SGK Hileli Boşanmalara Karşı Sert Önlem Alıyor: 7.438 Kişinin Maaşı Kesildi
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), özellikle yetim aylığı alabilmek amacıyla başvurulan hileli boşanma yöntemine karşı denetimlerini sıkılaştırdı. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, devletten haksız yere maaş almak için kağıt üzerinde boşanan çiftlerin artık çok daha hızlı deşifre edildiğini açıkladı. Son üç yılda hileli boşanma gerçekleştirdiği tespit edilen 7 bin 438 kişinin maaşı kesilmiş durumda.
Sahte Boşanmalar Nasıl Tespit Ediliyor?
Sahte boşanma oyununu bozan en önemli faktör, ihbarlar olarak öne çıkıyor. Alo 170 hattına gelen şikayetlerin büyük bir kısmı akrabalardan, kardeşlerden ve komşulardan geliyor. Sahte boşanma yapanlar tespit edildiğinde ise sadece maaş kesme işlemi uygulanmıyor; bugüne kadar ödenen tüm tutarlar faiziyle geri alınıyor.
Dolandırıcılıktan Farksız Bir Uygulama
Aslında sahte boşanmaların dolandırıcılıktan bir farkı bulunmuyor. SGK, bu kişiler hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla suç duyurusunda bulunuyor. Elbette geçinemediği için bu yola başvuranlar oluyor ancak durumu iyi olup da fazladan para kazanmak isteyen kurnazlar da mevcut. İşte bu kişilere kurnaz değil, dolandırıcı dememiz gerekiyor.
Diğer Sahtekarlık Yöntemleri
Bir de sahte iş yerleri üzerinden kendini sigortalı gösterip emekli olan on binlerce sahte emekli var. Onlar da tek tek tespit ediliyor. SGK müfettişlerinin işi oldukça zor; onca işin arasında bir de sahte boşanma yapanları ve sahte emeklileri bir dedektif gibi tespit etmeye çalışıyorlar.
Yurt Dışında da Sahtekarlık Yapanlar Var
Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde, Türkiye'de onlarca evi ve dükkanı olduğu halde devletten sosyal yardım alanlar ortaya çıkarılmaya başlandı. Özetle, bazı vatandaşlarımızın hilede, sahtekarlıkta ve dolandırıcılıkta üstüne yok. Aslında bu durum, büyük bir ahlaki sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Trafik Kurallarında Geri Adım
Trafikte uzun süredir tartışma konusu olan APP plaka, multimedya ekran, ses sistemi ve cam filmi yasaklarına yönelik kurallarda geri adım atıldı. Nisan ayı sonunda yürürlüğe girmesi beklenen yeni yönetmelik, trafik güvenliğini tehlikeye atmayan modifiyeler için serbestlik dönemini başlatıyor.
- Navigasyon ve eller serbest telefon kullanımı sağlayan multimedya ekranlar artık tamamen serbest. Ancak araç seyir halindeyken video oynatılmayacak.
- APP plakalar, mevcut araçlarda kullanılmaya devam edilebilecek; bu plakalar için ceza yazılmayacak ve iptal edilmeyecek.
- Araçların orijinal hoparlörleri yerine takılan yüksek desibelli hoparlörlere artık müsaade edilecek. Ancak bagajı tamamen kaplayan veya çevreye aşırı gürültü yayan devasa eklemeler yine yasak.
Kuzey Koreli 'Hacker'ı Nasıl Anlarsınız?
Bir Koreli, ABD'de faaliyet gösteren bir bilgi teknolojileri şirketinin çevrimiçi mülakatına katıldı. Şirketin insan kaynakları çalışanı, Koreli gençten Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un'a hakaret etmesini istedi. Karşı taraf, "Çok fazla 'sahtekar' adayımız oluyor, özellikle kendilerini başka biri gibi tanıtan Kuzey Koreliler. Bu yüzden yaptığımız testlerden biri de onlara 'Kim Jong-un şişko, çirkin bir domuzdur' gibi bir şey söyletmek" diyerek isteğini yineledi. Ancak iş başvurusu yapan aday bunu kabul etmedi ve görüşmeden ayrıldı.
Irkçı Bir Yaklaşım mı?
Enteresan ve ırkçı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Ancak şu da var; Kuzey Kore, hack olaylarında çok üst seviye bir ülke. Bazı Kuzey Koreli bilgisayar uzmanları, Batı ülkelerindeki iş başvurularına kendilerini Güney Koreli olarak yansıtıyorlar. İyi eğitimli ve alanlarında uzman oldukları için şirketlere alındıklarında, özellikle ABD şirketlerinin bilgi işlemlerine sızıyorlar. Veri çalıyorlar ya da güvenlik açıkları oluşturuyorlar.
Meseleye bu açıdan yaklaşınca, ABD'li şirketin tutumunu haklı görebilirsiniz. Ancak bir insanın Kuzey Koreli olduğunu anlamanın başka yolları olabilir. İlla o ülkenin lideri hakkında küfür ya da hakaret ettirmeye gerek var mı? Gerçekten şirkete sızmak isteyen bir Kuzey Koreli, rol icabı kendi liderine hakaret edebilir diye de düşünebiliriz. Belki de Kim Jong-Un'u o kadar çok seviyor ya da korkuyorlar ki, onunla ilgili en küçük kötü söz söylemeyi akıllarına bile getirmiyorlardır. Yabancı şirketler de bu kozu kullanıyordur.



