Memurların Anonim Şirket Ortaklığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği Yasal Açıdan Nasıl Değerlendiriliyor?
Devlet memurlarının özel sektördeki ticari faaliyetlere katılımı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi ile sıkı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, memurların ticari ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasaklarını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Devlet Memurları Kanunu'ndaki Temel Yasaklar
657 sayılı Kanun'un 28. maddesi, memurların tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamayacağını, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamayacağını ve belirli şirket türlerinde ortak olamayacağını hükme bağlamaktadır. Maddeye göre:
- Memurlar ticari mümessil, ticari vekil, kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar.
- Mesleki faaliyet veya serbest meslek icrası için ofis, büro, muayenehane gibi yerler açamazlar.
- Özel sektör iş yerlerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamazlar.
Ancak bu yasaklamanın istisnaları da bulunmaktadır. Memurların, görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler bu yasak kapsamı dışındadır. Ayrıca kooperatifler, meslek kuruluşları ve yardım sandıklarının yönetim kurullarında yer alabilirler.
Türk Ticaret Kanunu ve Anonim Şirketlerin Statüsü
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri, anonim şirketlerin hukuki statüsünü düzenlemektedir. Kanun'un 16. maddesine göre ticaret şirketleri tacir sayılmakta, 124. maddesinde ise anonim şirketlerin sermaye şirketi statüsünde olduğu belirtilmektedir.
Önemli bir ayrıntı olarak, anonim ve limited şirketler tüzel kişi olarak tacir sayılsa da, bu şirketlerin sermaye hissedarları sırf hisse sahibi olmaları nedeniyle tacir sayılmamaktadır. Bu durum, memurların anonim şirketlere ortak olma konusundaki yasal değerlendirmeyi doğrudan etkilemektedir.
Memurların Anonim Şirket Ortaklığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında, memurların anonim şirketlere ortak olması belirli koşullar altında mümkün görünmektedir. Ancak bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli sınırlamalar bulunmaktadır:
- Ortaklık Statüsü: Memurlar, anonim şirketlere sermaye hissedarı olarak ortak olabilirler, çünkü hissedarlar tacir sayılmamaktadır.
- Yönetim Kurulu Üyeliği: Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliği, 657 sayılı Kanun'daki "ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alma" yasağı kapsamında değerlendirilmektedir. Bu nedenle memurların anonim şirketlerin yönetim kurullarında yer alması yasal açıdan sakıncalı görülmektedir.
- Temsil Yetkisi: Memurlar, anonim şirketlerin esas sözleşmelerinde şirketi idare ve temsil edecek kişiler arasında yer almamalıdır.
Yönetim kurulu üyeliğinin yasak olmasının temel nedeni, bu pozisyonun şirketin aktif yönetimine katılmayı ve ticari kararlarda söz sahibi olmayı gerektirmesidir. Bu durum, memurların tarafsızlığını ve kamu görevinin gerektirdiği bağlılığı zedeleyebilecek bir risk oluşturmaktadır.
Denetim Kurulu Üyeliği ve Diğer Hususlar
Memurların anonim şirketlerin denetim kurullarında yer alması da benzer şekilde değerlendirilmektedir. Denetim kurulu üyeliği, şirketin faaliyetlerini denetlemeyi ve kontrol etmeyi içerdiğinden, bu görev de ticari faaliyet yasağı kapsamında görülmektedir.
Ayrıca memurların eşleri, reşit olmayan çocukları veya mahcur olan çocukları yasaklanan faaliyetlerde bulunuyorsa, memurların bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmesi gerekmektedir. Bu bildirim yükümlülüğüne uyulmaması disiplin soruşturmasına yol açabilir.
Sonuç olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, memurların anonim şirketlere ortak olması belirli şartlarla mümkün olsa da, yönetim ve denetim kurullarında görev almaları yasal açıdan uygun görülmemektedir. Memurların bu konudaki tercihlerini yaparken mevzuata tam uyum sağlamaları ve olası yasal riskleri dikkate almaları büyük önem taşımaktadır.