2025'te Stablecoin İşlem Hacmi Rekoru: 33 Trilyon Dolar
Stablecoin İşlem Hacmi 2025'te 33 Trilyon Dolar

Kripto para dünyasının istikrarlı varlıkları olan stablecoin'ler, 2025 yılında adeta bir patlama yaşadı. ABD'de uygulanmaya başlanan kripto dostu düzenlemelerin etkisiyle, bu dijital varlıkların küresel işlem hacmi tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

33 Trilyon Dolarlık Tarihi Zirve

Geçtiğimiz yıl gerçekleşen toplam stablecoin işlem hacmi tam olarak 33 trilyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu devasa rakam, bir önceki yıllara kıyasla çok büyük bir sıçramayı temsil ediyor. Sektör gözlemcileri, bu büyümenin arkasında özellikle ABD'deki düzenleyici çerçevenin netleşmesi ve kurumsal yatırımcıların alana artan ilgisinin yattığını belirtiyor.

USDC Liderliği ve Dördüncü Çeyrek Patlaması

Bu muazzam hacmin lokomotifi ise açık ara farkla Circle'ın USDC stablecoin'i oldu. USDC, 2025 yılı boyunca yaklaşık 18,3 trilyon dolarlık bir işlem hacmine imza attı. Onu, 13,3 trilyon dolarlık işlemle diğer stablecoin'ler takip etti.

Yılın en dikkat çekici performansı ise son çeyrekte geldi. 2025'in dördüncü çeyreğinde tek başına 11 trilyon dolarlık işlem hacmi gerçekleşerek, dönemsel bazda da tarihi bir zirveye ulaşıldı. Bu dönemdeki yoğun aktivite, piyasa katılımcılarının güveninin arttığının ve stablecoin'lerin ödeme ve transfer aracı olarak benimsenme hızının yükseldiğinin güçlü bir göstergesi olarak yorumlandı.

2030 Tahmini: 56 Trilyon Dolar Hedefinde

Analistler, mevcut büyüme eğiliminin ve düzenleyici kabullenmenin devam etmesi halinde, stablecoin ödeme akışlarının 2030 yılına kadar 56 trilyon doları bulabileceğini öngörüyor. Bu tahmin, geleneksel finans sistemleri ile dijital varlık ekosistemi arasındaki entegrasyonun derinleşeceğine işaret ediyor.

Uzmanlar, stablecoin'lerin hızlı, düşük maliyetli ve sınır ötesi işlem kabiliyetlerinin, özellikle ticaret ve bireysel para transferlerinde giderek daha fazla tercih edilmesinin bu büyümeyi körükleyeceğini vurguluyor. Sonuç olarak, 2025 yılı, stablecoin'lerin finansal altyapının ayrılmaz bir parçası haline gelme yolunda kritik bir dönüm noktası olarak tarihe geçti.