Kıdem Tazminatı Dava Açmadan Nasıl Alınır? İşçiler İçin Kritik Koşullar
Kıdem tazminatına hak kazanan işçilerin tazminatı alabilmesi için belirli koşullar bulunuyor. Hangi hallerde işçiye kıdem tazminatı ödeneceği 1475 Sayılı İş Kanununda düzenleniyor. Peki işçinin dava açmasına gerek kalmadan kıdem tazminatı alınabilir mi? Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının sorularını yanıtladı.
İşverenle Davalık Olmadan Kıdem Tazminatı Alınabilir mi?
Bir okurumuzun sorusu üzerine, ilk işe giriş tarihi 01.11.2001 olan ve toplam uzun vade gün sayısı 3646 olan bir işçi, mobbing uygulamalarıyla karşılaşmasına rağmen şirkete aidiyet duyduğunu belirtiyor. Davasız kıdem tazminatı alma hakkının olup olmadığını soruyor.
Kıdem tazminatının hangi hallerde ödeneceği 1475 Sayılı Eski İş Kanununda sayılmaktadır. Emeklilik ve ölüm halleri en başta gelir. İşverenin haklı bir sebep olmadan işçiyi işten çıkartması, işçinin haklı sebeplere dayanarak iş akdini kendisinin feshetmesi, erkek işçinin askerlik sebebiyle işten ayrılması, kadın işçinin evlendikten sonra bir yıl içinde çalışmayı bırakması hallerinde işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanır.
Askerlik ve evlenme gerekçesiyle işten ayrılan işçi dava açmaya gerek kalmadan tazminatını alır. Bunların dışındaki hallerde, karşılıklı anlaşma yoksa işveren dava konusu olmadan kıdem tazminatı ödemeye genellikle yanaşmaz.
Yaş Dışındaki Emeklilik Koşulları ve Prim Günü Şartları
Dava açılmasına gerek kalmadan işçinin kıdem tazminatı alabileceği bir diğer durum ise işçinin yaş dışındaki diğer emeklilik koşullarını yerine getirmesidir. Yaş dışındaki emeklilik koşulları işçinin ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmaya başladığı tarihe göre değişir.
Sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 (hariç) – 30 Nisan 2008 (dahil) tarihleri arasında olan işçiler yaş dışındaki emeklilik koşulunu iki türlü sağlayabilirler:
- Toplam prim günü en az 7000 olanlar kıdem tazminatını alabilir.
- Prim günü 7000’den az ise en az 4500 prim günü ve 25 yıl sigortalılık süresini tamamlayanlar da kıdem tazminatını almaya hak kazanırlar.
Sigorta başlangıcı 30 Nisan 2008 tarihinden sonra olanların kıdem tazminatına hak kazanmak için tamamlamaları gereken prim gün sayısı ise sigorta giriş tarihine göre şöyle:
- 1 Mayıs – 31 Aralık 2008: 4600 gün
- 1 Ocak – 31 Aralık 2009: 4700 gün
- 1 Ocak – 31 Aralık 2010: 4800 gün
- 1 Ocak – 31 Aralık 2011: 4900 gün
- 1 Ocak – 31 Aralık 2012: 5000 gün
- 1 Ocak – 31 Aralık 2013: 5100 gün
- 1 Ocak – 31 Aralık 2014: 5200 gün
- 1 Ocak – 31 Aralık 2015: 5300 gün
- 1 Ocak 2016 ve sonrası: 5400 gün
Sigorta başlangıcı 2013 yılı olan bir işçi için 5100 prim gününü tamamladığı tarihten itibaren kendi isteğiyle işten ayrılması halinde son çalıştığı iş yerinden dava açmasına gerek kalmadan kıdem tazminatını alabilir. Ancak, bu gün sayısını tamamlamak için gereken süre dikkate alınmalıdır.
Genç Girişimcilere Prim Teşviği ve Kullanılmayan İzinler
Genç girişimcilere 12 ay süreyle prim teşviki sağlanıyordu. Uygulama devam etseydi 2026 yılında aylık 11.791,71 TL tutarındaki sigorta primleri Hazine tarafından karşılanacaktı. Ancak, genç girişimcilere prim desteği uygulaması 31 Aralık 2025 tarihinden geçerli olmak üzere sona erdi.
Daha önce teşvikten yararlanmaya başlamış olup 12 aylık süre dolmamış girişimciler için bir istisna öngörülmedi. Dolayısıyla teşvikten yararlanmaya 2025 yılının ocak ayında başlayan da aralık ayında başlayan da bu ay ödenmesi gereken ocak ayına ait primleri kendi ceplerinden ödeyecekler. Prim desteği uygulaması kanunla sona erdiği için Sosyal Güvenlik Kurumu ya da herhangi bir başka kurumun yapabileceği bir şey bulunmuyor.
Memurların kullanılmayan yıllık izinleri konusunda ise, İş Kanununa göre çalışan personelin kullanılmayan yıllık izinleri hiç yanmıyor. Ancak memur ve sözleşmeli memur olarak çalışan personelin iki yıl içinde kullanılmayan yıllık izinleri yanıyor. Anayasa Mahkemesi bu tür farklılıklarda Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık yönünde değerlendirme yaparken aynı statüdeki kişiler arasında eşitliği gözetiyor.
Her ikisi de kamuda çalışmasına karşın işçi ile memurlar arasında başka farklılıklar da bulunuyor. Örneğin kamu işçisinin grev hakkı bulunurken memurların grev hakkı bulunmuyor. İşçi ikramiye alırken, memur alamaz. Mazeret izinleri konusunda ise memurlar daha avantajlı.
İşçinin kullanılmayan yıllık izinleri hangi sırayla kullandırılır sorusuna gelince, 4857 Sayılı İş Kanunu uyarınca işçi hak kazandığı yıllık izinlerin tamamını kullanmamışsa, kullanılmayan izin günlerinin ücreti işten ayrıldığı tarihteki son ücreti üzerinden ödenir. Kimi işveren kullanılmayan izinlerin parasını ödememek veya izinlerin birikmesini önlemek amacıyla işçisine re’sen izin kullandırabiliyor. Kullanılmayan izinlerin parası son ücret üzerinden ödenmek zorunda olduğu için iznin hangi yılda doğduğunun bir önemi bulunmuyor.