Orta Doğu Çatışması Petrol Piyasalarını Altüst Etti, Fiyatlar Rekor Kırıyor
Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu bölgesinde giderek derinleşen ve yayılan çatışma sarmalının doğrudan etkisiyle benzeri görülmemiş bir sarsıntı ve belirsizlik dönemine girdi. Husilerin savaşa aktif olarak dahil olması ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgeye binlerce yeni asker sevk etme kararı alması, petrol fiyatlarında tarihi bir tırmanışı tetikleyen başlıca faktörler oldu. Mart ayında yaklaşık yüzde 60 oranında değer kazanarak aylık bazda rekor kıran Brent petrol, Husilerin hafta sonu İsrail'e yönelik füze saldırılarının hemen ardından yüzde 3,7'lik keskin bir sıçramayla varil başına 116,75 dolara ulaştı. ABD ham petrolü ise psikolojik sınır olarak kabul edilen 100 dolar bandını aşarak piyasalardaki panik havasını ve derin endişeyi gözler önüne serdi.
Husilerin Tehditleri ve Küresel Arz Endişeleri
Husiler, İran ve müttefik milis gruplara yönelik saldırılar tamamen durana dek operasyonlarını kararlılıkla sürdüreceklerini ilan ederken, 2023 yılından bu yana Kızıldeniz'i batılı gemilere kapatan grubun Yanbu üzerinden yapılan kritik sevkiyatları da tehdit etmesi, küresel arz endişelerini zirveye taşıdı. Bu gelişmeler, enerji piyasalarında istikrarsızlık ve volatiliteyi artıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
ABD'nin Askeri ve Diplomatik Hamleleri
Bölgedeki askeri hareketliliğin yanı sıra siyasi arenadaki sert açıklamalar da tansiyonu sürekli olarak yükseltiyor. ABD'nin artan asker sevkiyatı, riskli bir kara harekatı senaryosunu gündeme getirirken, eski Başkan Donald Trump'ın Financial Times'a verdiği mülakatta İran'ın en önemli ihracat merkezi olan Harg Adası'nı kontrol altına alarak petrole el koyma arzusunu açıkça dile getirmesi, Tahran'dan gelebilecek ciddi ve öngörülemeyen bir misilleme ihtimalini doğurdu. Öte yandan, Washington yönetiminin diplomatik çabaları da henüz somut bir sonuç vermiş değil. Hafta sonu Pakistan'da gerçekleştirilen barış görüşmelerine rağmen çatışma beşinci haftasında hız kesmezken, Trump Air Force One uçağında yaptığı açıklamada, İran'ın savaşı bitirmek için sunduğu on beş talebin büyük bir kısmının ABD tarafından kabul edildiğini öne sürdü. Ancak bu tavizlerin içeriği gizliliğini koruyor ve İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini güvence altına alma şartından taviz vermiyor.
Hürmüz Boğazı'nda Stratejik Abluka ve Kıtlık Dalgası
Basra Körfezi'ni dünya pazarlarına bağlayan hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda stratejik bir satranç oyunu oynanıyor. Geçişleri büyük ölçüde engelleyerek kontrolünü resmileştirmeye çalışan Tahran yönetimi, sadece Pakistan, Tayland ve Malezya gibi belirli ülkelere ait sınırlı sayıdaki gemiye izin veriyor. Trump'ın on petrol tankerine geçiş izni verildiğini açıklamasının ardından, Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar bu sayının yirmiye ulaştığını doğruladı. Ancak JPMorgan'ın son raporuna göre, boğazdan tam yüklü son tankerin 28 Şubat'ta ayrılması, krizin boyutunu yüksek fiyatlardan "fiziksel kıtlığa" dönüştürdü. Sevkiyat rotalarının uzunluğu göz önüne alındığında, savaş öncesi yola çıkan stokların tükenmesiyle birlikte ilk şok dalgası Asya'da yaşanıyor. Bölgeye ihracatın yüzde 41 oranında düşmesiyle Güneydoğu Asya en ağır darbeyi alırken, krizin yönünü çevirdiği Afrika'da Kenya gibi ülkelerde perakende yakıt kıtlığı çoktan başladı. Tanzanya şimdilik yeterli stoka sahip olsa da nisan ayı başından itibaren tüm kıtada etkilerin sertleşmesi ve yaygınlaşması bekleniyor.
Avrupa ve ABD İçin Kritik Eşik ve Beklentiler
Küresel enerji tedarikindeki bu devasa kesinti dalgasının nisan ayı ortalarında Avrupa kıyılarına ulaşacağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte, Avrupa'nın güçlü stok rezervleri ve Atlantik Havzası'ndaki alternatif tedarik imkanları sayesinde Asya'ya kıyasla daha dirençli olacağı düşünülüyor. Listenin sonundaki ABD'nin ise güçlü yerel üretimi sayesinde kısa vadede ülke genelinde fiziksel bir kıtlık yaşaması beklenmiyor. Buna rağmen rapor, özellikle Kaliforniya eyaletinin tedarik sorunlarına karşı son derece savunmasız olduğuna ve ABD genelinde tüketicilerin yüksek fiyat baskısını derinden hissetmeye devam edeceğine vurgu yapıyor.
Türkiye'de Akaryakıt Fiyatlarındaki Son Durum
Dünya genelindeki bu enerji daralması ve fiyat şokları, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarını da doğrudan etkiliyor. Güncel verilere göre İstanbul'da benzinin litresi 62,52 liradan, motorin 74,87 liradan ve otomobil sahiplerinin alternatif tercihi LPG ise 30,49 liradan sürücülere sunuluyor. Başkent Ankara'da tabelalar benzin için 63,49 lirayı, motorin için 76 lirayı ve LPG için 29,89 lirayı gösteriyor. İzmir'deki istasyonlarda benzin 63,76 liradan, motorin 76 liradan, LPG ise 30,37 liradan işlem görüyor. Lojistik ve taşıma maliyetlerinin de pompa fiyatlarına yansımasıyla birlikte Doğu illerinde fiyatlar bir miktar daha yukarı çıkarak benzinde 65,11 liraya, motorinde 77,72 liraya ve LPG'de 31,67 liraya ulaşıyor. Bu durum, küresel krizin yerel ekonomiler üzerindeki somut etkisini açıkça ortaya koyuyor.



