Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracatı, yılın ilk dört ayında önemli bir artış gösterdi. Ocak-nisan döneminde AB'ye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,31 artarak 35 milyar 225 milyon dolara yükseldi. Bu veriler, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından derlenen istatistiklere dayanıyor.
Toplam ihracat 88 milyar doları geçti
Türkiye'nin toplam ihracatı ise yılın ilk dört ayında yüzde 3 artışla 88 milyar 630 milyon dolar olarak kaydedildi. AB ülkeleri, bu toplam ihracat içinde önemli bir paya sahip olmayı sürdürüyor. AB'ye en fazla ihracat yapan sektörler arasında otomotiv endüstrisi ilk sırada yer aldı. Otomotiv sektörü, 10 milyar 284 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bunu sırasıyla kimyevi maddeler ve mamulleri (4 milyar 621 milyon dolar), hazır giyim ve konfeksiyon (3 milyar 176 milyon dolar), demir ve demir dışı metaller (2 milyar 681 milyon dolar), elektrik ve elektronik (2 milyar 610 milyon dolar), çelik (2 milyar 230 milyon dolar) ile makine ve aksamları (1 milyar 342 milyon dolar) takip etti. Bu yedi sektörün AB ülkelerine toplam ihracattaki payı yüzde 30,49 olarak gerçekleşti.
Almanya en büyük pazar
AB ülkeleri arasında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya'ya ihracat yüzde 7,2 artarak 6 milyar 769 milyon dolara ulaştı. Almanya'yı 4,5 milyar dolarla İtalya, 3,5 milyar dolarla İspanya, 3 milyar 484 milyon dolarla Fransa ve 2 milyar 443 milyon dolarla Romanya izledi.
İTO Başkanı: Türkiye, AB'nin 5. büyük ticaret ortağı
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, AB'nin Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu belirtti. Türkiye'nin ise Avrupa Birliği'nin beşinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunduğunu ifade eden Avdagiç, iki taraf arasındaki ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesinin ticari ve jeoekonomik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Avdagiç, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye'nin Avrupa üretim ekosistemine daha güçlü entegre edilmesinin her iki taraf için de kazan-kazan sonuçları doğuracağını söyledi.
Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme vurgusu
Avdagiç, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sanayide dönüşüm gibi başlıklarda Türkiye ile AB arasında daha güçlü işbirliklerinin geliştirilmesinin önem taşıdığını kaydetti. Bu alanlarda atılacak ortak adımların sadece rekabet gücünü artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin de temelini oluşturacağını dile getirdi. Avdagiç, Türkiye'nin Avrupa için güvenilir bir üretim ve tedarik merkezi olduğunu belirterek, AB'nin Türkiye'nin nitelikli teknoloji, makine ve sermaye malı ithalatında birincil kaynağı olduğunu ifade etti. Karşılıklı bağımlılığın ilişkilerin sürdürülebilir ve stratejik bir zemine oturduğunu gösterdiğini vurgulayan Avdagiç, Türkiye'nin AB'ye yalnızca mal satmadığını, ortak üretim zincirleriyle Avrupa'nın rekabet gücüne de doğrudan katkı verdiğini sözlerine ekledi.
Gümrük Birliği'nin güncellenmesi şart
Avdagiç, Türkiye'nin Gümrük Birliği çerçevesinde "AB menşeli-Made in EU" kapsamına alınmasının önemine işaret etti. Yasa taslağında ilk aşamanın olumlu geçtiğini belirten Avdagiç, komisyon ve parlamento aşamalarında zorlu bir sürecin beklediğini ifade etti. Bu zeminin teyit edilmemesi halinde "Made in EU" üretim ağlarının Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturma riski taşıdığını söyledi. Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin Türkiye için olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Avdagiç, AB'nin Hindistan ve Mercosur ile serbest ticaret anlaşmaları imzaladığı bir dönemde Türkiye'nin ithalatta olduğu gibi ihracat tarafında da AB rejimine tabi olması gerektiğini belirtti. Bu konunun vize serbestisinden bile öncelikli olduğunu sözlerine ekledi.



