Doğum İzni 24 Haftaya Çıkıyor: Anne ve Babalar İçin Yeni Düzenleme Detayları
Doğum İzni 24 Haftaya Çıkıyor: Detaylar

Doğum İzni 24 Haftaya Çıkıyor: Anne ve Babalar İçin Yeni Düzenleme Detayları

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, doğum izni süresini artırmak amacıyla önemli bir düzenlemeye gidiyor. Önümüzdeki günlerde Komisyonda kabul edilmesi beklenen yeni uygulama ile doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkacak. Bu değişiklik, halihazırda doğum izninde olan anneleri de kapsayacak şekilde düzenleniyor.

Yeni Doğum İzni Süresi Ne Zaman Yasallaşacak?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemenin komisyon aşamasından sonra yasalaşmasını öngördüklerini ifade etti. Göktaş, sürecin Meclis'in çalışma usulüne uygun yürütüleceğini belirterek, "İnşallah en yakın zamanda önümüzdeki haftalarda önce tabi Komisyona akabinde de Genel Kurula gelmesini öngörüyoruz." açıklamasını yaptı. Bu ifadeler, düzenlemenin yakın bir tarihte yasalaşma yolunda ilerlediğine işaret ediyor.

2026 Doğum İzni Kaç Hfta Olacak?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın yaptığı düzenlemeye göre; yeni yılda doğum izni 16 haftadan, 24 haftaya çıkacak. Mevcut olarak doğum izninde olan anneler de yeni uygulamadan yararlanacak. Daha önce doğum öncesi 8 hafta, doğum sonrası 8 hafta olarak kullanılan iznin şeklinde de değişikliğe gidiliyor. Buna göre; anne adayları isterlerse doğum öncesi 8 haftanın 6 haftasını doğum sonrasına aktarabilecek. Yani, doğumdan önce iki hafta, doğumdan sonra 22 hafta şeklinde izin kullanılabilecek.

2026 Babalık İzni Kaç Gün?

Teklifin kabul edilmesiyle babalık izni 5 günden, 10 güne çıkacak. Bu artış, babaların da doğum sonrası süreçte ailelerine daha fazla destek olabilmelerini sağlayacak. Yeni düzenleme, hem anneler hem de babalar için daha esnek ve uzun izin süreleri sunarak aile dostu politikaları güçlendirmeyi hedefliyor.

Bu değişiklikler, iş hayatındaki ebeveynlerin yaşam kalitesini artırmayı ve çocuk gelişimine daha fazla katkıda bulunmalarını kolaylaştıracak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bu adımı, toplumsal refahın artırılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.