Kültür Yatırımları ve Turizm Arasındaki Güçlü Bağ: Türkiye'nin Yeni Vizyonu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kültür yatırımları ile turizm arasında kopmaz bir bağ olduğunu vurgulayarak, bu ilişkinin Türkiye'de nasıl güçlendirildiğini ve 2026 yılında daha büyük başarılar hedeflendiğini açıkladı. Bakan Ersoy, Türk turizminin artık tek bir mevsim ve bölgeyle sınırlı kalmadığını, kültürle bütünleşmiş bir anlayışla 81 ile yayıldığını belirtti.
Kültür ve Turizmin Karşılıklı Etkileşimi
Turizm alanındaki çalışmalar incelendiğinde, kültür ve turizm arasında çok güçlü bir ilişki olduğu dikkat çekmektedir. Turizmde başarılı olan ülkelerin, kültürel alanda da güçlü bir potansiyele sahip olduğu ve kültürel çalışmalara önem verdiği görülmektedir. Bu iki unsur, bir ülkenin kalkınma sürecinde birbirini desteklemekte; kültür yatırımları turizmi canlandırırken, turizme olan ilgi de kültür dünyasını hareketlendirmektedir.
Tek Mevsim ve Tek Bölge Anlayışının Sonu
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde turizmin stratejik bir sektör olarak ilan edilmesinin ardından, kültür ve turizm bağını güçlendiren bir anlayışla hareket etmeye başladı. Anadolu toprakları, farklı kültürlerin kesiştiği eşsiz bir coğrafya olarak, geçmişin zenginliği ve geleceğe dönük imkânlar sunmaktadır. Bu nedenle, kültürel mirasa sahip çıkılarak, turizm sektöründe sürdürülebilir ve nitelikli büyüme hedeflenmiştir.
Geçmişte turizm denince akla gelen deniz, kum ve güneş anlayışı, arkeolojik alanlar, inanç merkezleri, tarihi kentler ve somut olmayan kültürel mirasla zenginleştirilmiştir. Yapılan vizyoner yatırımlar sayesinde, Türk turizmi pandemi gibi zorlu dönemlerden de en az etkilenerek çıkmayı başarmış, dünya turizmine örnek olmuştur.
Yapısal Değişiklikler ve Ekonomik Canlanma
Bakanlık, Türkiye'nin hedeflerine ulaşması için birçok alanda yapısal değişikliklere gitmiş, çağın gerçeklerine uygun yeni stratejiler belirlemiştir. 2019 yılında kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile hızlı karar alan, profesyonel bir yapı oluşturulmuş, dünya genelinde başarılı tanıtım çalışmaları yürütülmüştür.
Kültürel mirasın ayağa kaldırılmasıyla, Türkiye dünyada en çok arkeolojik kazı yapan ülkeler arasında yer almaktadır. Yeni yatırımlar, turizmin çeşitlenmesini ve sürdürülebilir hale gelmesini sağlamış, tüm yıla yayılan kültür turizmi güçlendirilmiştir. Bu sayede şehirlerin ekonomik yaşamı canlanmış, yerelde istihdam artırılmış ve bölgesel kalkınma hedeflerine katkı sağlanmıştır.
Kimliğe Sahip Çıkma ve Kültürel Etkinlikler
Kültürel miras çalışmaları, aynı zamanda kimliğe sahip çıkmak anlamına gelmektedir. Restore edilen yapılar, oluşturulan kültür rotaları, festivaller ve projeler, turistler için cazibe merkezleri haline gelmiştir. Yeni turizm trendlerine göre, turistler artık sadece sahil turizmi değil, gastronomi ve sanatsal deneyimler de aramaktadır.
Bu kapsamda, 2021'de İstanbul'da başlatılan Türkiye Kültür Yolu Festivali gibi etkinlikler büyük önem taşımaktadır. Festival, 2025'te 20 şehre ulaşmış, yaklaşık 22 milyon yerli ve yabancı sanatseveri ağırlamıştır. 2026'da ise 26 şehirde gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca, "Bir Anadolu Şenliği" adıyla Hakkâri, Tunceli, Bitlis, Bingöl ve Şırnak gibi şehirlerde konserler, tiyatro oyunları ve sahne gösterileri düzenlenmiş, 2026'da bu etkinliklerin dokuz şehre yayılması hedeflenmektedir.
"Yaşayan Miras Şöleni" etkinlikleriyle geçmişin değerleri günümüze taşınmakta, 2025'te 10 şehirde gerçekleştirilen şölenin 2026'da 15 şehirde devam etmesi planlanmaktadır. "Opera ve Bale Her Yerde" mottosuyla hayata geçirilen Anadolu Opera ve Bale Festivali de 2026'da artarak sürecektir.