Avrupa Birliği'nin resmi istatistik kurumu Eurostat, Avro Bölgesi'nde sanayi üretiminin Şubat ayında beklentilerin üzerinde bir artış kaydettiğini açıkladı. Söz konusu veriler, bölge ekonomisinin sanayi cephesinde bir toparlanma sinyali olarak yorumlanıyor.
Eurostat'tan Gelen Rakamlar Ne Gösteriyor?
Eurostat tarafından yayımlanan verilere göre, Avro Bölgesi'nde (EA20) sanayi üretimi Şubat 2024'te bir önceki aya kıyasla %0.8 oranında artış gösterdi. Bu artış, ekonomistlerin öngörülerinin bir miktar üzerinde gerçekleşti. Ocak ayındaki veri ise %0.3'lük bir düşüş olarak revize edildi.
Sanayi üretimindeki bu yükselişin arkasındaki en önemli itici güç, dayanıklı tüketim malları sektörü oldu. Bu sektördeki üretim, Şubat ayında bir önceki aya göre etkileyici bir şekilde %1.5 arttı. Bunun yanı sıra, sermaye malları üretimi de %1.0'lık bir artış kaydetti. Ancak, ara mallar üretimi %0.1 gerilerken, enerji üretimi %0.9 ve dayanıksız tüketim malları üretimi ise %0.5 oranında azaldı.
Yıllık Bazda Düşüş Devam Ediyor
Sanayi üretimindeki aylık toparlanmaya rağmen, yıllık bazdaki karşılaştırmalar daha olumsuz bir tablo çiziyor. Şubat 2024'te Avro Bölgesi sanayi üretimi, Şubat 2023'e kıyasla %6.4 oranında geriledi. Bu, Ocak ayında kaydedilen %6.6'lık yıllık düşüşle neredeyse aynı seviyede. Yıllık bazda en sert düşüş %12.7 ile enerji sektöründe yaşandı. Dayanıklı tüketim malları %7.8, ara mallar %6.7, dayanıksız tüketim malları %4.8 ve sermaye malları ise %3.9 oranında azaldı.
AB Genelinde ve Ülke Bazında Görünüm
Avrupa Birliği geneline bakıldığında (AB27), durum Avro Bölgesi'nden çok farklı değil. AB'de sanayi üretimi Şubat'ta aylık bazda %0.7 arttı, ancak yıllık bazda %5.4 geriledi.
Eurostat'ın açıkladığı ülke bazındaki veriler ise şöyle:
- İrlanda (%4.7), Slovenya (%3.5) ve İtalya (%1.3) Şubat ayında sanayi üretimini en çok artıran ülkeler oldu.
- En büyük düşüşler ise Malta (%4.1), Finlandiya (%2.3) ve Almanya'da (%1.4) kaydedildi.
Ekonomik Görünüm ve Olası Etkiler
Şubat ayındaki aylık artış, Avrupa sanayisi için olumlu bir sürpriz olarak değerlendiriliyor. Özellikle dayanıklı tüketim mallarındaki güçlü performans, tüketici güvenindeki ve talebindeki bir iyileşmeye işaret ediyor olabilir. Ancak, yıllık bazdaki keskin düşüş, geçen yılın yüksek baz etkisinin yanı sıra, devam eden enflasyon ve yüksek enerji maliyetleri gibi yapısal sorunların etkisini de gözler önüne seriyor.
Bu veriler, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikası kararlarını değerlendirirken dikkate alacağı önemli göstergelerden biri. Sanayi sektöründeki kırılgan toparlanma, ekonomik büyüme beklentilerini bir nebze olsun güçlendirse de, yıllık düşüşün sürmesi, ekonomik faaliyetlerin hala tam anlamıyla canlanmadığını gösteriyor. Önümüzdeki aylarda enerji fiyatlarındaki gelişmeler ve küresel talep koşulları, Avrupa sanayisinin performansını belirleyecek ana faktörler olacak.