Şeftali ve nektarin üreticileri, geçen yılki zirai don felaketinin ardından bu sezon da ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Verimin yüksek olmasına karşın artan üretim maliyetleri ve ihracat pazarındaki daralma, çiftçiyi zararına satışa zorluyor. Kilogram başına üretim maliyeti 20 liraya dayanırken, toptan alım fiyatları 15-17 lira arasında kalıyor.
Rekolte arttı, maliyetler de arttı
2025-2026 sezonunda yaşanan don olayları nedeniyle şeftali ve nektarin üretimi yüzde 45'e varan oranlarda düşmüş, toplam üretim 649 bin tona gerilemişti. Kimi bahçelerde verim kaybı yüzde 90'ı aşmıştı. Ancak bu yıl ağaçlarda ürün bol. Buna karşılık girdi maliyetlerindeki artış üreticinin belini büküyor.
İşçilik maliyetleri yüzde 50'ye yaklaştı
Bursalı şeftali üreticisi Mehmet Yılmaz, durumu şöyle özetliyor: "İki dönümlük, yaklaşık 100 ağaçlık bir bahçenin sadece işçilik masrafı 70 bin lirayı buluyor. Buna ilacı, gübresi, mazotu ve sulamasını da eklediğinizde toplam maliyet 150 bin liraya dayanıyor. Ağaç başı ortalama 80 kilo verim alsanız, ürünün kilosu size zaten yaklaşık 19-20 liraya mal oluyor. Fakat bugün büyük marketlerin alım fiyatı 15 ile 17 lira arasında. Kendi işçiliğini kendi yapan belki ayakta kalır ama işçi tutan üretici şu an her kiloda cepten yiyor."
İhracat daraldı, iç pazar yığıldı
Üreticilerin bir diğer sorunu da ihracattaki daralma. Döviz kuruna ek olarak içerideki yüksek enflasyon, ürünlerin yurt dışı pazarında pahalı kalmasına neden oluyor. İhracatın yavaşlamasıyla iç pazarda ciddi bir arz fazlası oluştu. Adana'da nektarin hasadı yapan üretici Ahmet Demir, "Dışarıya mal gönderemiyoruz. İhracat olmayınca bütün mal iç piyasaya yığıldı, iç piyasa da bunu çekmiyor. Büyük alıcılar şu an alımı durdurdu durduracak. Taze tüketim için satamadığımız ürünü mecburen meyve suyu fabrikalarına (suluk) yönlendiriyoruz. Orada da fiyat 7 liraydı, ürün çokluğu bahane edilerek 5 liraya kadar düşürüleceği konuşuluyor. Hep beraber batıyoruz" ifadelerini kullandı.
Depolama imkanı kısıtlı, panik satışı kaçınılmaz
Şeftali ve nektarinin yapısı gereği uzun süre depolanamaması, krizin en kritik noktalarından birini oluşturuyor. Elma ya da armut gibi aylarca bekletilemeyen bu meyveler, soğuk hava depolarında maksimum 1-2 ay dayanabiliyor. Sezonun bitmesine aylar varken piyasada alımların yavaşlaması, depolama imkanı kısıtlı olan üreticiyi panik satışına yöneltiyor. Uzmanlar, acil bir destek mekanizması ya da ihracat kapılarında rahatlama olmaması halinde önümüzdeki haftalarda binlerce ton meyvenin zararına dahi alıcı bulamayıp dalında çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor.



