlası Endişeleri Baskı Unsuru Oluşturuyor
Jeopolitik gelişmelere karşın, yatırımcılar uzun vadeli görünüm konusunda temkinli davranmayı sürdürüyor. Özellikle OPEC dışı üreticilerden gelen arzın güçlü kalması ve üretim artışının talebi aşması durumunda, küresel petrol piyasalarının yılın ilerleyen dönemlerinde arz fazlası riskiyle karşı karşıya kalabileceği endişeleri canlılığını koruyor. Bu faktör, fiyatların daha yukarı yönlü hareket etmesini engelleyen önemli bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor.
Fed Toplantısı ve Para Politikası Beklentileri
Yatırımcılar ayrıca, bu hafta yapılması planlanan ABD Merkez Bankası (Fed) para politikası toplantısını da yakından takip edecek. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in bu haftaki toplantısında politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın yılın ilk faiz indirimini haziran ayında gerçekleştirebileceği öngörülüyor. Merkez bankalarının para politikası kararları, küresel ekonomik büyüme ve enerji talebi beklentilerini etkileyerek dolaylı yoldan petrol fiyatları üzerinde de etkili olabiliyor.
Teknik Analiz: Direnç ve Destek Seviyeleri
Brent petrol fiyatlarına teknik analiz perspektifinden bakıldığında, 66 dolar seviyesinin önemli bir direnç noktası olarak izlendiği görülüyor. Öte yandan, 58,60 dolar seviyesi ise güçlü bir destek olarak değerlendiriliyor. Bu seviyeler, kısa vadeli fiyat hareketlerinde yatırımcılar için kritik referans noktaları oluşturuyor.
Sonuç olarak, Brent petrol fiyatları jeopolitik risklerin yarattığı yukarı yönlü baskı ile arz fazlası endişelerinin oluşturduğu aşağı yönlü baskı arasında dengelenmeye çalışıyor. Önümüzdeki dönemde, ABD-İran gerilimindeki gelişmeler, küresel arz-talep dengesine ilişkin veriler ve merkez bankası politikaları, petrol piyasalarının seyrini belirleyecek ana faktörler olarak öne çıkacak gibi görünüyor.