TÜİK Açıkladı: Türkiye'nin Yaşam Maliyeti Haritası Değişti! En Ucuz 5 Şehir
TÜİK: Yaşam Maliyeti Haritası Yenilendi. İliniz Kaçıncı?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), vatandaşların alım gücünü ve yaşam maliyetlerini iller bazında ortaya koyan önemli bir çalışmayı yayımladı. 2024 Bölgesel Satın Alma Gücü Paritesi (BSGP) sonuçları, Türkiye'deki yaşam maliyeti haritasının yeniden şekillendiğini gözler önüne serdi.

Türkiye'nin Yaşam Maliyeti Sıralaması Belli Oldu

TÜİK tarafından yayımlanan veriler, Türkiye genelinde fiyat düzeylerini karşılaştırmak amacıyla hazırlandı. Ortak mal ve hizmet sepetleri üzerinden yapılan ölçümler, gelirin aynı olduğu durumda vatandaşların farklı bölgelerde ne kadar mal ve hizmet satın alabildiğini net bir şekilde ortaya koydu. Çalışma, günlük harcamalardan temel ihtiyaçlara kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Sonuçlara göre, fiyat düzeyi en yüksek bölge İstanbul olarak kayıtlara geçti. Bu, İstanbul'da yaşayanların aynı parayla diğer birçok ile göre daha az mal ve hizmet alabildiği anlamına geliyor. Listenin diğer ucunda ise Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt illerinin bulunduğu bölge yer alıyor. Bu bölge, Türkiye ortalamasına kıyasla en düşük fiyat düzeyine sahip olarak belirlendi.

Bölgesel Satın Alma Gücü Nasıl Hesaplanıyor?

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) Düzey 2 baz alınarak oluşturulan endekslerde, 100 değeri Türkiye ortalamasını temsil ediyor. Buradan hareketle, 100'ün üzerinde bir değere sahip olan bölgeler, Türkiye ortalamasından daha pahalı olarak nitelendiriliyor. 100'ün altındaki değerler ise ortalamadan daha ucuz bölgeleri işaret ediyor.

Bu hesaplama yöntemi, megakentlerden küçük illere kadar pek çok yerleşim yerinde Türk lirasının satın alma gücündeki çarpıcı değişimi gözler önüne seriyor. İl il harcama gruplarına göre yapılan değerlendirmeler, hangi şehirde alım gücünün daha yüksek, hangisinde ise daha düşük olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Sonuçlar Ne Anlama Geliyor?

TÜİK'in bu kapsamlı çalışması, Türkiye'deki yaşam maliyetlerinin iller arasında ciddi farklılıklar gösterdiğini bir kez daha kanıtlıyor. Bu veriler, hem bireyler hem de kurumlar için önemli bir rehber niteliği taşıyor. Özellikle iş kurma, yerleşim yeri seçme veya yatırım kararları verirken bu satın alma gücü paritesi haritasının dikkate alınması büyük önem taşıyor.

Çalışmanın sonuçları, ekonomik planlamadan sosyal politikaların oluşturulmasına kadar geniş bir alanda veri sağlıyor. En pahalı ve en uygun maliyetli şehirlerin belirlenmesi, gelir dağılımı ve bölgesel kalkınma tartışmalarına da somut verilerle katkı sunuyor. Vatandaşlar, bu veriler ışığında kendi illerinin Türkiye genelindeki konumunu görme ve mali planlamalarını buna göre yapma imkanı buluyor.