Burak Özçivit'in 30 Daire Alımı: Türkiye'de Gayrimenkul Ağalığı ve Barınma Hakkı
Burak Özçivit'in 30 Daire Alımı: Gayrimenkul Ağalığı

Burak Özçivit'in 30 Daire Alımı Gayrimenkul Ağalığını Tartışmaya Açtı

Servetinin 1 milyar TL'yi aştığı iddia edilen ünlü oyuncu Burak Özçivit'in, İstanbul Eyüpsultan'da 30 daireyi tek seferde 150 milyon TL'ye satın aldığı öne sürüldü. Bu olay, Türkiye'deki gayrimenkul ağalığı ve barınma hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Zenginlerin Yüzlerce Gayrimenkul Yatırımı

Burak Özçivit'in bu alımı, aslında buzdağının görünen kısmı olarak değerlendiriliyor. Sektörde, ünlü şarkıcı Emrah'ın 300'den fazla, Necati Şaşmaz'ın 68, Sibel Can'ın 50, Seda Sayan'ın ise 30 evinin olduğu söyleniyor. Tam rakamlar bilinmese de, birçok varlıklı bireyin yüzlerce gayrimenkul yatırımı bulunuyor.

İlginç bir şekilde, çok sayıda evi olanlar genellikle kiracılarının kâbusu haline geliyor. Örneğin, iki yıl önce İstanbul'da kira zammını kabul etmeyen kiracısını yaralamaktan 7 yıl hapis cezası alan bir ev sahibinin 400 evinin olduğu ortaya çıkmıştı. Ankara'da ise bir emlak zengini, 200 kiracısını enflasyondaki artışı bahane ederek icraya vermişti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Barınma Hakkı ve Adalet Sorunu

Türkiye'de 24 milyon kişi zorunlu kiracı konumundayken, bazı bireylerin 30, 100 hatta 400 evinin olması adalet sorgulamalarına neden oluyor. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde barınma hakkının ekonomik, sosyal ve kültürel bir insan hakkı olduğu belirtiliyor. Devletlerin bu hakkı garanti altına alması ise temel bir insanlık görevi olarak görülüyor.

Bu sorun sadece Türkiye'ye özgü değil. Avrupa'da da konut sahibi olamamak büyük bir sorun teşkil ediyor. Eurostat verilerine göre, 2024'te Türkiye'de ev sahipliği oranı yüzde 55,8 olarak ölçüldü. Bu oranla Türkiye, 32 ülke arasında 29'uncu sırada yer aldı. İlginçtir ki, Türkiye'nin hemen altında Avusturya ve Almanya gibi güçlü ekonomiler bulunurken, listenin son sırasında yüzde 42,0 ile İsviçre yer aldı.

Konut Sahipliği Oranları ve Boş Konutlar

Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde konut sahipliği oranları yüzde 90'ın üzerinde seyrediyor. Örneğin, Romanya'da yüzde 94,3, Macaristan'da ise yüzde 91,6. Ne yazık ki, konut sahibi olmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Avrupa Konut Eğilimleri Raporu 2025'e göre, hiç ev alamayacağını ya da almak istemediğini düşünen Avrupalıların ortalaması yüzde 44. Türkiye'de bu oranın yüzde 18 olması, vatandaşların konut alabileceğine dair inancının nispeten yüksek olduğunu gösteriyor.

Asıl sorun, yüksek enflasyon ve finansal oynaklık karşısında konutun hâlâ güçlü bir "değer saklama aracı" olarak görülmesiyle başlıyor. Bu durum, Burak Özçivit gibi zenginlerin tek seferde onlarca daire almasına yol açıyor. Bir analize göre, Türkiye'de tahmini 8,5 milyon konut boş tutulurken, son 10 yılda nüfusa eklenen her 100 kişiden yaklaşık 85'i kiracı oldu.

Çözüm Önerileri ve Etkileri

Bir kişinin 100, 200 veya 400 konut sahibi olması, zenginlerin sürekli daha fazla ev alması, hem konut ve kira fiyatlarını hem de kiracı sayısını artırıyor. Daha kötüsü, pasif gayrimenkul yatırım anlayışı, sermaye sahiplerini tembelleştiriyor. Zenginler yeni iş kurmak için bile uğraşmıyor, bu da istihdamın artmamasına, üretim ve ticaretin azalmasına neden oluyor.

Çözüm olarak, bir insanın altı-yediden fazla ev alamayacağına dair yasalar çıkarılması veya üçüncü evden sonra her yeni ev alındıkça konut vergisinin katlanarak artırılması öneriliyor. Bu tür önlemlerin, gayrimenkul ağalığını yavaş yavaş sonlandırabileceği düşünülüyor. Son 10 yılda 1,6 milyon konutun satılamaması da, ev üretiminin rant odaklı hale gelip fiyatların sürekli artması nedeniyle satışların düştüğünü gösteriyor.

Özetle, Türkiye'deki gayrimenkul ağalığı, barınma hakkını ciddi şekilde tehdit ediyor. Adil bir konut politikası ve vergi düzenlemeleriyle bu sorunun çözülebileceği ifade ediliyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması